arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

asker mektubu,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Sevgi Hikayeleri
Türkü Hikayeleri
asker mektubu

başlık:asker mektubu
ekrem güneşli

Yılanlı kaya, köyün kuzeyine düşer, yüksektir,

sarptır, kartalllar tepesinde yuva kurar, Ahmet

traktörün üstünde , tarla sürerken, "askerlik

yaklaştı çattı, sağlık olsun !"diye söylendi..Doksan

dönümlük tarlayı , tek başına süren, eken, biçtiren

Ahmet'ti. "Yılanlı kaya, az mı koyun güttüm etekle-

rinde diye iç geçirdi...Yılanlı kayanın yanında

Zeynep'lerin bostanı vardı, karpuz, kavunu en iyi

Zeynebin babası yetiştirirdi, gözü tok adamdı. Baş-

kaları gibi kimsenin dedikodusunu yapmaz, beş

vakit namazını kılar, evinden nadiren çıkardı. Yaz

gelince, bostanının başına göçerdi. Gelini Ayşe ile

oğlu, Mustafa evde kalırdı. Karısı Hacer ile kızı

Zeynep, babasının yazlık için yaptırdığı bağ evinde

kalırdı...Zeynep, bostanın yanındaki pınardan

testisine su doldururken, bazan Ahmet'le karşıla-

şır, bir birine bakışırlar, bu bakışmalar, giderek içle-

rinde sevgiye dönüşürdü..Ahmet, kızla konuşmak

için, " Zeynep, maşallah bostandan baban bu yıl iyi

para kazanacak !"diye ortaya bir laf atardı. Kız da

"Sizin de maşallah ekinleriniz iyi kelle bağlamış !"

diye gülümserdi..Testisi dolunca, " sana kolay


gelsin Ahmet !" diye salına salına yürüyüp giderdi.

Kız, gerçekten güzeldi, ela gözleri, biçimli burnu

ve kiraz gibi yanakları, kalın, uzun kaşları , yürür

ken, şalvarının içinde belli olan göğüsleri ve inci

gibi ağzının içindeki dişleri ile köy delikanlılarının

rüyasına girerdi..Ama, babası, "bu köye kız

vermem ben, Asiye'mi verdim, kansız kocası, iki

güne bir dövdü diye kararlı olduğunu belli ediyor-

du...Ahmet, kız kardeşinden, Zeynep'in bir dağ

köyüne gelin gideceğini öğrenmiş, "abi, kız uçuyor

elini çabuk tut...!" diye uyarmıştı.

Ahmet, Hüseyin ağaya yakın olmak için, onunla

konuşmayı denedi..Belki caydırırdı kararından Ada-

mın zayıf yerini biliyordu..Övülmesini çok severdi.

Hele bostandan, güvercin yetiştirmaktan söz açılın-

ca, artık Hüseyin ağayı tutturana aşk olsun...Gençli-

ğinde yaptıklarını, yanına beş katarak anlatmasını

severdi..

O gün, elinde kürek, Yılanlı kayanın yanın-

daki meyvelikleri suluyordu, susadı, küreği attı

pınara eğilip su içmeye başladı, ayak seslerini

duydu...Gelen Zeynep kızdı. Ahmet'in orada

olduğunu bilmediğinden, "Cevizin yaprağı bağ

arasında seveller güzeli dağ arasında !" diye türkü

söyleyerek geliyordu. Delikanlıyı birden karşısında

görünce, utandı. Heyecanlandı. Ahmet, gülümseye-

rek, " Zeynep, yüzün kadar sesinde güzelmiş !"

dedi..Kız, içini çekti, " yüzüm güzel olmuş kaç para

bu köyde delikanlı var mı ? Köyünüzün kızına sahip

olamadıktan kelli ...!" diye gözleri doldu geldi..

Ahmet, " Böyle söyleme Zeynep, baban seni bize

layık görmedikten sonra, benim elimden ne gelir !"

dedi..." Ağamı, sen kandırırsın, ağzın laf yapar !"

" Şubeden son yoklamaya çağırdılar, beni asker

den izne gelene kadar beklersen, ağanı yola

getirim ben...!" Zeynep, öyle ise, "ağam bugün çok

neşeli, paçalı güvercinleri yavru çıkardı, işte sana

bir fırsat...Sen, beni görmemiş gibi yap, eleyçiğe

gel !" dedi..Zeynep, pınardan testilerini doldurup

gitti..

Hüseyin ağa, başının altına bir yastık almış

ağızlığa taktığı sigarasını keyifli keyifli içiyordu.

Zeynep, elinde testileri geldi.."Ağa, pınardan yeni

doldurdum, içer misin ?"dedi." Ver bakalım !" dedi.

Kız, kalaylı bir tasa su doldurdu verdi, ağa işliğine

dökerek içti..."Ohhh ! Ellerin dert görmesin gızım !

dedi.. Ahmet, " Kolay gelsin Hüseyin ağa ! Bakıyo-

rum neşen yerinde ... "Hüseyin ağa :

"Hoş geldin Amet oğlum ! Bizim paçalı, dört yavru

çıkarmış...Görsen Amet, çok gözel...! Eyi cins bu

güvercinler, Madenden getirdim..."1"

"Hüseyin ağa, gaybetin için söylemiyom ,yüzü-

ne de söyleyim, senin gibi güvercin yetiştiren şu

köyde az bulunur...Zeynep'i alan çocuk ta güver-

cin seviyo mu ?"

" Amet oğlum, bu köyde, güvercin besleyen

iki kişi var, biri ben, biri de sen...! Lakin duydu-

ğum doğruysa, eskere gidiyormuşsun ! Eyi delikan-

lısın, mert delikanlısın, Zeynep senin gibi bir adama

düşmeliydi...Lakin, ağzım, ilk gızımda yandığı için

sütü üfleyerek içiyom...!"

"Hüseyin ağa, ben yetim böyüdüm, seni de

rahmetli,babam kadar severim, Zeynep bacının

dağ köyünde heder olacağından korkarım, eğer

bana layık görürsen, Allah'ın emri, Peygamberin

kavliyle ....!"

Hüseyin ağa, başını kaşıdı, " düşünüyüm...

daha kesin kararımı da vermiş deelim !" dedi..

* * * *
Hüseyin ağanın, kızı Zeynep'i dağ köyüne ver-

mekten vazgeçmesi, köyde, " ağayı bir caydıran mı

oldu ?" dedikodusuna sebep oldu.


Zeynep, çok sevinçliydi..Yerinde duramıyordu.

Ahmet' in annesi, dayısı Kör Fekri, söz kestiler

kıza...Askerden izne geldiğinde de, nişan yapacak-

lardı...Öbür sene, güzün de düğünleri olacaktı.

* * * *

Ahmet'in ilk mektubunu köy muhtarı Hüseyin

ağaya verdi..Hüseyin ağa, aleyçiğe geldi..

"Zeynep, gızım Amet'in mektubu geldi, hele

gel de oku, şu mektubu, neler yazmış !" dedi..

"Sevgili babacığım ve anacığım, gülden nazik

pamuk gadar yumuşak ellerininzden öper, Cenabı

Allah'tan eyilik dilerim...Beni soracak olursanız,

eyiyim, köyde ne var ne yok, orada havalar nasıl

güvercinin yavruları büyüdü mü, burada da çok

güvercin var, görünce seni hatırlıyom, Zeynep

burada duraksadı, Hüseyin ağa, anladı, dışarı çıktı

kız mektubu okumaya devam etti :

" Sevgili Zeyneb'im

Bu sana ilk mektubum, talimden gelip ranzama

yatınca, hep seni düşünüyom, verdiğin çevrede

senin kokun var, geceleri rüyama giriyon, Ahmet'ini

sorarsan eyiyim, senin de eyi ve sıhhatte olmanı

Cenabı Allah'tan dilerim, günüm talimle geçiyo

beni çok seviyorlar, kumandanın da gözüne girdim

sen ne yapıyorsun, günlerin nasıl geçiyo, köyde

ne var ne yok...

* * * *

BİRİNCİ BÖLÜM SONU


































dan baktı baktı, iç geçirdi, "köyün en güzel kızı, ben

askerden gelene kadar, bir dağ köyüne





asker mektubu hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 20326 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. gerçek bir intihar mektubu ( okuyan ağlıyo )
2. beni bırakma
3. bır babanın oğluna mektubu
4. imkansız aşk
5. Ayrılık metkubu
6. •·.·´¯`·.·•§€VGÎLiD£Ñ M£ktup°º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸
7. BİR MEKTUP
8. anneden gelinlik kızına mektup
9. asker mektubu
10. kara sevda
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.

Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox! Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits