Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Türküler | Sohbet odaları | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Güzeller | Paylaş
| Ana Sayfamız | Şiir Anasayfa | Şiir Ekle | Tüm Şiirler | Şairler | Şiir kategorileri | Şairlerin hayatı |

A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  Ö  P  R  S  Ş  T  U  Ü  V  Y  Z 




KARACAAHMET
Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!

Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?

Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...

Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.

Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.

Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,

Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep?

Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar;
Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,

Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.

Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!



Arkadaşına Gönder
52911 kez okundu
Necip Fazıl Kısakürek

Gönderen: levent



Necip Fazıl Kısakürek şiirleri - KARACAAHMET şiiri Şiir - Şiirler - Şiirleri

iletişim  Reklam  Gizlilik sözleşmesi
Diğer sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.