veli beyin konağı
başlık:veli beyin konağı
ekrem güneşli
Keziban, kızına baktı, sarı örgülü saçları, yeşil
gözleri tıpkı kendisine benziyordu. "İnşallah sonu
benimki gibi olmaz !"dedi..Dursun ,Ayşe'ye
"Eee...gitme zamanı geldi, ananla helallaş ta yola
düşelim "dedi.Ayşe eğilip annesinin elini öptü.
Keziban da gözleri yaşlı, kızına sarıldı, son kez
doya doya kokladı onu...Sonra, "Dursun emmi
ben bu kapıya düştüm düşeli "geldim geleli"hiçbir
gün görmedim !"dedi." Kızım Ayşe'nin , benim
çektiğim acıları çekmesini istemem "Dursun
"Keziban bacı, gızın zengin evine evlatlık olarak
gidiyor heç tasalanma " dedi."Veli Beyin konağına
evlatlık gittiği için sevinmelisin bile...."Ayşe, arkada
Dursun önde evden çıktılar.
Kasabaya pazarcı götüren minibüs okulun önüne
çekilmiş, köylüler yavaş yavaş gelip biniyorlardı.
Keziban, pencereden bakarken göz yaşları sel oldu
aktı sanki...Hem ağlıyor hem de "körpe gızım,
gadersizim !" diye kendi kendine söyleniyordu.
Minibüs hareket edinceye kadar pencerenin
önünden ayrılmadı...Dursu ile Ayşe, arka sıraya
oturdu. Şoför, yolcu tamam olunca marşı çalıştır
dı, araba toz bulutunu arkasında bırakarak şoseye
çıktı, sonra yoluna devam etti.
Minibüs ağzına kadar dolmuştu. Araları bile
doluydu...Heybeler, sepetlerden köylüler sıkış sıkış
oturuyorlardı.
Kasabaya saat on ikide vardılar. Ankara'ya
giden otobüs yazıhanesinden iki bilet alarak
otobüse bindiler. Ayşe, pencerenin yanına oturmuş
tu..Dursun da onun yanına. Sonra şoför, Dursun'u
başka bir koltuğa vererek, Ayşe'nin yanına bir
kadın oturttu...
Ayşe, minibüs köyden ayrılırken ağlamamak için
kendini zor tutmuştu. Yol boyunca da konuşmadı.
Başı pencereye dayalı dalıp gitti.
Otobüs muavini yolda birkaç yolcu aldı. Bunlara
"ördek" adı veriyordu . Sonra yoluna devam etti
otobüs. Gün batarken, Ankara'ya vardılar.
"Garajlarda bizi indir "dedi Dursun. Otobüs durdu
Dursun, Ayşe ve bir kaç yolcu indi.Sonra otobüs
yoluna devam etti..İstanbul'a gidecek otobüs
yolcularını alıyordu. Dursun telaşlı otobüs şoförüne
el kaldırdı, şoför başını yarım indirimiş camdan
dışarı çıkardı, "seni bekleriz baba ! Yazıhaneden
bilet al gel !" dedi..Dursun telaşla yazıhaneye girdi
"iki bilet ver hemşerim !" dedi.Cebinden cüzdanı
çıkardı, bir yüzlük uzattı ,bilet kesen parayı aldı
üstünü verdi. Dursun ,telaşlı Ayşe'nin elinden
tutarak otobüse bindi...
Muavin, "tamam abi !" dedi..Otobüs terminaldan
hareket etti..Ayşe'nin üzerine bir ağırlık çömüştü.
Otobüs salladıkça eski günlerine dmndü...Anacığı
ağladığı zaman dizine yatırır, yavaş yavaş sallardı
Bir de ninni tuttururdu....Annesinin çok güzel sesi
vardı.....Gözlerini yumardı, ama uyumazdı..Uyur
gibi yapardı...Ağlaması da keslirdi.
Otobsün iç lambalarının bazısı söndürülmüş,
bazısı ise yanıyordu..Yolcuların kimi uyuyor
kimisi de yanındakiyle konuşuyordu. Arkada
oturan muavin , yolcular su isteyince, koltuklar
arasında gezerek, su poşetini uzattı.
Ayşe, ilk kez bir otobüsle seyahet ediyordu
Değişik duygular içindeyi...Kendisini masal
kahramanı prensesin yerine koyarak, otobüsün
yanından geçen büyük otobüslere, kamyonlara
hususi taksilere şaşkın şaşkın bakıyordu...Veli
Beyin konağında ne gibi bir süprizle karşılaşacak-
tı Allah bilir...
Kahya Dursun'a güvenip , annesi Veli Beye
evlatlık vermişti işte ! Başka yolu var mıydı ?
Annesini suçlamak ta yersizdi ! Babası, hapisha-
nede ,yüz numarada, nereden geçirdiği belli
olmayan bir jiletle bileğini keserek intihar etme-
miş olsaydı, annesi evlatlık verir miydi Veli Beye
onu hiç...Hem nasıl bir adamdı bu Veli Bey ?
Belki de kahyanın bir çıkarı vardı Veli beyden !
Gecenin bir yarısı olmuştu. Dursun da
uyumuştu...Ama Ayşe uyuyamamıştı...Yandaki
yaşlı bir kadın, "adın ne senin cic kız ?" dedi.
" Ayşe..... !" dedi..
"Benim kızım olun mu ?"dedi gülerek.
"Anam bilir !" dedi, yüzünü asarak .
Hayatta tek tutunacak dal annesiydi ! Artık ondan
da yoksun kalacaktı..."Garip anam , kimbilir ne
yapıyor şimdi ?" diye geçirdi içinden .
Otobüs, yol kenarındaki lokantalardan biriinin
önünde durdu. Şoför, "Sayın yolcular ! Yarım saat
yemek molamız var...İsteyen inebilir !" dedi..Yolcu-
lardan bazısı indi..Dursun, "Ayşe, haydi yemek
yiyelim kızım !"dedi..Ayşe Dursun'a baktı, gülüm-
seyerek, "Dursun emmi ben aç değilim !" dedi..
Dursun, yüzünü astı, "olsun ! daha çok yolumuz
var ! Acıkırsın, haydi gel !" dedi..Ayşe gönülsüz
otobüsten indi.
* * * * -*
Lokanta,dan anons verildi, "Kaptan Şoför
İ...yönetimindeki İstanbul İstikametine gidecek
Yeşil Turizme ait oobüsünüz beş dakika sonra
kalkacaktır, sayın yolculara duyrulur
* * * * *
Otobüs, sabaha karşı Kadıköydeki terminale
girdi, yolcular indi, valizi olan muavinden aldı.
Ayşe, yarı uylulu, etrafına bakıyordu. Dursun
"haydi Ayşe, vapuru kaçırırız sonra !"dedi..
Karşıya geçecek vapur iskeleye yanaşmıştı, için
den birkaç yolcu inmişti, sonra uzatılan kalasın
üzerinden kadınlı erkekli, sırtı yorganlı taşralı iki
kişi bindi..Ayşe ile Dursun, ayakta gitmek zorunda
kaldı...Ayşe, hayatında ilk kez, İstanbul'u, denizi
görüyordu...Vapurun beyaz sabun köpüğü gibi
dalgalar bırakarak, denizde yol almasına şaşkın
şaşkın baktı...Kayıklar, çirkin sesli Martılar, uzaktan
görünen ince minareli camiler, ve kaynaşan Galata
köprüsü, Ayşe'yi heyecanlandırdı...
Dursun, güzel kadınlara, şık beylere bakarken
"şu İstanbul'un taşı toprağı altın derler doğruymuş
dedi.."Keşke şu İstanbul'da yaşasaydık ! Köyün
muhtarı olacağıma, İstanbul'da hamallık yapmaya
razıydım vallaha ! Boş yere gelmişiz dünyaya !"
Bir şık bayan, "Şekerim şu taşralılar ,İstanbul'
lu İstanbul olmaktan çıkardılar, yorganını sırtlayan
geliyor !" diye söylendi. Vapur, Karaköy İskelesine
yanaştı. Kalas atıldı, üstünden yürüyüp Galata
Köprüsüne geçtil kalabalık.
* * * *
Veli Beyin yalısı Bebekteydi..Taksiden indiler
Ayşe, denizin kenarındaki ,yeşillikler içindeki
yalıya hayran hayran baktı...Dursun ,Ayşe'nin
elinden tutarak, elinde bir bavul, açık bahçe
kapısından içeri girdi. Bahçivan Durmuş, eline bir
hortum almış, çiçekleri suluyordu, bir köylü ile
yanında bir kızın içeri girdiğini görünce, hortmu
attı, "Ne var ? Ne istiyorsunuz ?"dedi..Dursun
kasketini eline aldıktan sonra, "şey...benim adım
Dursun, Söğütlü Mıhtarıyım ! Bu gızın adı Ayşe !
Veli Beyin menleketlisi oluruk ! Onu gormek
istiyok ! "Veli Bey yok ! Ancak akşam gelir !
" Aşama galamam hemşerim ...! Bu gızı
Veli Bey, evlatlık olarak istedi !...Habarı var ...
Sana zahmet Veli Beyin hanımına söyle...Bizim
geldiğimizi haber var !"
" Ne aksi adamsın dayı ! Yarın gelin...!"
Sonra, yüzünden ter akan, köylüye acıdı
"Peki ...Siz burada durun, hanımefendiye
soruyum !" dedi..Bahçevan gitti, geldi
"Ayşe miydi bu kızın adı ? Benimle gel !"
Ayşe,ye Dursun'dan ayrılmak zor gelmişti.
Gözleri yaşlı, "Dursun emmi, anama selam söyle
beni merak etmesin !" dedi..Dursun, "Ayşe, kendine
eyi bak gızım...Allah!a amanet ol !" dedi. Yürüdü
gitti..Arkasından Ayşe, el salladı.
veli beyin konağı hikayesini okudunuz. Bu hikaye 840 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. LİSELİ KIZ 2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ 3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM 4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış... 5. satanistler 6. ACI 7. babamı istiyorum 8. ACI HAYAT 9. YENGEM 10. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
|