Gzel szler | Fkra | Hikaye | iir - air| ark szleri | Trkler | Sohbet odalar | Rya | Salk | Biyografi | islam | Gzeller | Payla




islam << anasayfaya geri dn
Mekke’de doan bir ocukla, dnyann her hangi bir yerinde doan slam’dan habersiz bir ocuk manevi mesuliyet ynnden bir tutulabilir mi? - islamda islamiyette dinimizde
a b c d e f g h i j k l m n o p r s t u v y z Namaz



Soru: Mekke’de doan bir ocukla, dnyann her hangi bir yerinde doan slam’dan habersiz bir ocuk manevi mesuliyet ynnden bir tutulabilir mi?

Evvel u hakikati hatrlatmakla mevzuya balamakta fayda mlhaza ediyoruz. Hesap sormak, siaya ekmek, ancak Allah Azimn`n hakkdr. Mahlkatn O`na sual ve hesap sormaya hakk yoktur.
Umum mlkn yegane sahibi, tek hkimi Allah Azi-mn`dr. O Sultan- Ezel ve Ebed kendi mlknde elbette diledii gibi tasarruf eder. Amma O dil-i Hakm ve Rahm-i Mutlak`n btn tasarrufat- hakmane, rahmne ve dilnedir. Hi kimse O`nun mahlkatna O`ndan baka efkatli ve merhametli olamaz.

Yukardaki soruyu soranlarn grnte acdklar, gerekte ise kendi gnahlarna zr olarak ileri srmek istedikleri o ahs, Cenb- Hakk`n kuludur. Bizimle ilgisi sadece insaniyet cihetiyledir. Onu, ana rahminde bir damla su halinden rahmet ve inyetiyle insan ekline getiren, ona akl ihsan eden ve dnyadan faydalanabilmesi iin gerekli btn maddi ve manev cihazlarla tehiz eden Allah Azimn`dr. yle ise, o adama kar hi kimse onun Rahm olan yaratcsndan daha efkatli olamaz.
Kader ve adaletle ilgili mes`elelerin tetkikinde bu hakikatin gzden uzak tutulmamas gerekir. Her bir insann, bu lemde iinde bulunduu farkl hayat artlar, fert, aile ve akraba dairelerinde karlat ayr ayr mes`eleleri, maiet (geim) noktasndaki deiik problemleri ve nihayet iinde bulunduu memleketin kendisine has itima yapsyla ayr bir dnyas vardr. Hikmetlerini hakkyla bilemediimiz, fakat dil olduundan da phe etmediimiz bu lh taksimatn neticeleri ahirette, yce adalet gnnde sergilenecek, Zilzl Sresi`nde de beyn buyurulduu gibi zerre kadar hayr ve zerre kadar errin hesab orada grlecektir.

Bu dnyada faydal sanlan birok hller, orada mes`uliyetinin arl ile kulun byk bir yk olurken, zahmet ve meakkat olarak grnen nice hdiseler -sabretmek artyla- orada gnahlarn affna vesile olacaktr.

Hair meydan, hayvanlarn bile gerek insanlardan ve gerekse birbirilerinden olan haklarnn alnaca, hatt bir kfirin Mslmanda olan hakknn dahi hesaba katlaca bir yce adalet divn olarak insanlar beklemektedir. Hayvanlarn birbirinde olan kk haklarn bile, mahiyetini bilemediimiz hassas bir teraziyle tartan O dil-i Mutlak, elbette ki insanlar da o mutlak adaletiyle muhakeme edecektir.
Bir ksm insanlarn, Kader ve lh adalet noktasndaki vesveseleri, ite bu adalet gnn dnmemekten ileri gelmektedir. O gn dnmeden, bir cihette yolun ortas olan bu dnyada, lh adaletin kullarn imtihan artlanndaki tecellsini lykyla anlamamz, elbette imknszdr.

Zerre kadar errin dikkate alnaca o adalet gnnde, lh adalete iftira edenlerin de hesaba ekilecei gzden uzak tutulmamaldr. Anlalmayan mes`elelere itiraz etmek yerine, merakla eilmek ve renmek akl ve hikmetin muktezasdr. Hem bir nev`i ibdettir. Mesela tb ilmi, Hakm-i Ezel`nin insan vcdunda hibir eyi hikmetsiz ve faydasz yaratmadna inanmann neticesi olarak, herbir azann, kemiin, sinirin, bezin vaziyetini aratrm, bulmu ve bugnk seviyesine ulatrmtr. Bir doktor, neye yaradn bilemedii bir azay faydasz kabul etse, cehaletini iln etmi olur. Onun anlamamas o azann faydaszlna delil olamaz. Aynen yle de, dil-i Mutlak olan Allah`n adaletine iman eden bir kimse de, her hdisede lh adaletin tecell ettiine imn ile mkelleftir. Hatrna gelen suallerin cevabn bu anlay ierisinde aramaldr.

Cenb- Hakk, Kur`an- Kerm`inde:
“Allah, kiiye ancak gcnn yetecei kadar teklif eder” (Bakara Sresi, yet: 286.) buyurmakla, kullarna ekemeyecekleri ykleri teklif etmediini aka bildirmektedir. nsann bedeninin takat getiremeyecei veya mal varlnn kfi gelmeyecei ykler olduu gibi, aklnn da tek bana eriemeyecei hakikatler vardr. Bunlarn hepsi, kullara ekemeyecekleri yklerin yklenmedii hakikati ierisindedir. Konuyu baz misllerle aklayalm:
- Ayakta duramayacak kadar hasta olan bir kimse, namazn oturarak klar.
- Oturamayacak ve kmldayamayacak durumda bulunan bir hastann ise namaz te`hire kalr.
- Ramazan`da unutarak yemek yiyen kimsenin orucu bozulmaz.
- Kendisine zorla haram bir ey yedirilen kimse mes`ul olmaz.
- Fakir bir Mslmana hacca gitmek ve zekt vermek farz deildir.
Misller oaltlabilir. Bunlar Cenb- Hakk`n dil-i Mutlak olduuna ve kullan iin takat getiremeyecekleri ykler takdir etmediine birer delildir.

Allah Tel mutlak- adaletiyle kullarnn mes`uliyetlerini beden ve mal durumlanyla olduu gibi, iinde bulunduklan artlarla, imn hakikatlerini kavrama ve slm hkmlere vkf olabilme imknlaryla da snrlandrmtr. Yni, Cenb- Hakk, kullannn akllarna da kaldramayaca ykleri yklememitir. u hakikati de bilmek icab eder:
nsanlarn bu dnyadaki asl vazifeleri Cenb- Hakk`a imn ve O`na itaat etmek olduundan, en dk seviyedeki akla dahi Hlk- Kerm`in varln idrk etme kabiliyeti verilmitir. Az bir aklla dnya ileri lykyla grlemedii halde, bu kinatn bir yaratan olduu bilinebilir. Dier taraftan, bir eli olmadnda dnyev ilerini bir derece aksatt halde, ayn insan iki elini ve iki ayan da kaybetse Allah` tanmasnda, bilmesinde hibir noksanlk duymaz. Aklyla bu kinatn sultann idrk ettikten sonra, beden durumunun da masadesi nisbetinde O`na kar ibdetini yapar.

dil-i Mutlak olan Allah Azimn her insana bu dnya imtihann kazanacak kuhr akl ihsan etmi, akl hastalan ile sinn-i teklife ulamayan ocuklar imtihandan muaf tutmutur.

Bu izahlardan sonra, mevzuun fetva cihetine gelelim: Mevzu, dnyann cra bir kesinde veya esaret altndaki bir beldede dnyaya gelen bir insann, bir islm lkesinde dnyaya gelen insanla nasl bir tutulaca, bu iki ahsn imtihan artlanndaki adaletin nasl izah edilebilecei idi. nce unu belirtelim: Yukarda durumu anlatlan insan, Haneflerin itikattaki imamlar olan Mtrid`ye gre sadece kendisinin ve bu lemin bir yaratcs olduunu bilmekle mkelleftir. Dier iman hakikatlerine ve slm hkmlere aklyla eriemeyecei iin, onlardan mes`ul deildir. filerin byk ounluunun itikattaki imamlar olan mam- E`ar`ye gre ise, byle bir kimse Allah`a iman etmese de ehl-i necattr. Fakat, ilm-i kelm limlerinin byk ounluu birinci gr benimsemilerdir. Merhum mer Nasuh Bilmen`in bu mevzu ile ilgili aklamalarn nce kendi ifadelerinden, daha sonra sadeletirerek takdim edelim:
"Zaman- fetrette yaayan ve kendilerine savt- nbvvet vsl olmayan kimseler dahi Allah Tel Hazretleri`ne imn ile mkelleftirler. nk, kuvve-i akliyeleri, ftrat- selmeleri kendilerini tevhide, ma`rifetullaha siktir. Lkin, bunlar er` ahkm ile mkellef olmazlar. Zira, bu gibi hkmler Enbiy- zam tarafndan tebli olunmadka akl ile idrk olunamaz.

Fetret, inkta manasnadr. Bi`set-i enbiynn inktaiyle vahy-i lh`nin mnkat olduu zamana denir. Hazret-i sa ile Htem-l Enbiy Hazretleri`nin arasndaki zamana tlak mruftur. Byle bir zamanda yaayan insanlara ehl-i fetret tesmiye olunur. Bi`set-i Nebeviyye`den sonra dnyaya geldikleri halde hik-i cebelde veya arzn mehul bir ktasnda yaadklar iin kendilerine savt- slm vsl olmayan ehas dahi ehl-i fetret hkmndedir.

Binaenaleyh bunlar bu cihetle mazur olduklarndan namaz, oru gibj erY ahkm ile mkellef olmazlar. Ancak Allah Tel`ya imann bunlara farz olup olmamas hususunda ihtilf vardr. E`arye`ye gre mcerred akl ve nazar ma`rifetullah da kfi deildir. Herhalde Allah Tel`ya imann vcbu er`i erif ile sabit olur. Ehl-i fetret adem-i imanndan ni azab- nra mstehak olmaz. Nitekim, "Biz bir kavme Resul gndermedike azab etmeyiz" (sr Sresi, 15) nass- Kur`ansi de bunu ntktr. Fakat Mtridiyye Eimmesi derler ki: Allah Tel`ya imn etmek ftrat muktezasdr. Herkes aklen tevhid-i Bri`nin hsnn idrk edebilir... Bir insan nerede ve hangi zamanda bulunursa bulunsun, daima nazar- intibahna arpan binlerce hilkat bedilarn grr dururken bunlarn azm mbdiinin vcuduna aklen istidlal edememesi tecviz olunamaz... yet-i celleyle nefyolunan azabtan maksad ise dnya azabdr, hiret azab deildir. Yahut bu yet-i kermenin ntk olduu adem-i tazip, idrki mmkn olmayan ahlk- er`iyyenin adem-i icras haline aittir. Yoksa, aklen tahsili mmkn olan ma`rifetullahn terkine mil deildir. Binaenaleyh ma`rifetullah hususunda hibir kil mazur olamaz. Baz ulemya gre ehl-i fetret ksmdr: Birincisi, zaman- fetrette yaadklar halde akl ve na-zarlaryla vahdaniyet-i lhiyeyi tasdik edenlerdir, bunlar ehl-i Cennettir. kincisi, Cenb- Allah`a erik ittihaz edenlerdir, bunlar da ehl-i nrdr. ncs, gaflet zere olup fikr-i Ulhiyetten zahil bulunanlardr. te ihtilf bu ksm hakkndadr. "

Yukardaki ifdelerin sadeletirilmi ekli:
"Fetret zamannda yaayan ve kendilerine peygamber sesi ulamayan kimseler dahi, Cenb- Hakk`a iman etmekle mkelleftir. nk, akllan, bozulmam ftratlar kendilerini Allah` bilmeye ve birliine inanmaya gtrr. Fakat, bunlar dier din hkmlerden mes`ul deildirler. nk, bu gibi hkmler, peygamberler taralndan tebli edilmedike aklla anlalamaz.

Fetret, kesilme manasnadr, peygamberlerin gnderilmesine ara verilerek, lh vahyin kesildii zamana denir. Bilhassa Hz. sa ile son Peygamber Hz. Muhammed (S.A.V.) arasnda geen zaman iin kullanlr. Byle bir zamann insanlarna fetret devrinde yaayan kimseler denilir.

Peygamberimizin, peygamber olarak gnderilmesinden sonra, dnyaya geldikleri halde, yalnz olarak, da banda veya yeryznn bilinmeyen bir yerinde yaadklar iin kendilerine slm`n sesi ulamayan Huluslar dahi, fetret zamannda yaam insanlar hkmndedir.

Dolaysyla bunlar bu cihetle mazur sayldklarndan namaz, oru gibi din hkmlerle mkellef olmazlar. Ancak, Cenb- Hakk`a iman etmenin bunlara farz olup olmamas hususunda ihtilf vardr. E`ariye`ye gre srf akl ve fikir Allah` bilmede yeterli deildir. Herhalde Allah`a imann vcib olmas, din ile sabit olur. Fetret devri insanlar, imn etmemekten dolay Cehennem`e konulmazlar. Nitekim, "Biz bir kavme Resul gndermedike azab etmeyiz", yeti de bunu ifde etmektedir. Fakat Mtridye imamlar derler ki: Cenb- Hakk`a iman etmek yaratl gereidir. Herkes aklyla Allah`n bir olduunu anlayabilir... Bir insan nerede ve hangi zamanda bulunursa bulunsun, daima, uyank fikrine arpan, hikmet ve san`atla yaratlm binlerce eserleri grp dururken, bunlann Yce Yaratcsnn varlna aklla yol bulamamas caiz grlemez... yette, edilmeyecei bildirilen azabtan maksat ise, dnya azabdr, hiret azab deildir. Yahut, bu yetin ifde ettii azab etmeme durumu; anlalmas mmkn olmayan din hkmlerinin yerine getirilmemesi haline aittir. Yoksa, aklla renilmesi mmkn olan Allah` bilmenin terki mnsna gelmez.
Bundan dolay, Allah` bilme hususunda hibir akll kimse mazur saylmaz. Baz limlere gre, fetret devri insanlar ksmdr: Birincisi, fetret zamannda yaadklar halde, akl ve fikirleriyle Allah`n birliini kabul edenlerdir. Bunlar Cennetliktir. kincisi, Cenb- Allah`a ortak koanlardr; bunlar da cehennemliktir. ncs, gaflet zerine olup, Ulhiyet fikrini ihmal ederek hi dnmeyenlerdir. te ihtilf bu ksm hakkndadr."

Ehl-i fetret hakknda stad Bedizzaman Hazretleri yle buyurmaktadr:
"Ehl-i fetret, ehl-i necattrlar. Bil`ittifak, teferruattaki hattatlarndan muahezeleri yoktur. mam- afi ve mam- E`ar`ce, kfre de girse, usul- imande bulunmazsa, yine ehl-i necattr. nk teklif-i lh, irsal ile olur. Ve irsal dahi, ttla ile teklif takarrr eder. Madem gaflet ve mrur-u zaman, enbiy-y salifenin dinlerini setretmi, o ehl-i fetret zamanna hccet olamaz. taat etse sevap grr, etmezse azab grmez. nk mahf kald iin hccet olamaz." (Bedizzaman Said Nurs, Mektbat, s. 385)

Bu ifdeleri sadeletirerek izah etmeye alalm:
"Ehl-i fetretin, dinin teferruatndaki hatalarndan dolay ceza grmeyeceklerinde btn limler fikir birlii iindedir. Hatt mam- afi ve mam- E`ari`ye gre, bunlar iman etmeyip kfre girse, ondan dahi mes`ul olmazlar. nk, mes`uliyet ancak peygamber gnderilmesi ile tahakkuk eder. Ayrca peygamber gnderilmi bulunduunun ve peygamberin vazifesinin mahiyetinin de bilinmi olmas gerekir ki, mes`uliyet bahis mevzuu olabilsin. Eer peygamberlerin irdlan, zamann gemesi ve gaflet gibi sebeblerden dolay gizli kalr da anlalmazsa, bunlara vkf olamayanlar ehl-i fetret saylrlar ve azab grmezler."

Burada bir sual akla gelebilir: Peygamberin ismini ve vazifesini iiten, ancak bundan menfi (olumsuz) ekilde haberdar edilen kimselerin durumu ne olacaktr?
Bu suale cevap olarak, mam- Gazali Hazretleri`nin aadaki tasnifine gz atalm, Bu tasnifinde mam- Gazl Hazretleri o zamanda yaayan Hristiyanlarn ve henz Mslman olmam bulunan Trklerin durumunu ele almakta ve yle buyurmaktadr:

"nancma gre, inallah Allah Tel, zamanmzdaki Rum, Hristiyan ve Trklerin pek ounu da Rahmet-i lhiye mulne alacaktr. Bunlardan maksadm, uzak memleketlerde yaayan ve kendilerine slm`n daveti ulamayan Rum ve Trklerdir. Bunlar ksmdr:
a. Hazret-i Muhammed`in (S.A.V.) ismini hi duymam olanlar.
b. Hz. Peygamber`in ismini, sfatlarn ve gsterdii mu`cizeleri duymu olanlar. Bunlar slm memleketlerine komu olan yerlerde veya Mslmanlar arasnda yaayan kimselerdir, kfir ve mlhidlerdir.
c. Bu iki derece arasnda bulunan grupdur. Hz. Peygamber`in ismini duymularsa da vasf ve hususiyetlerini duymamlardr. Daha dorusu bunlar Hz. Peygamber`i t kklklerinden beri "smi Muhammed olan -h!- yalancnn biri peygamberlik iddiasnda bulunmutur" eklinde tanmlardr. Tpk bizim ocuklarmzn Ad el-Mukaffa` olan yalancnn biri Allah`n kendisini peygamber olarak gnderdiini iddia etmi ve yalanc olarak peygamberlii ile meydan okumutur szn duymalar gibi. Kanaatime gre bunlarn durumu birinci grubda olanlarn durumu gibidir. nk bunlar Hz. Peygamber`in ismini, haiz bulunduu vasflarn zdlaryla birlikte duymulardr. Bu ise hakikati aratrmak iin insan dnmeye ve aratrmaya sevk etmez."(mam- Gazali, slm`da Msamaha (Tercme: Sleyman Uluda), s. 60-61.)

Bugn gerek Hristiyan leminde ve gerekse demir perde lkelerinde mam- Gazali Hazretleri`nin tasnifindeki nc gruba giren insanlara rastlamak mmkndr. Hristiyan leminde cra bir kede itima hayattan uzak ve Din-i Hakk` bulma imknndan mahrum birok insanlar bulunduu gibi, demir perde gerisinde esaret kamplarnda hr dnyann varlndan bile habersiz nice mazlumlar vardr. Bunlarn iinde bulunduklar hayat artlan ve imknlar ile din-i Hak olan slm dinini bulmalarnn zorluu meydandadr. Hikmeti nihayetsiz ve rahmeti hereyi ihata eden Allah Azimn`n bu gibi kimselere muamelesi, elbette iinde bulunduklar artlarla mtenasip (orantl) olacaktr.
uras da herkesin malmudur ki, bir rejimin perdesi arkasnda ulhiyeti inkr maksadyla mutlak inanca, hususan slm dinine kar dessasne faaliyet gsteren ifsat komitelerinin mes`uliyetleri, gafil ve mazlumlarla elbette bir olamaz.

Bu mevzu ile alkal olarak mazlum Hristiyanlar hakknda Bedizzaman Said Nurs Hazretleri`nin u ifdelerini nakletmekte fayda gryoruz:
"hirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedi`ye (S.A.V.) bir lkaydlk perdesi gelmi. Ve madem hirzamanda Hazret-i sa`nn (A.S.) din-i hakikisi hkmedecek, slmiyet`le omuz omuza gelecek. Elbette imdi, fetret gibi karanlkta kalan ve Hazret-i sa`ya (A.S.) mensup Hristiyanlarn mazlumlar, ektikleri felketler, onlar hakknda bir nev`i ehadet (ehitlik) denilebilir. Hususan ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zayflar, mstebit byk zlimlerin cebir ve iddetleri altnda musibet ekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakknda medeniyetin sefahetinden ve kfranndan ve felsefenin dalletinden ve kfrnden gelen gnahlara keffret olmakla beraber, yz derece onlara krdr, diye hakikatten haber aldm... Eer o felketi ekenler, mazlumlarn imdadna koanlar ve istirahat-i beeriye iin ve esasat- diniyeyi ve mukaddest- semviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza iin mcadele edenler ise, elbette o fedakrln manev ve uhrev (ahirete ait) neticesi o kadar byktr ki, o musibeti onlar hakknda medr- eref yapar, sevdirir. " (Bedizzaman Said Nurs, Kastamonu Lahikas, s. 103.)

Yukardaki ifdeler, Ehl-i Snnet limlerinin bu husustaki grlerinin hlsas mahiyetindedir. Bu sebeble yukarda takdim edilen aklamalar kfi bularak dier kaynaklardan nakiller yapmadk. Konu ile ilgili geni bilgi isteyenler dier kelm kitaplarna, bilhassa Abdurrahman Cezer`nin Mezhib-i Erbaa adl eseriyle, Aliyy`l-Kar`nin erhu`l-Emli ve erh alel-Fkhi`1-Ekber adl eserlerine bakabilirler.

imdi de mezkr sualin dier bir yn zerinde ksaca duralm: slmiyet`te, bir slm beldesinde dnyaya gelen kimsenin mutlaka Cennet ehli olacana dair bir hkm yoktur. slm tarihini tetkik edenler bilirler ki, Asr- Sadet`te Hazret-i Resulllah`n (S.A.V.) kap komusu olan Yahudiler Mslmanl kabul etmemi ve hayatlarn Yahudi olarak srdrmlerdir. slmiyet, Resulllah`n (S.A.V.) devrinde en canl devrini yaam olmasna ramen, o gn Mekke`de yine mrikler ve kfirler vard. Eer Mekke`de doan bir insann Mslman olmas gerekseydi, Eb Cehil`in, Hazret-i Resulllah`n (S.A.V.) z amcas Eb Leheb`in de Mslman olmas icab ederdi. Bilindii gibi, Hz. brahim`in babas Nemrud`un putusuydu ve inkarclardand. Lt Aleyhisselm`n kars, Nuh Aleyhisselm`n ise hem kars, hem olu imn etmedi. Dier taraftan. Firavun, Allah` inkr edip ulhiyet dva ederken, Hz. Musa (A.S.) onun saraynda, hatt onun kucanda yetiti. Firavun`un kars da Allah`a inanan bir kimseydi.

Demek ki, Rabbini arayan ve O`na ynelen bir kul, Firavun kucanda bile olsa hidyet nuruna kavuur. Eer bir kul hakka kar kr olsa, peygamber olu veya peygamber babas olmas dahi onu felketten kurtaramaz. Bugn de slm memleketlerinde binlerce camiler, minareler, ezanlar, slm rf ve detler, hatt mezar talar slm` telkin ederken, anlatrken hl slm`dan uzak ve Allah`tan gafil nice insanlar yok mudur?
 


iletisim  Reklam  Gizlilik szlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Gzel szler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.