LİMONATA
Yatmadan, buz dolabının kapağını açmayı alışkan-
lık hale getirdim nedense...Eski bir alışkanlık bu.
Okul ,yıllarından kalma. Anneciğim, Sirozdan hasta
olunca, yemeğimi yalınız başına yemeye başladım.
Babam, eve gelmiyor artık...Uzak kantlerden birin-
de, neden gittiğini kaç kez anneme sordum, yanıt
alamadım. Bütün gün, babamın neden evi terl etti-
ğini kafamda kurguladım, ama nedenini bulamadım.
Babamla, annem arasında, görünür de bir anlaşmaz
lık yoktu. Ama, bir sabah, valize yeni diktirdiği
elbiselerini, diş fırçasını, diş macununu, havlusunu
terliklerini, traş losyonunu, traş makinasını koyup
ağzını kitleyip gitmiş. Üç yaşındaki Atıl'ı ne kadar
severdi babam...Oysa, giderken, yüzüne bile bak-
mamış. Babamın gittiği sabah, annem öğlene kadar
yattı..."Çok hastayım Erol "dedi.."Gözlerinin altı
çökmüştü, üzgün görünmese de, -beni üzmemek
için metin olmaya çalışıyordu- bunu bal gibi biliyor-
dum. Babamın, İzmir'e işlerinin bozulduğu için
gittiğini söylemişti. Mahallede, iki marketin açılması
bakkal dükkanlarının tarihe karışmasına sebep ol-
muştu. Babam, gitmeden birkaç gün önce, dükkan-
ın içindeki malları bir bakkala devretmişti...Emekli
bir adamdı bu..Geldiğinde, büyük bir sıkıntıdan
kurtulmuş gibi, sedire oturup "Ohhh !" dedi.."Oh"
Annem, babamın bakkalı devretmesine baştan
karşı çıkmıştı..İnsan ekmek teknesini satar mı ?
Çocuklar ne yiyecek ! Bir sürü serzenişler...
Nerden nere ? Eski fotoğraflar gibi sararmış hayat
yapraklarım...Babamın , İzmir'e gittiğini, orada
bir çay bahçesinde garsonluk yaparken, dul, çocuk-
suz bir kadınla , nikahsız yaşadığını annem, eski
bir kız arkadaşından öğrenmiş. Ama benden sakladı
Yıllar sonra, hastalığının arttığı, karnında su toplan-
dığı bir gün, herşeyi olduğu gibi anlattı bana.
Evliliklerinin yürümediğini, babamın andrapoz geçir-
diğini, kendisini ispat etmek için, -kasaba küçük yer
olduğu için- çekindiği için, kimsenin gör-
meyeceği bir büyük kente gitmek istediğini, ama
gitmesini önleyemediğini, beni üzülecek diye söyle-
mediğini itiraf etti...O günden sonra, baba defterini
kapattım...
* * * *
Annem, babamın ayrılığına dayanamadı , ve
bir sabah, onu yatağında , başı yastıktan kaymış
ağzının kenarından sızan kanla, cansız bir halde
buldum. Yatak odası, odamla bitişik olduğu için
kulağım sesteydi..Yatmadan, gelip yüzünü öper
"Allah rahatlık versin anne !" derdim. Bazan,
"oğlum, dilim damağım dolaşıyor, buz dolabına bak
limon varsa, limonata yap ta içiyim !" derdi..
Hastalığın verdiği hararetten, ağzı sık sık kururdu...
O günden beri bende de limonata hastalığı başla-
dı. Karım, yorgun olduğu için, erkenden yatardı.
Eskiden, daire işleri yoğun olduğu zaman, yarım
kalan projeleri evde tamamlardım...Bir yandan
sigara içerken, bir yandan da, kalkar, buz dolabının
kapağını açar, içine göz atardım...Limon varsa,
buzlıktan buz çıkarır, suyun içine buz atar, soğuyun
ca, içine biraz şeker atar, limonlukta, limonu sıkar
suyunu bardağın içindeki şekerli suya akıtırdım...
Çalışırken, içimi ferahlatırdı.
* * * *
Şimdi artık emekliyim. Karım, iki çocuğum çok-
tan yattılar...Gece kuşu- yani ben, televizyonun
karşısına geçip, elimde kumanda, o kanaldan
o kanala geçiyorum...Genellikle, haber proğramları
nı ve kaliteli dizi varsa onları izliyorum...Ama eski
tat yok ağzımda nedense...Yaş, yetmişe geldi,
dizlerim artık beni çekmiyor...Çocuklar, geç kalktı-
ğı için, dizlerim ağrısa da, tikim nüksetse de-
gözlerimde uzun bir müddet tik var- evin ekmeğini
gazeteyi, fırından elmalı pasta ve küçük susamlı
simit alma bana düşüyor...Çoğu kez, sabahları
çay yerine limonata içiyorum...Tansiyonum yüksek
miş, eczacı hanım, asprin almamı söyledi..Ama
ben, gece tansiyonum yükselince, limonata yapıp
içiyorum...Size de öneririm, limon da C-vitamini var
LİMONATA hikayesini okudunuz. Bu hikaye 2085 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. LİSELİ KIZ 2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ 3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM 4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış... 5. ACI 6. babamı istiyorum 7. satanistler 8. ACI HAYAT 9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı 10. YENGEM
|