YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR
başlık.YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR
GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR
ekrem güneşli
- I-
Osman en yeni elbisesini giymiş, aynanın
karşısına geçmişti. Gülümseyerek :"Ana ,nasılım
? "dedi..Yaşlı kadın, gülümseyerek, "Allah nazardan
saklasın oğlum, yakışıklı ,koç gibi delikanlı olmuş-
sun !"dedi..E.... köylerine , güreş tutmaya
giden Osman, esmer, geniş omuzlu, siyah saçlı
pehlivan yapılı bir delkanlıydı. Köyde, sırtını şimdiye
kadar kimse yere getirememişti. Karakucak güreş
lerinde, el ense atmada, paça kapmada üstüne
yoktu. Bu esnada kapı çalındı, "bizim Ahmet geldi
galiba "dedi.."Ana, ben gidiyom, haydi kendine
iyi bak, arkamdan da duanı eksik etme " Kadın
güldü, "hay deli oğlan, ne zaman evleneceksin ,
yaşın geldi geçiyor, köyde o kadar kız var, birini
beğenmedin !"dedi.
Ahmet, "A be ne zaman gitçez be yahu !"dedi.
"Adamlar, dört gözle bizi bekliyo..." Osman,
ahırdan Kır atı çıkardı, üstüne bindi.."A be karındaş
gittiğimize değse bari !"diye güldü. Atları sürdüler.
Toz bulutu içinde kayboldular.
Mis gibi iğde ağaçları ile çevrili, taşlı, bir yol çıktı
önlerine. Sonra, suyu iyice azalmış bir çaydan geçti
ler. Gök yüzünde bir kartal döne döne av arıyordu.
Yerde ,tehlikeden habersiz bir kaplumbağa yürü-
yordu, kartal hışım gibi indi, sivri keskin pençeleri
ile aldığı gibi havalandı. Güneş , tam tepeye dikil
mişti.Atlar, rahvan gidiyordu. Osman, "gideceğimiz
köy ne tarafa düşüyorAhmet ?"dedi.." Kuzeyde,
dağın kenarında yüzelli hanelik bir köy. Hüseyin
ağa adında biri oğlu Emire düğün yapıyormuş, köy-
lülerinin söylediğine bakılırsa, güreşte, baş altında
birinci gelene koç vereceğim demiş..
"İnşallah, sözünde durur Hüseyin ağa !" dedi.
Ahmet, gülümseyerek, "karındaş ,duyduğuma göre
o köyün kızları çok güzelmiş, bakarsın ikimize de
hayırlı bir kısmet çıkar evleniriz.."
Gök yüzünde gri bulutlar toplanmıştı. Atların
dizginini serbest bıraktılar. Gök yüzüne baktı
Osman. "Hava bulandı, yağmur yağacak galiba !"
dedi..Sonra, gülerek, "senin sesin güzel a be , şu
yağmur yağar sel alır, gurbete gidenin sevdiğini el
alır !" türküsünü söyle, yol başka türlü bitmez.
Ahmet, türküyü söylemeye başladı. Delikanlının
yanık sesi vardı. Atlar da sese uymuş gibi hızlandı
Bir tepeyi aşınca, önlerine gür bir çam ormanı çıktı
atların nal seslerine, ağaçlardaki kuş sesleri, çekir-
ge sesleri, ve diğer sesler karışmıştı.
* * * *
Hüseyin ağa, yeleğinin cebinden Serkisov marka
cep saatini çıkardı baktı. " Nerede kaldı bu pehlivan
lar !" diye söylendi.."Yoksa, yolu bulamadılar mı ?"
Nuri, " ağam Ahmet köyün yolunu bilir !"dedi..
Ağa, bahçeye atılan masalarda hiçibirşeyin eksik
olmaması için etrafa emir veriyordu. Civar köylerin
ağaları, kasabanın ileri gelen aşiret reisleri,
Milletvekilleri, eşraf takımı, ağanın köyden tanıdığı
herkes, rakının, biranın su gibi içildiği, her çeşit
yemeğin, tatlının ve etlerin yer aldığı masalarda
kafalar çekiliyor, aşka gelen, silahına davranıyordu
Ağaların düğünü başka olur derler ya, herşey vardı
bir kuş sütü eksikti. İkiyüz baş koyun kesilmişti.
Marabalar, köyün fakirleri, çocuklar, genç kadınlar
kızlar, masada kalan artıklara hücum ediyordu.
Okuntucular, gelmeye başlayınca, davul ile zurnacı
lar, daha iştahla çalıyor, erkekler halay çekerken
genç kızlar, kadınlar, ve çocuklar halay çekenlere
bakıyorlardı.
BİRİNCİ BÖLÜM
İKİNCİ BÖLÜMDE BULUŞMAK ÜZERE
YAĞMUR YAĞAR SEL ALIR GURBETE GİDENİN SEVDİĞİNİ EL ALIR hikayesini okudunuz. Bu hikaye 1944 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. Çok Özel Bir Hikaye 2. aşk hikayesi(çok acıklı):( 3. Benim hikayem 4. 23 NUMARALI OTOBÜS 5. EN ACI SEVGİLİLER GÜNÜ 6. ELVEDA BITANEM 7. !!!!! METIN & ZEYNEP !!!!! asklarini dinlemek istermisiniz??? 8. O EVLİYDİ 9. ¯¨´*·~-.¸¸,.-~*´¨Õlümsüz Â$K•-)•––––-------_,,._-_ 10. LeYLa ile MecNuN
|