Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Türküler | Sohbet odaları | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Güzeller | Paylaş


islam << anasayfaya geri dön
Bakara Sûresi 286. ayette geçen, “Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden öte yük yüklemez.” ayetini nasıl yorumlarsınız? - islamda islamiyette dinimizde
a b c ç d e f g ğ h i ı j k l m n o ö p r s ş t u ü v y z Namaz



Soru: Bakara Sûresi 286. ayette geçen, “Allah hiçbir nefse gücünün yeteceğinden öte yük yüklemez.” ayetini nasıl yorumlarsınız?

Güneşe çevirebileceği kadar gezegen, ağaca kaldırabileceği kadar dal, insana taşıyabileceği sayıda el takılmış. Devenin yükü ayrı, karıncanınki ayrı. Balığa uçmayı, aslana yüzmeyi teklif etmemiş.

İnsanlara da bu imtihan meydanında kuvvetleri nispetinde, hatta bir lütuf olarak, güçlerinin çok altında teklifte bulunulmuş. Allah’ın bütün emirlerini işlemek bütün yasaklarından sakınmak her insanın iktidarı dahilinde. Bizim gücümüz için son hudut, namazı beş vakit kılmak, orucu bir ay tutmak mı? Elbette hayır!..

İnsanlar bu gerçeği iyi değerlendirseler, sabretmesini bilse, iradelerini hırpalayıp zaafa uğratmasalar ve en önemlisi birbirlerine yük olmasalar, hepsi de yüklerini rahatlıkla taşıyabilecek ve bu imtihan meydanından yüzlerinin akıyla ayrılıp gidecekler.

Yukarıda sözünü ettiğimiz âyet-i kerime üzerinde çeşitli tefsirler yapılmış. Değişik ilim dallarında bu âyetin ruhuna uygun nice hükümler verilmiş. Zengin olmayan kişinin zekât vermekten sorumlu olmayacağı, keza eli yahut ayağı kesik bir insanın abdest alırken bu organlarını yıkamaktan sorumlu olmadığı hükme bağlanmış.

Akait âlimleri ise “güç yetirme” meselesini “akıl” yönüyle ele almış ve sıkça sorulan bir soruya şöylece açıklık getirmişler: “Dünyanın ıssız bir köşesinde yaşayan ve cemiyet hayatından habersiz olan bir insan, mücerret aklıyla hangi hakikatleri bilmeye güç yetirebilirse, sadece onlardan sorumlu!..”

Mücerret aklı, “kendisine İlâhî emirler ulaşmamış, peygamberlik nuruna muhatap olamamış, rehbersiz, bir akıl” şeklinde tarif edebiliriz. İşte böyle bir aklın ulaşabileceği saha konusunda ise değişik görüşler var. İtikad imamlarından Mâturîdî hazretlerine göre insan mücerret akılla, bir yaratıcısı olduğunu bilebilir. Bu adam Allah’a inanmaktan mesuldür, diğer iman rükünlerinden ve İslâmî hükümlerden ise mesul değildir.

Bir diğer itikad imamı olan, Eşarî Hazretleri ise, böyle bir insanın peygamber olmaksızın Allah’ı sıfat ve isimleriyle bilmesinin de mümkün olamayacağı fikrini savunur ve bu adamın taşa da tapsa necat ehli, yâni kurtuluşa erenlerden olacağını söyler.

Görüldüğü gibi her iki imamın da ittifak ettikleri esas nokta şu: Kişi içinde bulunduğu şartlarda, aklıyla neyi bilmeye güç yetirebiliyorsa ondan sorumlu...
 


iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.