arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR

başlık :YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR
GUBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR
"devamı"

Hüseyin ağanın,kahyasının kızı, yatakları

yapmıştı. Osman, gülümseyerek, "karındaş ,sırtın

yün yatak görecek !"dedi.."O köy senin bu köy

benim dolaşıp duruyoruz, lakin, yuvamız olmadı

bugüne kadar, şu gördüğüm kız gibi güzel bir kız

kız çıksa karşıma, ölsem de gam yemem..."

Ahmet, "A be ağzını hayra aç, daha çok iyi günler

göreceğiz !"dedi.

İki pehlivan konuşurken, Dilruba odasında ,düşün

celi oturuyordu...Osman pehlivanın hayali, gözünün

önünden gitmiyordu...Yarın, meydanda güreş tutar-

ken görecekti onu. Yağlı kispeti altındaki vücudunu

ve her bir yerini aklına nakış ediyordu...Uyuya kal

mıştı.

Rüyasında Osman Pehlivanla evleniyordu. Be-

yaz gelinliği içinde gerdek odasındaydı, Osman

Pehlivan duvağı açmadan, boynuna yüz görümlüğü

için beşi bir yerde takıyordu, onun iri kemikli elleri-

nin değişi ile vücudu heyecandan titriyordu, ve alnı-

na sıcak buse konduruyor, sonra duvağını açıyordu

"Dilruba ! Senden bir oğlan istiyorum !"diyor-

du. Gülümsüyordu, " Osman Pehlivan, Allah hayırlı-

sını versin de, hayırsızsa kız-erkek fark etmez"diye

cevap veriyordu.

"Haklısın ay yüzlü sevdiğim !"

Sonra, lambayı söndürüyordu. Osman Pehli-

van, ile yatağa girişini, annesinin ayak sesi bozu-

yordu. "Gız, sabah oldu ! Kalk, yatakları topla !"

dedi.. "Pehlivanlar gitti mi ana ?" dedi.."Babanın

yanındalar, kahvaltılarını yapınca, alana gidecekler

Dilruba, pehlivanların yattığı odaya girdi..Osman

pehlivanın mendili yatağın yanında kalmıştı, beyaz

bir ipek mendildi bu.Üzerinde, Osman Pehlivan

yazıyordu, aldı, kokladı, sonra öptü, ve kalbinin

üzerine koydu, annesine yakalanacağım korkusuyla

hemen koynuna soktu mendili.


* * * *

Meydan çok kalabalıktı. Hüseyin ağa , misafirler

için, geniş bir çadır kurulmuştu. Güneş, yakıcıydı.

ve sıcaktan bir köpek , dili dışarda, karnı körük gibi

şişip iniyordu.

Davul-Zurmna seslerine kadınların, kızların

gülüşmeleri, çocukların, kavak ağacından yaptıkları

atlarla oyun oynarken, neşeli sesleri karışıyordu.

Dilruba, ile amcasının kızı Mihrican, biraz sonra

meydana gelecek pehlivanlara dikkaetle bakıyorlar

dı. Cazgır, güreşecek iki pehlivanı alana çağırdı.

Osman, siyah kispeti içinde , güreşeceği pehlivan-

dan, daha ufak yapılı görünüyordu. Yunus pehlivan

daha iri, geniş omuzlu, ve uzun boylu, yapıdaydı.

Cazgır, "Biri ... köylü Osman Pehlivan, öbürü ...

köylü Yunus Pehlivan, diye alandakilere tanıttı

Sonra, "İki pehilivan çıkmış meydana, ikisi de bir

birinden merdane, ya Ali aşkına huu...!" dedi.

Güreş başlamıştı. İki pehlivan da, temkinli güreşi

yordu...Osman pehlivanın "kendini kolla Yunus

pehilivan !"diye nara attığı duyuldu. Yünus Pehlivan

da karşılık verdi..Dilruba, heyecandan yerinde du-

ramıyordu. Amcasının kızı, "kızım ne bu heyecan

kalbten gideceksin !"diye güldü. Yunus pehlivan

el ense attı, Osman Pehlivan, el enseden kurtuldu.

Hüseyin ağa, yanındaki ....köyü ağasına, " şu çocu-

ğu çok beğendim !" Allah nazardan saklasın, iyi

güreşiyor !"dedi..Öbürü, "Yunus pehlivan da tecrübe

li birine benziyor !"diye karşılık verdi..

Osman Pehlivan, tek paça daldı, Yunus Pehlivanı

paçasından tuttuğu gibi kaldırdı, yere vurmak ister

ken, Yunus pehlivan güreşi idare eden hakeme,

"pes '"dedi..Çadır, içindekiler, Osman pehlivanı

çılgınca alkışklıyorlardı. Dilruba, utanmasa pehlivanı

gidip öpecekti.

Hüseyin ağa, iki pehlivanı da kabul etti.

"Sağolun, var olun pehlivanlar !" diye onları kutla-

dı. Nuri, iri bir koçun, direnmesine rağmen çeke

çeke getirdi. Osman, "Ağam kesip fakir fukaraya

dağıtın dedi..Para ödülü olarak ağa, altın bir kemer

taktı Osman'a.

Osman pehlivan ile Ahmet, atların ahırdan çıka-

rılmasını beklerken, Dilruba ile amca kızı Mihriban

camdan iki pehlivana bakıyorlardı

* * * *
Yağmur başlamıştı. Osman ile Ahmet atları son

hızla sürerken, iki pehlivan da, neşeliydi. Ahmet

"a be karındaş çok iyi güreş çıkardın, adam senden

çok iriydi, görünce doğrusu ürktüm...Sen çocuk gibi

kalıyordun herifin yanında !"

"Sağol karındaş, sen de yaman güreştin !" dedi.

Osman, konuşsa da aklı fikri Dilrubadaydı...Ahmet

te Mihricanı düşünüyordu.

* * * *

Mihrican, da Ahmet'e sevdalanmıştı. Ahmet

güreşirken, heyecandan hop oturup hop kalkıyordu

Dilruba, gülümseyerek, "nasılmış, bana diyordun,

sen de o pehlivan için yanıp tutuşuyorsun !"

* * * *

Atlar suyu azalmış bir çaydan geçti..Nal sesleri-

ne, kavaklıktan gelen karga sesleri, ve avluda aya

ğında bukağıyla bağlı bir eşekin "ğin" anırması

karışıyordu. Atlardan ürken, bir saksağan bir ka-

vak ağacından uçup uzaklara gitmişti. Dört leylek

bir yoncalığın içinde sivri gagaları ile yocaların için-

de, birşeyler arıyordu.

Çayın, karşısında bir bostan görünüyordu.

Sarı ayçiçekleri , başlarını öksüz bir çocuk gibi

eğmiş, ve bir yaşlı bir adam aleyçiğin önünde

oturuyordu. Osman, "Gel Memili ağanın yanına

varalım !"dedi.."Hem atları dinlendiririz, hem de

bostan yeriz"

Memili , beyaz sakallı, orta boylu, kambur bir

adamdı. Karısı ölmüştü, seksen yaşında görünü-

yordu, ama doksanbeş yaşındaydı, hala da dinçti.

Atlıları görünce, ayağa kalktı, "hoş geldiniz pehli-

vanlar, hoş geldiniz, sefa geldiniz ! Atları bağlayın

içeri buyurun "dedi..

Osman, "İçer sıkıcı, şöyle oturalım ağa !"dedi

"Siz bilirsiniz ! Durun, size divlek

getiriyim de yiyin !"diye kalktı.

Ahmet, atların geminden çekerek, aşağı

kavaklıga götürdü. Ve bir ağaca bağladı.

İhtiyar, elinde bir kaç kavunla geldi. " Gidince

kesip yiyin !"dedi..Sonra, aleyçikten, bir bıçak ile

dibinin siyahı görünen emaye tabak getirdi. Koca-

man bir kavunu keserek, dilimledi. Sonra

tabağa döktü. Buyur dedi.

Ahmet te gelmişti. "Eee..pehlivanlar ,ne za-

man evlilik ?"dedi..

Osman, "Memili ağa, temiz sütt emmiş bir kız

karşımıza çıkarsa evleniriz !"dedi..

"Yahu, pehlivan, Hüseyin ağanın çok güzel

bir kızı var, adı, dur bakıyım, neydi, Diruba, ha,

bir de kardaşının kızı var, onun adı Mihrican "

" Dur, hele Memili ağa, Dilruba nasıl bir kız,

tarif et..."

"Vallaha pehlivan, ağaya bir iş için gitmiştim

bize kahve tuttu, beyaz yüzlü, pembe yanaklı, çok

güzel bir kızdı...Adını da babası " Dilruba, Memili

emmine üzüm getir !" diyince öğrendim. Amcasının

kızını da, orada gördüm.


"Sağol Memili ağa, demek gördüğüm ağanın

kızıymış, yanındaki de amcasının kızı "

Memili ağa, gülümsedi.."Lakin Hüseyin ağa

çok düşkün gızına ! Köyden dışına vermez...!"

"E...kavunumumuzu yedik, artık bize müsade "

Ahmet, kavaklıktan atları getirdi, bindik. Sürdük.

* * * *

HİKAYENİN DEVAMINDA BULUŞMAK ÜZERE

HOŞÇA KALIN



YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 2405 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. AmA EVLİSİN
2. kış güneşi
3. ŞEHİT OLACAĞIM
4. KIRMIZI KİREMİTLİ EV
5. . ..TEK GERÇEĞİM ÖLÜM...
6. KARDEŞİM BENİM
7. İSTANBULLUM (okumadan geçmeyin)
8. serefsiz sevgili
9. SÖZ VERMİŞTİM
10. SON BOMBA YÜREĞİME
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!