KANLI ÇİFTLİK
başlık:KANLI ÇİFTLİK
ekrem güneşli
kayalardan, yüzleri poşuyla sarılı dört çevik
adam indi.." Sakın, silaha davranma !"dedi.
Yaklaştı, uzun uzun süzdü Behram Beyi.
" Tanıdım seni ! "dedi.."Şimdi, tüm üstündekileri
çıkar, yoksa gözünün yaşına bakmaz, delik deşik
ederim. Behram Bey, "Bu yaptığınız eşkiyalıktır !"
dedi..Adam, kaba kaba güldü. " Arkadaşlar duy-
dunuz mu bize eşkiya !" dedi..Sonra, midesine
elindeki kaleşin dipçiğiyle çok kuvvetli vurdu.
Behram beyin soluğu kesildi sanki. Zorla kendini
toplayarak, "seni tanıdım delikanlı !" dedi..Derviş
Beyin, köpeğisin !" Kuvvetli bir dipçık darbesi
daha indi. Olduğu yere, yıkıldı kaldı.
Sırtında çalı, Ormandan çıkan Elif, yanındaki kıza
"kız, şu yerde yatan birisi var ...!"dedi.Korkarak
yaklaştılar. Öbürü, "kız ,öldüyse başımız belaya
girer sonra !" dedi..
Elif, eğilip Behram Beyin, kalbini dinledi.
Sevindi. " Yaşıyor !" dedi.."Köye git, dedeme haber
ver, katırı çıkarsın , ahırdan, bu adamı köye götüre
lim...Kız gitti. "Vay ! Aslan gibi adam, eli kırılasılar
nasıl da dövmüşler ! Kim, acaba ?" diye söylendi.
Kız arkadaşına belli etmese de Behram Beye içi
ısınmıştı. Behram Bey, "Off ! Başım, müthiş ağrıyor
Neredeyim ben ? Offff of... Her yerim ağrıyor !"
diye yerden kalmaya çalıştı.
Kız, " Kalkmayın, dedem katırı getirecek bizim
köye götüreceğiz seni ?"dedi..
" Ne oldu bana ? Niye yerdeyim ? Siz kimsiniz ?
" Te şu dağların ardında köyümüz, adım Elif...!"
"Elif...Elif...Çok güzelsiniz ! Adınız gibi..."
" Fena dövmüşler seni ! Sen kimsin bey ?"
"Offf ! Kafam, karma karışık, hiçbirşeyi hatırla-
mıyorum...! "
"Zavallı adam, aklını yitirmiş belli ki..."
Hayri efendi, katırın ipinden çekerek kayalık
taşlık yoldan geliyordu. Gelince, "Vah zavallı !
Nasıl da dövmüşler...Evlat, adın ne senin ?"dedi.
"Dede, hiçbirşeyi hatırlamıyor..."
Katıra nasıl bindireceğiz...Aslan gibi bir adama
benziyor..."Olmayacak, sen ellerinden tut ben de
ayaklarından katırın sırtına atalım dedi..Zor-güç
katırın sırtına attılar. Elif, arkada, dedesi önde köye
doğru yürüdüler.
* * * *
Behram Bey, i yatağa yatırdı ihtiyar değirmen-
ci.." Elif, ben değirmene gidiyorum, soran olursa
oradayım...Sen de evimize bakarak ol...Tavuk
suyuna çorba yap, sıcak sıcak içir, yavaş yavaş
kendine gelir " dedi..
Behram Bey, sabaha kadar ağrıdan inledi.
Elif, adamın başu ucunda yarı uykulu yarı uyanık
sabaha kadar oturmuştu. Gün, doğarken uyanmıştı.
Yatağının baş ucunda kızı görünce gülümsedi.
Kızın melek gibi güzel yüzü, sarı örgülü saçları
vardı...Yavaş yavaş olayları hatırlamaya başlamış
tı. "Elif...Sana bir sürü zahmet ettim !" dedi..
Kız, çok sevindi.."Aklı yerine geliyor !" diye
geçirdi içinden. Kız, sen yat, size çorba pişiriyim
dedi..Bu esnada kapı çalındı, Zala kadın içeri
girdi. Dedikoducu bir kadındı, gülerek
"Elif, deden nereye gitti ?"dedi.."Biraz buğdayım
vardı da ...!"
Kız, "dedikoducu kadın, içeri girip oturmasa
bari, içerde yatan adamı görürse, köye yayar dedi.
"Elif, içerde kim var ?" dedi..Kız, heyecanlı
"hiiç kimse yok !"dedi.."Sana öyle gelmiş ..."
"Dedem, değirmene gitti ancak gece yarısında
gelir !" diye yalan söyledi..Oysa, dedesi, değirmen
den akşama gelirdi.
Yaşli kadın, kamburunu çıkararak, "hoşça kal
kızım !" diyerek evden çıktı "Ohh !" diye derin bir
soluk aldı kız.
Behram Bey, yavaş yavaş kendine geliyordu.
Elif'i sevmişti. Yaşlı değirmenci, Behram Beyden
hoşlanmıştı. "Demek böyle bey, görür görmez
ne yalan söyleyim, kanım kaynadı...Keşke birkaç
gün daha kalsanız...!
"Sağolun baba...! Çiftliğe gelirseniz çok mem-
nun olurum, gelirken Elif, hanımı da getirin" dedi
"Evlat, şoseye çıkarsanız otobüsler geçer "
Sonra, öne düştü, "dur, siz buranın yabancısısınız
ben sizi götürüyüm !" dedi..
Behram Bey, "Elif, çok teşekkür ederim...!
Hayatımı sana borçluyum !" dedi..
Elif de Behram Beyin, gitmesine çok üzülmüştü.
"Estafurullah ! Ben insanlığımı yaptım !" dedi..
Dedesiyle, giden Behram Beyin arkasından
baktı baktı. Sonra, pencerenin perdesini çekti.
* * * *
Gülbahar, Elif'i sevmişti. "Bey, çok iyi etmişsin
kız, hem çiftliği gezer hem de evleninceye kadar
sana ısınır..."dedi..
"Gülbahar, aradaki yaş farkı beni korkutuyor.
Kızın yaşı çok küçük ! Daha gözü açılmamış, açılıp
beni yaşlı görür, soğursa, ikinci kez yıkılırım !"
dedi..
"Ben kızın ağzını aradım, çok zeki bir kıza ben
ziyor...! Sizi de çok seviyor !"
Elif, i jiple dolaştırdı. Çiftliği baştan başa gez-
dirdi..Yaşlı değirmenci de torununun Behram
Beye ilgi duyduğunu daha ilk günden anlamıştı.
"Elif, güzel torunum, şöyle karşıma geç sana
söyliyeceklerim var...Hak vaki olsa, yapa yalınız
kalacaksın...Köyde, kopuk, serseri dolu...Erin
olursa, kimse sana öte çekil diyemez ! Şu içerde
yatan yabancı, iyi bir insana benziyor, seni isterse
varır mısın ?"
" Şey...Dede, ne anam var ne de babam, sen
bana hem analık yaptın, hem de babalık, sen
nasıl uygun görürsen, büyüğümsün , sana karşı
gelemem..."
Behram Bey, Gülbahar, kocası Hasan, ihtiyarın
köyüne gitti. Kahveler içildekten sonra, Gülbahar
"dedeciğim, kahvelerimizi içtik, lokumu yedik ağ-
zımız tatlandı, buraya geliş nedenimiz, torunun
Elfi, Behram Beyimize zevce olarak istiyoruz
ne diyorsun...Hemen düğünü yapıp , gelinimizi
alacağız...!" Yaşlı adam, "Allah yazdıysa olur !"
dedi..Bu " tamam !" demekti...Ama, köyde dedi
kodu olur diye, hemen vermedi Elif'i...Sonra razı
oldu...
* * * *
Elif'in yengeliğini Gülbahar yaptı. Sağdıç ta
kocası oldu. Gülbahar, beyaz gelinliği içinde
peri kızlarına benziyordu. Dedesinin elini öptü.
İhtiyarın, gözleri doldu geldi, buruşuk yanakların-
dan aşağı aktı göz yaşları. Gayret kuşağını torunun
beline bağladı. "Kırmızı bir kurdeleydi bu "
"Allah mesut etsin torunum !" dedi..
"Dede, kendine iyi bak, arada bir gelir seni
yoklarım !" dedi..
YEDİNCİ BÖLÜMDE BULUŞMAK ÜZERE
KALIN SAĞILCAKLA
"
KANLI ÇİFTLİK hikayesini okudunuz. Bu hikaye 1236 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. LİSELİ KIZ 2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ 3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM 4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış... 5. ACI 6. babamı istiyorum 7. satanistler 8. ACI HAYAT 9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı 10. YENGEM
|