arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

kırmızı bisiklet,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
kırmızı bisiklet

başlık :kırmızı bisiklet

Ben bir kapıcı çocuğuyum, kapıcı olmak benim

suçum değil, babamın da suçu değil, çarpık düze-

nin suçu bu...Biz, S...dan geldik, babam , çok

çocuklu bir ailenin oğluydu, dedem, tam dört

hanımla evlenmiş, babam, son hanımından olma,

tarlalar erkek kız çocuklar arasında bölününce,

babama kala kala on dönüm toprak kalmış, biz

köyden göçü yükledik geldik. Eniştem," ev ev

üstünde olmaz diye, babama Zümrüt apartmanında

bir kapıcılık buldu. Yönetici Yunus Bey, "kalorifer

yakmasını biliyor musun ? Daha önce başka yerde

çalıştın mı ?"diye sormuş. Babam, "yok beyim, ben

ilkokulu zor bitirdim deyince, Yunus Bey, "kışa ka-

dar geçici olarak çalıştırırım, ama sigorta yapmam

demiş...Zavallı babam, sigortasız kapıcı çalıştırma-

nın suç olduğunu bilmediğinden, "tamam beyim !"

diye kabul etmiş...Eve, geldi ki, sanki zafer kazan-

mış kumandan, eniştem, "senin adına sevindim

baba !" dedi.." Yalınız , gözünü dört açacaksın...!

Hangi daire pişkin ekmek ister, hangi dairede

bayan aksi, hangi daire üç kağıtçı, yanı insan

sarrafı olacaksın, işini bilirsen, köşeyi dönersin

baba !" dedi..Keziban bacım, "baba aklına birşey

gelmesin, bize kondu zaten dar geliyor, tıkış tıkış

kendimize yetiyor !"diye kibarca kovdu...Babam

bir kamyonet tutarak eşyamızı ona yükledi, ben,

anam, küçük kız kardeşim, babam arka kasaya

geçtik, ninem şoför mahalline oturdu, araba

Zümrüt apartmanının önünde durdu, babam, anam

ben, yavaş yavaş eşyaları boş kapıcı dairesine

taşıdık. Ninem, "Yoook ! Ben ölsem bu kapıcı

dairesinde oturmam ! Beni köye gönder Mıstafa

diye tutturdu. Babam, hele bugün yorgunluğumuz

geçsin, yarın memlekete giden otobüslerden birine

bindiririm , şoföre de söylerim, minibüs durağından

köye kalkan dolmuşlara bindirir !" diye zar-zor

razı etti...Kapıcı dairesi, alt kattaydı, ama elektriği

suyu vardı, kömür odun derdi yoktu, kışın kalorifer

denen mucize sayesinde ıssınıyorduk...

Kapıcı dairesine taşındıktan sonra, yakında bir

orta okula, naklim yapıldı. Çok sevinçliydim, yeni

bir okulda okuyacaktım, yeni arkadaşlar yeni öğ-

retmenler tanıyacaktım...

Ninem, ilk gün başımızın etini yerken,

sonunda yeni yerini sevdi. Karanlıktı ama, yerler

köydeki gibi toprak değildi, betondu, duvarlar da

plastik yağlı boyaydı...Anam, "Gözünü seviyim

şeerin dedi. "İsi -yok-pisi yok...!" Yalınız tek kusur

ocağın olmaması, o kadar kusur kadı kızında da

olur !" dedi..Babam, çarşıya gittiydi, elinde

kocaman bir kutuyla geldi..Babam, televizyon aldı

diye ben küçük kız kardeşim çok sevindik. Açtı

ki, dörtlü bir ocak...Anam, "Eyi etmişsin Mıstafa'm

dedi.." Yalınız, bu nasıl yanacak ?" .."Eyi öğren-

din mi ?" Babam, tüpçüye gitti, adama "hemşerim

bunun yanmasını biz bilemedik, bize göster !"dedi.

Adam, mavi uzun tüpü, bir boru ile ocağa bağladı

kelepçe taktı ağzına, sonra, düğmeleri gösterdi

"Yenge hanım ! Bu ocağı siz kulanacaksınız madem,

şu baştaki düğme, şu ocağın, ikinci düğme onun

yanındakinin, şu düğme de karşısındakinin, şu okun

hizasına getirdi mi hepsini, tüm ocaklar kapalı...

Babam, adamın parasını verdi...Anam, "Bunun key

fine size bir çay yapıyım !" dedi..Bu esnada, kapı

nın arkasındaki zil çaldı, babam, "Ertan oğlum, ben

yorgunum, hangi daire bir bak !"dedi..

Alt alta sıralanmış numaralardan ışığı yanana

baktım...Sekiz numaraydı. Apartmana girdim

merdivenden yukarı çıktım, köşedeki daireydi.

Zile bastım, saçında bigudi, üstünde pembe şeffaf

bir sabahlık olan bir hanım açtı kapıyı ,ağzında

ciklet



"Ay ! Yeni kapıcı sen misin ?" dedi..

"Babam yorgun olduğu için ben bakıyorum "

dedim..."Şekerim, eczahaneye git, şu reçetede

yazılı olan, ilaçlarımı al gel...Eczacı hanıma ,

türkücü abla gönderdi beni de, o anlar...."

İlaçları getirdim. "Ay ! Sen çok hoş çocuksun !

adın ne senin ?" dedi.."Ahmet !"dedim...Yüzümden

öptü...Ruj lekesinin izi belli oluyordu. Mendilimi

çıkarıp, merdivenden inerken sildim...

Müeahhit'in oğlu, bisikleti ile kızlara hava

atıyordu. Apartmanda, Sibel adında bir kızla

arkadaşlığı iyice ilerletmişti...Ben de kızı beğeniyor

dum...Ama, benim kırmızı bir bisikletim yoktu ki...

Bisiklet alacak, babamın parası da yoktu...Erol,

"Senin adın ne ?"dedi.."Ahmet !" dedim..."Çok

ilkel bir ad...! Senin adın, Tomi olsun !" dedi..

" Benim adım Tomi değil !" dedim. "Yabancı

bir ad o...!"

" Bizimle arkadaş olmak istiyorsan, Amerikalı

çocuklar gibi babana babi diyeceksin, anana

mami diyeceksin, sonra sigara içeceksin, kızlarla

dans yapacaksın !"



" Ben sigara içmem dedim...! Babam duyarsa

beni öldürür ! "

Erol, saç şekli ,konuşması giyimi ile benden

çok farklıydı...Kız gibi saçları uzundu, kulaklarında

küpe vardı...Ama, her gün, bir kızla çıkıyordu

Babası, altına son model bir araba çekmişti...

Eve , yüzüm asık geldim. Anam, "Ahmet,

oğlum, niye apartmanımızdaki çocuklarla oynamı-

yorsun ?" dedi..

" Müteahhit'in oğlu Erol 'un kız gibi kırmızı

bisikleti var ! dedim..." Benim de bir bisikletim olsa

kızlar benimle de arkadaşlık yapardı !"

"Ah oğlum ! Erol'un babası zengin, bizim bisiklet

alacak durumumuz var mı ? " dedi..

"Karneme kırık getirmezsem bisiklet alacağınızı

söylediniz...!"

Ebem, " Hay anam, şu torunumu zırnıtmayın

bir piskilet alın !" dedi..

* * * *

Erol'e yakın olabilmek için, onun gibi hareket

etmem gerektiğini sandım...Bir gün, bisikletinin

yanında dururken yaklaştım, sigara içiyordu,

" Erol , şey...seninle arkadaş olmak istiyorum !

dedim..." Muhallebici çocuğu olmadığımı sana

ispat edeceğim...!" Güldü, "Al içine çek, göster

erkekliğini !" dedi..Sigaradan çektim, önce bir

öksürük, sonra gözlerimden yaş geldi...

"Gördün mü ? Bundan daha keyf verici sigara

lar da var, al bunu içine çek, bisikletime bindirece-

ğim seni !" dedi..Kırmızı bisiklet, rüyalarıma

giriyordu...Sigara sandığım şeyin uyuşturucu oldu-

ğunu anlamamıştım...O zıkımı içince, ayaklarım

yerden kesiliyor, sanki başka bir dünyada yaşıyor

dum...Evde, davranışlarım da değişmişti, hırçın

her şeyi kırıp döküyordum, kriz geldiği an kendimi

kaybediyordum...Babam, annem , ne yapacaklarımı

şaşırmıştı. Derslerdeki başarısızlığım, tüm öğret

menlerin dikkatini çekmişti...Annem, " Bu oğlanı

cin çarptı !" diye Hocalara gidip danışıyordu...Oysa

uyuşturucu bağımlısıydım ben. Erol, o günden sonra

benimle konuşmadı...Sonunda, tedavi olmam için

bir hastaneye yatırıldım...Ve o olay bana büyük bir

ders olmuştu...Özentinin hayatıma mal olacağını

geç anladım


NOT : Bu hikaye, uyuşturucunun ne kadar

zararlı olduğunu göstermek için yazıldı
















kırmızı bisiklet hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 2834 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. satanistler
6. ACI
7. babamı istiyorum
8. ACI HAYAT
9. YENGEM
10. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!