arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

GECE ADAMI,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Sevgi Hikayeleri
Türkü Hikayeleri
GECE ADAMI

başlık:GECE ADAMI

Adam, yatağın kenarında oturuyordu. Sırtına aldı-

ğı ceketi ile oda kapısını çekip, çıktı. Karısı kimbilir

kaçıncı uykusundaydı...Avlu kapısının karşısındaki

ilkel -taştan örülme- yüz numaraya girdi, çişini ya-

parken, kafasında kurduğu hikayeyi gerçekleştir-

mek için, önünde bir hafta kaldığını düşündü...Kasa-

bada, dolandırmadığı esnaf kalmamıştı, ağzı çok iyi

laf yaptığı için, kendisini acındırarak işleri yürütü-

yordu. Belediyede, geçiçi işçi kadrosundaydı. Yeni

bir hükümet kurulursa, işten çıkaracaklarını biliyor-

du...Oğlanın defter parası istemesi, kızın, ceyiz düz-

mek için -dantel ipliği -alacağım baba diye her gün

başında boza pişirmesi, hanımının , Belediye

reisinin hanımına özenerek, yeni bir manto isteme-

si, canını sıkıyordu.

Geceleri, yatağa girdiği halde uyku uyuyamıyor-

du...Genç karısının, istekli bakışlarına rağmen, için-

den sevişmek gelmiyordu. Kadın, kocasındaki bu

değişikliği geçici bir rahatsızlık olarak baktığı için

üzerinde durmamıştı. Müteahhit'in karısı- "ayol

bizim adamda aynisini yaptı, üzülme, erkekler yaş-

lanmaktan korktuğu için, huyları değişiyor !" demiş-

ti.. Sık sık, banyo yapması, ağarmış saçlarını siya-

ha boyamasını, aynanın karşısına geçip, saatlerce

kendisine bakmasını, bıyıklarını düzeltmesini, ve

gece olunca, sırtını dönüp, uyumasını- daha doğru-

su- uyur gibi yapmasını, hayra yormuyordu. Sık

sık, "üstüme gelmeyin, beni kızdırırsanız İzmir'e

çekip giderim !" diye tehdit ediyordu.

Belediyede, bayan memurlarla da kavga et-

mişti.."Ayol, Abidin Beyde, siz bir değişiklik hisset-

tiniz mi ?"diye bir birlerine soruyordu. Bazan,erkek

memurlar sigara içmek için, koridora çıkınca,

"Abidin beyin neden sinirli olduğunu söyleyim diye

gülüşerek, bir birinin kulağına " yaşlılık hastalığına"

tutulmuş diye fısıldıyorlardı...

Abidin Bey, bir gün ortalıktan kaybolmuştu.

Belediyeye de gelmemişti o sabah. Ama, erken-

den, elinde küçük bir valiz, kasaba otobüsüne biner

ken gördüler. Saçı,bıyığı siyaha boyalı, üstünde

kırışık bir ceket, altında cekete uymayan bir

pantolon, camın kenarında, yüzü asık, kimseyle

konuşmadan oturuyordu. Zapıta memuru Recep

camın kenarında oturan Abidin Beyi gördü, çok

şaşırdı. "Allah Allah, bu adamın ne işi var bu oto-

büste ?"diye kendi kendine söylendi.

Abidin Beyin, alaca karanlıkta, evden çıktığını

elinde bir valiz, durağa geldiğini karısı bile görme-

mişti.

Sabah olunca, yatağın boş olduğunu gördü genç

kadın. "Çocuklar, babanızı gördünüz mü ?" dedi.

"Hayır anne ! Tuvalettedir ,gelir biraz sonra !"

" Kızım deli olma, saatlerce, adamın ne işi var

tuvalette. " Gitti baktı, yüz numaranın kapısı açıktı.

İçeride de kimse yoktu. Saat, sekizbuçukta, telefon

çalmıştı. Genç kadın, ahizeyi kaldırdı, "Alo ! Evet

burası Abidin Beyin evi, ben de eşiyim !"dedi

"Yenge ben, Recep, Abidin beyi arama,

otobüste gördüm...! Ben de merak ettim, ne işi var

şehirde ?"

" Bize haber vermedi , sağol kardeşim "

Abidin'deki son zamanlardaki değişiklik , saçını

siyaha boyaması, bıyığnın kenarını makasla düzelt

mesi, aynanın karşısdına geçip saatlerce kendine

bakması, genç kadının içine kurt düşürdü.

"Antrapoz devresinde, erkekler, yeni bir aşk

macerasına girişir "diye okumuştu bir kitapta

İçine bir kuşku düştü, ağlamaya başladı. Evin kızı

"anne, babamı tanımıyor musun ? Gençliğinde yap-

madı da şimdi mi yapacak !"diye teskin etmeye

çalıştı annesini.

" Ya aynanın karşısına geçmesi, saçını

boyaması, geceleri bahçeye çıkmaları, ve sigara

üstüne sigara içmesi, içini çekmeleri...Muhakkak

İzmir'de bir sevdiği var...! Yok, ben kocamı bil-

mem mi ? Eskiden, bir dediğimi iki etmeyen adam

son zamanda değişti..."

"Anne kızma ya, küçük bir memurdan,

olmadık şeyler istiyordun, adamın aldığı maaş belli

bu değirmenin suyu nereden geliyor diye sordun

mu ? Babam, senin sonu bitmez isteklerini karşıla-

mak için, ondan bundan borç aldı, ödeyemeyeceğini

anlayınca, evi terk etti "

"Ayol delinin zoruna bak ! Benimle evlenirken

düşünseydi..! Genç bir kadınım, gencim, güzelim

giyinmek, gezmek, yiyip içmek benim de hakkım !"

"Anne burası küçük bir kasaba..Belediye

Reisinin, karısıyla sen bir misin ? Adamların bir eli

yağda, bir eli balda, Reisin aldığı maaşı , senin

kocan alıyor mu ? Ayağını yorganına göre uzat

saydın, şimdi babam burada olacaktı...."

"Hep beni suçluyorsun, babanın hiç mi suçu

yok? Kasaptan, but but etleri taşıdı eve, bakkala

çakkala borç açtı...Mağazalara borçlandı..."

"Anne beni söyletme ! Belediye Reisinin

karısı, kadınlar gününde hava atıyor diyen sen

değil miydin ? Kolları bilezikle doluydu, sırtında

Vizon kürk vardı, diye hop oturup hop kalktın...

Babamı, pısırık, korkak diye hep aşağıladın !"

* * * *

Abidin Bey, günlerce iş aradı. Sonunda İzmir

Fuarında,bir memleketlisinin yardımıyla, garsonluk

buldu. Çay bahçesinde çalışmaya başladı. Ama,

kasaba , karısı, çocukları gözünde tutüyordu.

Alacaklılardan kurtulduğuna sevinememişti. Kaçak

gibi yaşamak ağır geliyordu.

Üçüncü Sınıf bir Otel odasında kalıyordu. Gece

yarısına kadar, bahçeye gelen ailelere, semaverle

çay getiriyor, dondurma isteyene dondurma getiri-

yordu..En çok korkusu, kendisini tanıyan birinin

çıkmasıydı. Garson kıyafeti ile sirkte cambaz oyna

tan bir adamın yanında, gülünç hareketlerle çocuk-

ları güldüren bir palyoçaya benziyordu. Bir gün,

acı bir süprizle karşılaşmıştı. Semaverle çay getir-

diği bir masada, mahalleden tanıdığı bir kız

çıkmıştı karşısına. Yanında yaşlı bir kadın vardı,

kayınvalidesi " kaynana" olmalıydı. Bir de şirin mi

şirin bir kız çocuğu ile yaramaz bir oğlan çocuğu

vardı. Kızın yanında da, çok yaşlı bir adam duruyor

du. İlkin, onu kayınbabası "kayınpederi " sanmıştı.

"Hanım, çay mı dondurma mı istersin ?" diye

sorunca kocası olduğunu anlamıştı. Yüzüne dik dik

bakmıştı, sonra gülümseyerek, "şey...sen Abidin

değil misin ?" demişti. " Hayır hanım efendi !Beni

birine benzettiniz galiba !"diye oradan hızla uzak-

laşmıştı.

Otele, gecenin bir yarısı gelmişti. Devamlı

kaldığı için, tek kişilik bir odada kalıyordu. Yatağın

üstüne, üstünü çıkarmadan attı kendini. Sızdı kaldı.

Otel katibi, çocukla sabahları çayla-simit gön

deriyordu. Çocuk, beton merdiveni çıkarak onun

kaldığı odanın kapısını hafifçe vurdu, ses veren

olmayınca, itti kapıyı, kapı zaten açıktı, Abdin

karyolada, başı yastıktan sarkmış, sessizce

yatıyordu...Kalbini dinledi. "Ölmüş !"dedi.



GECE ADAMI hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 998 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. ACI
6. babamı istiyorum
7. satanistler
8. ACI HAYAT
9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
10. YENGEM
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.

Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox! Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits