arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

balıkçı ve denizden çıkarılan kız,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Sevgi Hikayeleri
Türkü Hikayeleri
balıkçı ve denizden çıkarılan kız

başlık :balıkçı ve denizden çıkarılan kız
ekrem güneşli

Hayat,çok gariptir...Bazı olaylar ,vardır ki, acı

sonuç vereceği gibi, sonunda mutlılukla da biter...

Tıpkı Hidayet reisle, zengin kızı Nilgün'ün başından

geçen olayda olduğu gibi...Gelin, olayı kahramanla-

rın kendinden öğrenelim...

O gün, hava çok rügarlıydı. Kıyıya vuran sabun

köpüğü gibi beyaz dalgalar, uzaklarda, kayboluyor

deniz kenarlarda açık mavi, ilerlerde koyumaviden

güneş ışıklarının gelişine göre yeşile , mora ve

mavinin başka tonlarına göre renk alıyordu. Deniz

kenarında güneşin batışı, insana değişik duygular

veriyordu. Nilgün, babasının , "kızım sakın kayığa

yalınız binme !"diye uyarısına rağmen, yalının

önüne çekili kayığın ipini çözerek yavaş yavaş

denize indirdi, sonra içine atladı, kürekleri suya

daldırıp çıkararak kayığın yol almasını sağladı...

Eski, boyaları dökülmüş kayık , yavaş yavaş yol

alırken, neşesine diyecek yoktu. Ama havanın

birden değişeceğini , fırtınanın patlayacağını, dev

dalgaların, kayığı oyuncak gibi sallayacağını hesap

etmemişti. Kayık, gizli bir güç tarafından sanki de-

rinlere çekiliyordu...Kürekler, de işe yaramıyordu.

Kıyıdan epey uzaklaşmıştı...Dev dalgalar , şak şak

diye sesler çıkarıyordu. Kayığın devrilmesi ve ken-

disini azgın suların içinde bulması işten bile değildi.

Korku, insanın düşünme yeteneğini azaltıyor...

Birden paniğe kapıldı, "İmdaaat ! Kurtaran yok

mu ? "diye bağırdı.

Küçük kulübesinde tek başına yaşayan Hidayet

reis, o gün, birkaç balık yakalamış, mangalda

kızartıyordu ki, iyi cins Kurt köpeği, Tom, denize

doğru koşarak havlamaya başlamıştı.

"Allah Allah bu köpek deniz kıyısına doğru niye

koşuyor !" diye söylenerek yürüdü. Boynuna asılı

dürbünüyle baktı. Dürbün, görüntüyü çok yakınına

getirmişti, Bir kız, ters dönmüş bir kayığın kenarın-

tan tutunmaya çalışarak, dalgaların kendisini sü-

rükleyip götürmemeesi için olağanüstü bir gayret

sarfediyordu. Düşünmeden denize atladı, yüzmeye

başladı. Uzun kulaçlar atmak yerine, nefesini idare

etmek için, yavaş kulaçlar attı, ayaklarıyla da hafif

bir tempo tutturdu. Kız, çok su yutmuştu. Yavaş

yavaş yüzerek kıza yaklaştı. Nilgün, sevincinden

az daha kayığın kenarından tuttuğu elini gevşete-

cekti. Kıza, " yüzme biliyor musun ?" dedi..Kız,

gülümsedi, " hıhı ! Az çok biliyorum !" dedi..

Öyleyse, beni takip et, sakın paniğe kapılma !"

dedi.....Kız, balıkçının söylediklerini aynen uygu

ladı...

Denizin kenarına çıktıklarında, çok güç sarfettiğin

den, kız yarı baygın vaziyette yerde yatıyordu.

Balıkçı, kızı kucağına aldı, kulübeye getirdi.

Sonra, yer yatağına yatırdı. Yuttuğu suyu çıkar-

mak, için, ayaklarından tutup kaldırdı, sonra ters

çevirdi, başı aşağı geldi. Yuttuğu sular ağzından çık-

tı.

Kulübe çok sadeydi. Bir kenarda, gemici feneri

duruyordu, duvarda, ise vahşi hayvan postları

göze çarpıyordu. Yatağın yanında, açık bir kitap ve

bir gözlük dikkat çekiyordu.

Kız, sayıklamaya başlamıştı. "Neredeyim ben ?

Kim getirdi beni buraya ? Siz kimsiniz ! "

Hidayet Reis, " Korkmayın küçük hanım ! Emin

yerdesiniz...Yine ,şansınız varmış, köpeğim Tom

havlamasa, bu fırtınalı havada ne işim vardı deniz

kenarında...Paşa paşa, romanımı okumak varken.

diye söylendi..

Kız, yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı.

" Bu kulübede, tek başına mı yaşıyorsunuz ?" dedi.

"Evet, küçük hanım...Eşimi, meme kanserinden

"göğüs" kaybettikten sonra, uzun yol, gemi kaptan-

lığına veda edip, emekliliğimi istedim ,sonra deniz

kenarında bu kulübeyi yaptım, insanlardan, uzak

doğayla "tabiatla " baş başa yaşıyorum. "

"Bu ıssız yerde, tek başına korkmuyor musunuz

Yaşlı adam, gülümsemişti, " dostum Tom varken

korkusuzca uyurum, fırtınalı gecelerde, deniz dalga-

larının kıyıya vururken, çıkardığı sesi dinlemek

ayrı bir haz verir bana...! Dalgınlığımı bağışla, ken-

dimi tanıtıyım, adım Hidayet, kaptanım, Ispanya

dan tut, Karaip Adaları, Filipinler, Tunus, Cezayir

Roma, Atina, Hindistan , Pakistan, gezmediğim

yer görmediğim ülke kalmadı, ama Türkiye gibi

cennet bir ülke az bulunur...Dört mevsimi bir arada

yaşıyoruz..."

Nilgün, gülümsedi. "Şansım varmış, sizin gibi

bir insanı tanımış oldum...! Babamın, sahte dostları

ve insanların vefasızlığı, bencilliği , beni hayattan

soğutmuştu...O akşam üzeri de, bu duygularla

kayığa bindim, çok sinirliydim, babamla bir gün

önce kavga etmiştim ...!"

" Babalar, çocuklarının kötülüğünü istemez !"

"Tıpkı babam gibi konuştunuz kaptan ! Annem

aniden ölünce, bir sene bile geçmeden, kendinden

en az on yaş küçük bir kızla evlendi, tabii stresli

hayat, gece kaçamakları, çıkarcı arkadaşları, sıfırı

tükettirdi...! Bunları söyleyince, babam nazarında

saygısız bir evlat oluyorum ! Oysa, babası yaşında

bir adamla evlendiği için, cici annem de mutlu

değildi...Hatta, ayrılmak istedi, ama babası,

babamla iş ortağı olduğu için, işleri bozulur

korkusu ile bu evcilik oyununu bir süre sürdürdü,

sonra, boşanarak, genç bir adamla evlendi...

Zaten aralarında karı-koca hayatı diye bir ilişki

yoktu....!"

Hidayet kaptan gülümsedi, "peki şimdi seni

aramazlar mı ? Bu yaptığın doğru değil, kızım...!

"Sahi, senin adın ne ? "

"Nilgün...! N'olursun, beni babama teslim etme

kaptan...! Senin yanında yaşamaya razıyım !"

" Sen, genç ve çok güzel bir kızsın...! Ben

çok yaşlıyım...Bence, seni sevecek genç bir erkekle

daha mutlu olursun...Babanın iş yerinin veya evini-

zin telefonunu verin, burada olduğunuzu bildireyim

Nilgün, ağlamaya başlamıştı. Öfkeli, "peki !

söylüyorum, evimizin telefonu ....0212.....dedi.

Kaptan, cep telefonunun tuşlarına bastı,

"Alo...! Kimle görüşüyorum ! Kızınız, kulübede

yanımda...gelince, herşeyi size anlatırım bey efendi

Hayır efendim, zorla alı koymam söz konusu değil

Rica ederim...! Polis, e de anlatırım...! Ne

münasebet, onsekiz yaşına gelmiş bir kızın aklını

çeliyorsun diye beni nasıl suçluyabilirsiniz !

Tamam...Psikolojik sorunları olduğunu söylüyor-

sunuz, ama bana göre sağlıklı bir genç kız, asıl

siz bir psikyatriye baş vurmalısınız ! Terbiyesizlik

etmiyorum efendim !" Ahizeyi , adamın yüzüne

kapadı.

"Nilgün, kızım, sana bir kart yazıp vereceğim

çok iyi bir insan avukat Burhan Bey, seni bürosuna

yetiştirmek üzere alacak, sana da, kiralık bir ev

tutacağız, kendi ayakların üzerinde tek başına

yaşıyacaksın.

Nilgün, ".Çok...çok teşekkürler

kaptan !"dedi. " Hayatta, sizden öğreneceğim

çok şeyler olacak...Dermek, çok okuyan değil

çok yer gezen hayatta daha başarılı oluyor !"
































,













balıkçı ve denizden çıkarılan kız hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 1693 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. ACI
6. babamı istiyorum
7. satanistler
8. ACI HAYAT
9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
10. YENGEM
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!