KEL OĞLANIN DÜŞÜ
başlık:kel oğlanın düşü
ekrem güneşli
Padişahın, biricik kızı Güldane, ağır bir hastalık
geçirmişti...Günden güne zayıflıyordu. Hekimbaşını
birgün huzuruna çağırdı, "Hekimbaşı ! Nedur bu
kızımın hastalığı? Nasıl bir illettir ki, gül gibi kızım
yataklara düştü ? Tez çaresini bulasın, yoksa
Cellata emir verir başını vurdururm !" der....
Hekimbaşı, ezilerek, büzülerek" Ulu Padişahım,
emir veriniz, Frenk doktorlarına gösterelim bir de
Güldane , kızımızı der...!"
Masal bu ya, Frenk doktorları da gül yüzlü
Padişahın kızının derdine merhem olamaz...!
" Yavrum, bugün nasılsın bakalım ? Frenk dok
torun , iksiri iyi geldi mi ? "der.
Kız, "Babacığım ! Biliyorum, beni çok seviyor
sun, ancak, beni rüyamda gördüğüm, bir delikanlı
iyileştirir...O delikanlı, halktan biri, onu çok
seviyorum...!"
Padişah, tellal çıkartır, ülkenin dört bir yanına
Tellal, tokmağı boynunda, asılı davula vurarak
"Ey Ahali ! Duyduk duymadık demeyin ! Ulu
Padişahımızın emridir, gül yüzlü kızı, Güldane
hanım, amansız bir derde yakalanmıştır, kim kızı
iyi ederse, iyi eden delikanlı mükafatla onurlandırı
lacaktır...!"
Kel Oğlan, annesine, "Ana be ! Şu padişahın
kızını iyi edersem, padişah kızını bana verir mi der.
Annesi, güler, "Kel oğlum Keleş oğlum,
sen kim padişahın kızın iyi etmek kim ? Sen tembel
bir baş belasısın...! Ormandan, doğru dürüst kışlık
yakacağımızı bile getirmeye üşeniyorsun...
Kızı bırak ta, şu merkabi ahırdan çıkar, nacağı
ipi al, bin hayvana, ormana git, odun kes, şu
ananın sırtı ısınsın !" der.
Masal bu ya, Kel Oğlan, eşeği ahırdan çıkarır
nacağı, ipi alır, heybenin gözüne koyar, heybeyi
de hayvanın sırtına atar, kendisi de binerek
türkü söyleyerek ormanın yolunu tutar.
Köyün çeşmesinden geçerken, köy kızları
gülüşerek, "Keloğlan ! Hangimizi istersin ?
Kadriyeyi mi ? Zeynep'i mi ? Havayı mı ?" der.
"Bacılar, benimle eğlenmeyin, ormandan kışlık
yakacak odun getirmezsem, anam beni eve
koymaz !" der.
" Anan, nasıl bir kadın ki, senin gibi bir yiğidi
eve koymaz !"diye gülüşürler.
"Anamı siz bilmezsiniz, eline oklavayı alır
nereme gelirse vurur !" der.
"Aman, Keloğlan üzülme ! Yoluna git...
Allah kolaylık versin !" der kızlar.
Bir kız, " bırakın şu keli, testilerinizi doldurmaya
bakın haspalar !" der.
Keloğlan, " deh oğlum !" diye eşeği sürer.
Az gider, uz gider, dere tepe düz gider,taşlardan
kayalardan, bıtırak dikenlerinden, sıcaktan zor güç
ormana varan Keloğlan, yorgunluktan uyuya kalır
Eşek alır başını gider.
Masal bu ya, Kel oğlan, ormanda bir ağaca sırtı-
nı verir, vermez, esnemeye başlar, "Yavu ! Bana
ne oldu der. Göz kapakları ağırlaşır, başı düşer
Horlamaya başlar.
Rüyasında, kendisini yeşillikler içinde bir yerde
bulur...Ortada fıskıyeli bir havuz, ağaçlarda kuşlar
ilerde akan bir dere, etrafında dönen penbe tüller
içinde bir birinden güzel kızlar, Kel Oğlan, altından
yapılma bir tahta oturmuş, iki yanında güzel cariye
kızlar, yelpaze ile Kel Oğlanı serinletiyorlar...
Kızlardan biri Kel oğlanı öpüyor, ne kadar uyur
bilinmez, birden uyanır ki, eşek ortada yok !
Kel oğlanın aklı başına gelir ya, çok geç, düşer
yola kös kös eve gelir. Annesi, "Kel Oğlum Keleş
oğlum, hani merkep nerede diye sorar...Kel
Oğlanda yalandan bol ne var, ağlamaya başlar.
Kadın, "Kel oğlum keleş oğlum, şimdi niye
ağlıyorsun der.
"Ah ana ! Kurtlar, merkebi gözümün önünde
afiyetle yediler, beni de bu şölene davet etmediler
de ona ağlarım !" der.
Yaşlı kadın, gülsün mü ağlasın mı bilemez:...
KEL OĞLANIN DÜŞÜ hikayesini okudunuz. Bu hikaye 12022 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. HÜLYA ÖĞRETMEN 2. KARAGÖZ İLE HACİVAT 3. ASLA YALAN SÖYLEME 4. kül kedisi 5. ANNE GÜVERCİN 6. Kırmızı başlıklı kız 7. NASRETTİN HOCA 8. ALAY ETMENİN CEZASI 9. ÇOBAN ÇOCUĞU 10. KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ
|