YEL KOĞDU DİKENİNİN ŞAHİTLİĞİ
BAŞLIK :Yel Koğdu Dikeninin Şahitliği
ekrem güneşli
Yıllar yıllar önce, iki arkadaş varmış, birinin adı
Ahmet öbürün adı Yusufmuş, birgün, Yusuf
"arkadaşım, gideceğimiz yol, çok uzun, kervanın
başına neler geleceğini Allah bilir, bakarsın
karşımıza uğrular "haydut" çıkar, cenk ederiz
ya onları yeneriz yola koyuluruz ya da herşeyimize
el kollar, bizi öldürürler !" demiş.
"Haklısın kardeşim,şimdi ne demek istersin ? "
" Aylardır, çöllerde kervanla Bağdat ile Şam
arasında gidip geliriz, helalimi özledim, bizim eve
gidelim, hem helallaşıyım hem de eve para
bırakayım !demiş.
Atlarını sürmüşler, tepeler, taşlı yollar, bozkırlar
ırmaklar geçerek , kasabaya varmışlar. Yusuf
ile Ahmet, tahta avlu kapısından içeri girmişler,
tahta başta dikili duran genç kadın, kocasını
görünce sevincinden koşarak taş merdivenden
inmiş.
Yusuf, "Ahmet, sen yukarı çık, ben de atları
bağlayım gelirim demiş.
Ahmet, genç kadını görünce, kadının iri yeşil
gözlerine, uzun boyuna, ve elbisesinin içinde belli
olan kalçalarına bakıp, "Yusuf ,çok şanslısın, çok
güzel karın var !" diye içinden geçirmiş.Ama öbür
,
yandan da, Yusuf'u hem çok kıskanmış hem de
genç kadının kendisinin olmasını istemiş.Kadının,
konuğun kendisi hakkındaki art düşüncelerinden
haberi yokmuş...
Yusuf, gülümseyerek içeri girmiş :
"Ahmet, seni tanıştırıyım karım Gülperi !"
demiş. "Bu da hem arkadaşım, hem de ticaret
ortağım ..."
Genç kadın, "Hoş geldiniz ! Kocamın arkadaşı
benim de arkadaşım sayılır...Biz de konuğa hürmet
gösterilir "demiş.
"Yusuf, doğrusu çok şanslı bir insansın, Şamı
Bağdadı, Maçini ,Yeni Delhiyi karış karış gezdim
yenge gibi güzel bir kadına rastlamadım demiş
Yusuf, "Ahmet bekar, gönlünün kızını bulamadığı
için, evlenemedi, bu gidişle de hiç evlenemeyecek
diye gülmüş. Ahmet, çok bozulmuş, ama belli
etmemiş..Yusufa olan arkadaşlık sevgisi yerini
kıskaçlığa, hatta nefrete dönüşmüş, hatta içerlemiş
Yusuf, saf bir adammış. Ahmet'e karısını tanış
tırdığı için, kendisini çok yükseklerde görüyormuş.
Ahmet'e iltifat yapayım derken, pot kırıyormuş
Zeki kadın, kocasının kırdığı potları tamir etmek
için, uğraşıyormuş...Görgüsüz olduğunu , akşam
yemeği gelince göstermiş.
"Ahmet ! Senin için tavuk kestim ! Haydi
buyur !" demiş.
Genç kadın, " Kocam, espriyi çok sever, kusuru
na bakmayın diye hatasını telafi etmeye çalışmış
Ahmet, içinden "Allah'ım böyle aptal bir adama
ne güzel bir kadın ihsan etmişsin !" diye içinden
söylenmiş
Yemekten sonra, Yusuf ile karısı kendi
odalarına gitmiş, Ahmet genç kadının sedire
yaptığı yatağa yatmış. Yatmış ama, aklında hep
genç kadın varmış. Sağa dönmüş, sola dönmüş
ama uyku tutmamış. Ancak sabaha karşı uyumuş
Yusuf, genç karısına sarılıp sevişmiş, iki vücut
bir olmuş, ama genç kadının, aklı, misafirdeymiş
O da onu aklından geçiriyormuş . Adamın bakış-
larından , çaktırmadan laf atmasından ve gülmesind
kocasından daha zeki ve kurnaz olduğunu anlamış
"Yusuf, bu Ahmet'ten hiç bahsetmedin bana ?"
demiş.
"Karıcığım, medresede beraber okuduk, cüzü
iyi okuduğu için, Hoca Efendi, onu ödüllendirdi...
Zeki bir öğrenciydi, demiş.
Sabah, erkenden kalkmışlar. Yola düzülmeden
Yusuf, kese cüzünü çıkarmış genç karısına para
vermiş.
"Hakkını helal et hatun ! Gidip dönmemek ta
var demiş.
"Helal olsun beyim, işin rast gelsin, hayırla
gidin hayırla gelin !" demiş.
* * * *
Devlere yüklenen halis Hint İpeklileri, kumaşlar
ile kervan yola düşmüş..Göz alabildiğine uzanan
çölü geçelerken, güneş o kadar yakıcıymış ki,
dudakları kuruyor, çölde göz yanılması oluyormuş
"Su !" diye koştuklarında bunun bir kum tepesi
olduğunu anlıyorlarmış...Bu arada, birden hava
bozuyor, kum fırtınası başlıyormuş...Ahmet,
"Yusuf ! Ne salak adamsın, develer nereye gitti ?"
diye bağırıyormuş....Yusuf, Ahmet'in çok sinirli
olmasına şaşıyormuş..Eskşden gülen, şaka yapan
adama ne olmuştu böyle.
Kum fırtınası geçince, Ahmet, dalıp gidiyormuş
Ve birden kuşağının altında gizlediği hançeri
çıkarmış, "Yusuf, kusura bakma arkadaşım seni
öldüreceğim demiş. Çünkü, genç karında gözüm
var...!
O anda bir diken önlerinden yuvarlanıp gidiyor
muş. Acı acı gülmüş : "Beni öldürürsen bak şu
diken birgün şahitlik edecek ! Yaptığın yanına kar
kalmayacak !"
Ahmet, Yusuftan daha kuvvetli olduğu için
hançeri kaldırdığı gibi arkadaşının kalbine saplamış
Yerde Yusuf, alkanlar içinde yatarken, devlerin
başını da çekip yoluna devam etmiş Ahmet
* * * *
Genç kadın, bahçe kapısından Ahmet'in girdiğini
görünce koşmuş, gözleri kocasını aramış
"Hani kocam nerede ? "diye sormuş.
"Yukarı çıkalım da her şeyi anlatırım bacım
demiş. Taş merdivenden yukarı çıkmışlar.
"Şey...bacı nasıl söylesem ki, başın sağolsun
uğrular çıktı karşımıza, kocanı vurdular, ben de
canımı zor kurtardım demiş..
Genç kadın, Ahmet'in yalanına inanmış. Dul
bir kadın olarak yaşamaktansa, kocamın
arkadaşıyla evlenirim demiş, kırkı çıkmadan evlen
miş. Gel zaman git zaman, birgün bahçede oturur
ken bir rüzgar çıkmış, her tarafı toz duman
bürümüş, bir yel kovdu dikeni önlerinden yuvarlana
yuvarlana geçip gidiyormuş. Ahmet gülmüş.
Genç kadın, "Kocacığım niye güldün ? "diye
sormuş.
Genç adam, "Hiiç öyle güldüm demiş.
Genç kadın ,zekiymiş, Ahmet'in kendisinden
birşey sakladığını anlamış, üstüne binmiş.Adam
başa çıkamayacağını anlayınca,
"Kocanı ben öldürdüm, öldürürken, aklıma
söylediği sözler geldi..Bir diken kümesi önümüzden
yuvarlanarak geçiyordu.
"Bak, şu giden diken, bir gün şahitlik
yapacak demişti, onun için güldüm.o aklıma geldi
Genç kadın, kocası çarşıya çıkınca hükümet
komiserine gidip olanı anlatır, adamı tutuklatır
NOT : Bu hikaye kötülük düşünenin sonunda
kendisini ele verişini anlatmak için yazılmıştır
Olay yazarı tarafından kurgulanmıştır
kahramanlar hayalidir
YEL KOĞDU DİKENİNİN ŞAHİTLİĞİ hikayesini okudunuz. Bu hikaye 453 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. LİSELİ KIZ 2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ 3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM 4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış... 5. ACI 6. babamı istiyorum 7. satanistler 8. ACI HAYAT 9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı 10. YENGEM
|