NEVİN ÖĞRETMEN
başlık :NEVİN ÖĞRETMEN
ekrem güneşli" bu hikaye tüm öğretmenlerimize
armağandır, çilekeş öğretmenler
her şart altında görev yapıyor
Bu hikaye, bir köy öğretmeninin anılarından
esinlenmiştir.
İlk atandığım köy, bir dağ köyüydü, kışın karla
kaplı dağ yollarından köye ulaşmak için, dağ şartla
rına dayanıklı katır sırtında gitmekten başka çare
yoktu..Katırın herhangi bir şeyden ürkmesi halinde
aşağısı uçurumdu, boylamak işten değildi, taşlık
kayalık, ancak iki kişinin geçebildiği, patikadan
yürürken, mihmandarım, keçi gibi çevikti. "Hoca
hanım, biz bu yollara alışkınız !" dedi."Kışın kar
vurup oturtunca, kızak ta çıkmaz, ancak katırla
ineriz kasabaya. Yazın da zordur. Köy, ormanlıktır,
her taraf ormanlarla kaplı olduğu için, yaz aylarında
Orman Memurları, orman içinde piknik yapmayı
yasaklamıştır. Ama tarla açmak maksadıyla, anızı
yakarlar, rüzgarsa, sıçrrayan bir kıvılcım ,koca
ormanı kül eder. Hep cahillik hoca hanım...! Bizim
köyde, kız çocuk, okula gönderilmez. Onüçü geçen
kız, hemen evlendirilir...Başklık olduğu için, gençler
gurbete çıkar, ya da kızı kaçırır "
Şansımdan yaz olduğu için, kar yoktu. Yalınız
yükseklerde vardı. Katırın, ipini muhtar çekiyordu.
Bazan, ayağım açılsın diye, katırdan inip yürüyor-
dum. "Muhtar efendi, köye çok var mı ?" dedim
"Hoca hanım, şu sırtı aşınca , Allah'tan bir mani
olmazsa, köye varırız...Bu gece bizde kalırsın, yarın
lojman boşaldıysa, lojmana geçersin !" dedi...
Katır, taşlı kayalı yoldan geçerken, güneşin
batışını seyrettim...Orman, güneşin kızıllığında
harika görünüyordu. Aşağıda, çadırlar vardı.
Bazı adamlar görünüyordu. Şortlu erkek ve kadın-
lar. "Bunlar ne muhtar ?" dedim. " Hoca hanım
turistler , ileride çay var, çaydan balık tutup kızartıp
yiyorlar...Bizim buranın Alabalığı nefis olur.
Bir yokuşu indik, kulağımızı sağır eden bir su sesi
geldi..."Yakında şelale var !" dedi.."Biz de yanından
geçeceğiz..."
Yokuşu indik. Yeşil, yemyeşil bir çayır çıktı
karşımıza. Sonra, kıvrıla kıvrıla, küçük renkli
taşları sürükleyip götüren bir çayın kenarından
yürüyerek, dağa tırmanmaya başladık. Yüksekten
akan, beyaz köpüklü sular, aşağıya doğru hızlı
bir ivme kazanıyor, ve kulaklarımızın zarını patla-
tırcasına bir ses çıkarıyordu. Temiz hava, iştahımı
kabartmıştı. Muhtar, "Hoca hanım, köye varalım
sana, bir Alabalık ziyafeti çekeceğim !" dedi..
Güldüm. Uzaktan yayla evleri göründü, çoğu
tahtadan olan evlerin önünde , arı kovanları göze
çarpıyordu. "Yazın buraya göçeriz !" dedi..Muhtar
" katır üstünde gitmek insani hamlatır isterseniz
birazda yürüyün !" dedi..
Köye girdiğimizde hava iyice kararmıştı.
Evler, hep iki kattı, bazı evler, Almanya'daki köy
evlerine benziyordu. Daha gösterişliydi,Ben sor-
madan, "Almancılar, yaptırdı bu evleri !" dedi..
"Adamlar, yıllarca çalıştı, emekliliğin tadını köyünde
çıkarıyor. "
İKİNCİ BÖLÜMDE
BULUŞMAK ÜZERE
HOŞÇA KALIN
NEVİN ÖĞRETMEN hikayesini okudunuz. Bu hikaye 5877 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. 10 ERKEK 1 KADIN 2. AYAKKABI 3. ZEKA TESTI 4. Annenin Gözyaşları 5. 180 soru 180 cevap 6. DÖRT MEVSİM MASALI 7. MUKEMMEL ÇIFT 8. anne ben ölüyorum 9. ESKİCİ BABANIN DÜKKANI 10. YALNIZLIĞA ALIŞMALI
|