arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

KANLI ÇİFTLİK,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Sevgi Hikayeleri
Türkü Hikayeleri
KANLI ÇİFTLİK

başlık:kanlı çiftlik
öykü :ekrem güneşli

Bu Behram beyin hikayesidir. Derviş Bey,

Ayşe'ye, kavuşamadığı için, bunun suçlusu olarak

gördüğü, Behram Beye " O inziloğlu çiftliğini başına

yıkmazsam bana da Derviş demesinler !"diye kin

kustuğu gündenberi, iki çiftlik beyi, adamlarına

"dikkat edin, sakın sürüleri komşu çiftliğin tarla-

larına sokmayın !"diye talimat vermişti.

Ayşe hanım, "Behram Bey, çok dikkatli ol, su uyur

düşman uyumaz, sana birşey olursa, karnımdaki

yavrumuz babasız kalır !" diye endişesini belirtiyor

Behram Bey, "İçini ferah tut kadınım, Allah alnımıza

ne yazdıysa olur !"diye teskin etmeye çalışıyordu

genç kadını...

Hamilelik Ayşe Hanıma çok yakışmıştı. Siyah

topuklarına değen saçları, sürme çekilmiş gözleri

insanın içine işleyen bakışları, insancıl yanıyla


çiftliktekilerin takdirini kazanmıştı.


"Allah Beyimize , hanımımıza uzun ömürler ver

sin !"diye dua ediyorlardı çiftlikte çalışan erkek ve

kadın işçiler. Yalınız, kahya Davut ile işten çıkarılan

biçerdöver sürücüsü Mustafa, kin biliyorlardı beye.

Kahyanın gözü çiftlikte, ve çok zengin kızı olan

Ayşe hanımdaydı. Eve girip çıkarken, kahyanın

bakışları, ve cıvık "laubali" hareketleri genç kadını

rahatsız ediyordu. " Beye söylesem, çok sinirli,

elinden bir kaza çıkar !" diye içine atıyordu korkuyu

Korku bazan yılan donağında rüyalarına giriyor

boğazı kuruyor, geceleri kabus görüyordu.

Behram Bey, genç kadının "Behram'ı vurmayın !

Beni vurun !" diye sayıkladığını duyuyor, uyandır-

maya kıyamadığından , sabah gülümseyerek

"kadınım, dün gece sayıkladın durdun, kaderin

önüne geçilemez , biliyorum, bu çiftlikte beni seven

ler olduğu gibi sevmeyenler de var, sana vasiyetim

kahyaya sakın güvenme ! Tilki gibi bir adam ,allem

eder, kallem eder seni kandırır !" dedi...

*****
Ayşe hanımın ,sancıları nöbet nöbet geleli, çiftlik

le yeterince ilgilenemiyordu Behram Bey. Kahyaya

gün doğmuştu, beyin yeni aldığı erkek işçiler ve

ailelerini "beyin kati emridir, sizi kovuyorum !"diye

evlerinden çıkarttı. Yerine , kendi köylüsünü aldı.

Hasan, esmer, geniş omuzlu, mert bir delikanlıydı.

Beyin en güvendiği biçerdöver şoförüydü. Ekin

biçilirken, bıçakların ağzında en ufak bir hasar

yapmamıştı. Dane kaybı en az onun kullandığı

biçerdöverde oluyordu. Koca, Johnder'lerin bir

baştan girip öbür baştan çıktığı tarladan biçilen

buğday bir hazinede toplanarak, yanaşan

traktörlere yüklenerek çiftliğin yakınındaki ambara

taşınıyordu.

Davut'un babası Hüseyin efendi, daha önce

Behram Beyin babasının yanında kahya olarak

çalıştığından, oğluna " oğul, o aileden ben çok eyilik

gördüm, eğer, o aileye karşı bir hainlik düşünürsen

huzuru mahşerde, iki elim yakanda !" diyerek

vasiyet etmişti...Yaşlı adamın, son sözleri bu

olmuştu.

********


,
Hasan, "Ben bu kahyaya güvenmiyorum !" dedi..

"En iyisi beye söyleyim, gerçek neymiş öğreniyim "

Hasan'ın yeni evlendiği Gülbahar," Hasanîm, bu

çiftlikten gidelim, kötü şeyler olacak !" diye

ağladıysa da fayda etmedi, yataklarını yorganları-

nı birkaç ev eşyasını kapının önüne çıkarmışlardı.

"Sen beni burada bekle ! Tarladan cipi alıp

geliyim !" dedi.

Gülbahar, " Tarlada, kahya d...var ! Sakın

dalaşma yiğidim !' Adamın, burnuna kan kokuyor

belasını bizden bulmasın, Allah'ından bulsun !" dedi.


* * * *

Eski biçerdöver sürücüsü Mustafa ile kahya

Davut, bir römorkorun gölgesinde, öğlen yemek-

lerini yiyorlardı. Ötelerde, göz alabildiğine uzanan

tarlalarda, ekin biçen dev johnder'lerin gürültüsü

geliyordu. Kahya, iri bir lokmayı ağzına aldıktan

sonra, lokma boğazına durmuş olacak ki, eliyle

yığınının üstündeki testiyi gösterdi..Mustafa testiyi

getirdi.. Testiyi tepesine dikti, içmeye başladı.

Sonra geğirdi. "Ohh ! Az daha ölüyodum yahu !"

dedi.. Pis pis sırıtarak, " Mıstafa, biliyon mu ?

şu Behram denen adam çok şanslı...Hem gözel bir

avrada düşmüş hem de çok zengin, şu tarlalar

bizim olsa, bey gibi yaşarız !"

Musrafa, güldü, " Golayı var, bey bir gazaya

uğrasa...! Ayşe hanımla sen evlenirsin, beni de

yanına kahya alırsın ! Ohhh ! Yaşar gideriz !"

"Beyi bizim öldürdüğümüz anlaşılırsa bizi

yaşatmazlar ! Beyi tutan var...!"

Onlar konuşurken, uzaktan Hasan göründü.

Güneşten, kapkara olmuştu yüzü,Boynuna bağla-

dığı mendil, kıllı göğsü, ter içindeydi...Adaleli

vücudu, kalın pazuları, sert bakışlarıyla hemen

dikkati çekiyordu.

Kahya, güveçe sokumunu banıp, ağzına atıp

çiğnerken, bir yandan da karşıdan gelen delikanlıyı

sinsi sinsi izliyordu. Yanlarına gelince, konuşmadan

cipe bindi. Kahya, cipe doğru gülerek yaklaştı

" Hasan , vallahi benim suçum yok ! Behram Bey

emir verdi, ben de seni işten çıkardım !" dedi..

Delikanlı, onu dinlemeden cipin direksiyonuna

geçmiş, araba hareket etmişti... ,İkisi de şaşırmıştı

" Ne yapmak istiyor bu adam ?" diye arkasından

baktılar. Mustafa, belinden tabancasını çıkardı, tam

tetiğe basacakken, kahya bileğinden yakaladı

" Dur ! Ne yapıyorsun ? Onun da sırası var...Maşa

varken ,elini ataşa atma ...! Bak, beni iyi dinle...

Kahya, kafasından geçen planı anlattı.

" Vallaha yaman adamsın kahya !" dedi .

* * * *

Behram Bey, pencerden dışarısını seyrediyordu.

İki katlı konağın içi çok güzel dekore edilmişti,

Yatak odasının bir köşesinde cevizden yapılma bir

karyola, kenarda aynalı bir dolap, karşısında

giysilerini astıkları gardrop vardi...Ayşe hanım,

üstünde, ipekten pembe bir sabahlık, yatağın içinde

yorganı sıyırmış, sırtında bir yastık oturuyordu.

* * * *
Behram Bey, pencerden , yaklaşan Hasanı

görünce, şaşırdı, sonra " evlat, hayır mı ?"dedi..

Hasan, "Beyim, size bir maruzatım var, kahyaya

emir vermişsiniz, ben de eşyalarımı yükleyip gitme

den önce, ekmeğinizi yedim, helallaşıyım !" dedim.











































KANLI ÇİFTLİK hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 1493 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. ACI
6. babamı istiyorum
7. satanistler
8. ACI HAYAT
9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
10. YENGEM
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!