arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

malgaç çayı baskını,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
malgaç çayı baskını

başlık:malgaç çayı baskını
ekrem güneşli

Malgaç Çayı, Nisan ayında ,Aydın dağlarındaki

karların erimesiyle yatağına sığmaz,taşar, etra-

fındaki tarlaları sular altında bırakır.Yaz ortalarında

suyu azalır...Yeni Pazar'la Dalama arasında bir

kavis çizerek Menderes nehrine dökülür. Çay üzerin

deki demir yolu köprüsünden geçen tren ,arkasın-

dan siyah dumanlar salarak gözden kaybolup gider

Eskiden yöre çocuklarının içinde yüzdüğü Malgaç

çayı, Yunan'lıların İzmir'e çımasıyla eski neşesini

kaybetmiştir. Küsmüştür insanlara. Yunan kuvvet-

leri bir sabah Malgaç köprüsünü tutar...Nazilli'de

bulunan Yunan alayının muhimmat ,personel naklin

de önemli rol oynayan bu köprünün elde tutulma-

sı hayati önem arz etmektrdir. Bu öyküdeki olaylar

Malgaç köprüsü üzerinde geçmiştir.

Yörük Ali Efe, Yunan'lıların İzmir'e girdiğini ha-

ber alınca düze inmişti. Kızanlarına" karındaşlarım

düze inmemin tam zamanıdır. İsteyen benimle gelir

istemeyen de başının çaresine bakar !" dedi.

Kıllıoğlu Hüseyin Efe, "Efem öl de yoluna ölelim !"

dedi.Diğer kızanlar "biz de seninle gelmek istiyoruz

efem !" diye bağırdı. Efenin kaşları çatılmıştı

"aldığım bir habere göre düşman Malgaç köprüsünü

tutmuş, topu topu onyedikişiyiz...Sağ kalmak ta

var, ölmek te, herkes bir biriyle helallaşsın !"dedi.

Kızanlar bir birine sarıldı. Efe, "Kozalak'lı !Bu yöreyi

sen iyi tanırsın ,bizim önümüze düş, biz de arkadan

gelelim !" dedi. Kozalaklı Mehmet"Baş üstüne efem!

"dedi..

Ala şafakta, atlara atladılar, düzüldüler yola...

Bütün gün yol aldılar...Gün kavuşurken ,Armutlu

köyüne vardılar...Köylüler Yörük Ali Efenin ününü

duymuştu,meraklı gözlerle etrafında toplandı

Hüseyin ağanın evine misafir oldular. Ağa, "efem

kara dinli Yonan ,karılarımıza kızlarımıza göz diker

oldu. Bu keferelere dur demenin zamanı gelmedi

mi ? "dedi.Efe, çıra "ateş " gibi yanan gözlerini

Hüseyin ağaya dikerek, "ağa içini ferah tut ! Çok

yakında, Yunan def edlecektir !" dedi..Sonra, "çok

yorgunuz, yataklarımız yapıldıysa yatalım ağa !"

dedi."Kızım misafirlerimize halis yün yatakları ser !"

diye içeriye ünledi. Efe, her zaman tedbirli gezerdi

Bir kızanı gözcü koydu. Efe, üstünü başını çıkatma

dan yattı, başının altına çakmaklı tabancasını koydu

Kızanlara başka odada yer yatağı serilmişti. Efenin

ağırlaşan göz kapakları yavaş yavaş kapanmış

dışarıdan köpeklerin sesi geliyordu. Köpek seslerine

dereden kurbağaların vırak vırak diye haykırışları

karıştı.

Tan yeri ağarırken kalktılar kızanlar. İbrahim

Çavuş ,efenin yattığı odanın kapısına hafifçe vurdu

Yörük Ali zaten uyanmıştı. "Gel bakalım İbrahim

Çavuş ,kızanlar kalktı mı ?"dedi."Kalktılar efem !"

dedi..Hüseyin ağa, yolda yemeleri için azık hazır-

latmıştı. Yörük Ali, atın üzerine atladı. "Hakkını

helal et ağa ! Size bir sürü zahmet ettik! Kusuru-

muzu bağışla !" dedi.." Estağfurullah efem ! Başımın

üstünde yerin vardır ! "dedi..Sonra kızanlar da at-

larına bindi.Köyün köpekleri ,atların arkasından

havladı. Tozlu, taşlı, kayalık bir yola düştüler, köy-

den yavaş yavaş çıktılar

Alanlı köyünden geçen Yörük Ali ve kızanlarına

köylüler sevgi gösterinde bulundu. Kadınlar ,bağdan

topladıkları üzümü ,efeye ve kızanlarına ikram etti

Yaşlılar efeyle konuştu. Sonra köyden çıktılar.

Güneş tepeye dikilmişti. Atlar,sıcaktan , at sinek

lerinden kan ter içinde kalmıştı. Derenin kenarın-

daki söğütlerin altına oturarak hem yemeklerini

yediler hem de dinlendiler.

Geçtikleri köylerde Yörük Ali efenin mahiyetine

bir çok delikanlı katılmıştı..Çocuk denecek yaşta

bıyığı yeni çıkan gençlerin tek amaçları vardı

Yunan'lılarla savaşmak...Alanlı köyü çok gerilerde

kalmıştı..Donduran köyüne girerken birkaç Rum

gencine rastladılar. Yörük Ali Efe'yi tanıyan gençler

korkudan efenin yanına geldi. Efe, " askerlerinize

teslim olmak istiyoruz ! Yalınız kılımıza bir helal

gelmeyecek !" dedi.."Bunu komutana iletin !"

Gençler, Yörük Ali'nin sözlerini aynen Yunan

Karargah komutanına iletmişti. Komutan Yörük

Ali'nin bu sözüne inanmıştı..Oysa, Yörük Ali efe

onlara bir tuzak hazırlamıştı

Nazilli!den gelen bir Papaz, Sultan Hisar'da konak

layan Yörük Ali Efey'le görüşmek için hana gelmişti

Hancı Şişman, iri göbekli bir adamdı...Yörük Ali

efeyi öz oğlu gibi severdi. Efe ,handan ayrılırken

"bir papazın kendisini arayacağını, ne zaman gele

cek bilmiyorum !" demesini tembih etmişti. Maksat

zaman kazanmaktı. Papaz, oyuna getirildiğini

anlamıştı ya, atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmişti

*******

Gecenin bir yarısı olmuştu. Menderes nehri,

ağır ağır akıyordu. Gece böceklerinin sesinden

başka bir ses duyulmuyordu. Yörük Ali ve kızan

larını taşıyan sal ,ağır ağır yol alıyordu. Yörük Ali

Efe, kaç gündür uyuyamamıştı...Ya bir aksilik

çıkarsa diye endişeleniyordu. Kızanlar da çok

heyecanlıydı. Sıkı sıkı martinin kabzasını tutuyor

lardı...Salı kullanan salcı, sırıkları suya batırırken

ses çıkarmamaya çok dikkat ediyordu. Yörük

Ali Efe, gözünü kırpmadan salcının her hareketini

dikkatle izliyordu. Güven verici bir adam demişti

onun için İbrahim Çavuş, ama yine de belli olmaz-

dı ! İnsan oğlu, çiğ süt emmiş ...

Köprünün etrafında nöbet bekleyen Yunan dev

riyesi, gözünü sessiz sessiz akan Malgaç çayına

dikmişti. En ufak bir seste heyecanla etraflarına

bakıyorlardı. Yörük Ali Efe, uzakta sipere yatmış

dört kızan yerde sürünerek demir yolunun kenarın

daki telefon tellerini ellerindeki makasla kesmişti

Teğmen Zekai Bey, Dalama pazarında rastladığı

Bakırköylü, Teğmen Kadri Beyden, aldığı dinamit

leri, köprünün altına dikkatle yerleştirmişti. O kadar

sessiz hareket ediyordu ki, en ufak bir hata ,

kendisinin, ve kızanların hayatına mal olabilirdi.

En kötüsü de, Atça'da bulunan Yunan taburu Yunan

askerlerinin yardımına gelebilirdi..Saat sabahın

altısı olmuştu. Teğmen Zekai Bey, dinamit lıkumu-

nun ucundaki fünyeyi ateşlemiş, köprüde korkunç

bir patlama olmuştu.

Malgaç köprüsünün doğusundaki bir çavdar tar

lasına yerleşen Yunan müfrezesi , patlamayı duy-

muş, yardıma gelmek için harekete geçmişti

Düşmanın her hareketini elindeki sahra dürbünüyle

izleyen Yörük Ali Efe, yıldırım gibi, zorda olan

Zekai Beyin yardımına geldi. Yüzbaşı Ahmet Bey

sağ kanada yerleşen Kıllıoğlu Hüseyin Efe, ve

kızanları, sol kanatta ise, Asaf Bey, Necmi ve

Memduh Bey, ateşe başlamışlardı...Sultanhisardan

takviye alan Yunan jandarmalarının üç taraftan

sarılan Yunan müfrezesine yardıma geldiği istih-

baratı alınmıştı. Çine'nin İbrahim Kavşağı köyünden

Tahtacı Memiş, çatışmada yaralanmıştı. Baskın

sonunda Yunanlılar'dan bir makinalı tüfek, silahlar

ele geçirilmişti.

Yörük Ali Efe, ve kızanları , Teğmen Zekai Bey

Yüzbaşı Ahmet, ve arkadaşları kuzeye, Uzunlar

köyüne çekilmişti. Geceyi köyde geçiren müfreze

sabah yola çıktı, öğleye doğru, bir dağ eteğinde

kurulu, İsabeyli köyüne geldi. Aydın -Nazlliyi

bir birine bağlayan kara yolu bu köyün içinden

geçiyordu. Nazillideki düşmandan haber almak

mümkündü...Arap Yüzbaşı diye tanınan Yüzbaşı

Nuri'den istihbarat alınabiliyordu.

Baskın başarılı olmuştu. Ama Malgaç'ta

durmak tehlikeliydi..Yunan kuvvetlerinin takviye

alma ihtmali kuvvetliydi..Nazilli'de bulunan Yunan

taburu Malgaç köprüsünün tahrip edilmesini ve

demir yolunun kullanılamaz hale gelişini haber

almış, iyice tedirgin olmuştu. 19 Haziran 1919 günü

saat 20.45 te Türk kuvvetlerinin taarruz edeceğini

öğrenen Yunanlılar, 19 Haziran gecesi büyük bir

gizlilik içinde Aydına çekilmeyi kararlaştırdı.Ancak

o gece Müslüman Türk halkını evlerinden çıkarma-

dılar...Ama Nazillideki Türk telgraf memurları, tüm

tehlikeyi göze alarak "yakalanma" Yunanlıların

hareketini Tümen komutanlığına bildirmişti Tümen

komutanı bir telgrafla Sarayköyde'ki birliklerin

komutanı Binbaşı Hakkı Beye bir telgraf çekerek

Nazilliye hareket etmesi emrini vermişti.

Yunanlılar bütün kuvvetlerini demir yoluyla

çekmeyi düşünüyorlardı..Fakat demiryolunun

Malgaç baskınında tahrip edilmesi işlerini güçleş-

tirmişti. Bundan vaz geçtiler, kara yoluyla hareket

etmeye karar verdiler. 20 Haziran gecesi cemseler

hareket etmeye başlamıştı. 21 Hazirana kadar

çekilme tamamlanacaktı. Öyle kararlaştırmışlardı

Nazilliden gizlilik içinde çekilirken Yörük Ali Efe'ye

ve diğer efelere yataklık ettikleri gerekçesiyle

masum Müslüman Türk halkından yirmi kişiyi

tutuklamışlardı. Tutuklananlar arasında Emekli

Binbaşı Kenan, Hafız Mehmet, Hacı Mahmut, Tahsil

dar Ali Rıza, Akça'dan 15, Sultan Hisar'dan da 5

kişiyi dibçik darbeleriyle ,perişan bir vaziyette

Cemseye bindirdiler. Sonlarının ne olacağını bilen

bu zavallılar yine de metin olmaya çalışıyorlardı

Köşkteki Emekli Binbaşı hariç diğerlerini kuşuna

dizdiler, o şans eseri kurtulmuştu. Öldü zannet-

mişlerdi.

Yörük Ali Efe, İsabeyli köyünde bir ağanın

evinde kalıyordu. Tam bu sırada telaşlı bir köy

delikanlısı içeri girmek istedi..Efenin korumalığını

yapan bir kızan, "burda bekle ! Efeye haber veriyim

"diye içeri girdi. Girdiği ile çıktığı bir oldu

"Efe seni bekliyor !"dedi.Delikanlının üzerini aradı

küçük bir çakıdan başka bir şey yoktu üstünde

Efe, "gel bakalım delikanlı !" dedi.."Benimle

görüşmek ister mişsin ? Söyle derdin ne ?"

Delikanlı, "efem,yonan gavuru gırdı geçirdi ...

Atça'da !" Ağlamamak için zor tutuyordu kendini

Bacılarımızı...analarımızı...!"sonra gerisini getire-

medi..Göz yaşlarına boğuldu. Efenin sol kaşı

.çatıldı. "Gidi dinli kafir !"diye iri ellerini sıktı

Gözlerinden ateş saçıyordu sanki...Sonra ayağa

kalktı. Gözcüyü çağırdı. Kızanlara söyle Sinekçiler

köyüne çekiliyoruz...

Sinekçilere akşam ezanı okunurken varmışlardı

Bir köylünün evinde oturuyorlardı. Bir köylü haberci

geldi.."Efem Demirci Mehmet Efenin selamı var!

Tez gelsin !" dedi.."Baş göz üstüne...Kendisi nerde

şimdi ? "dedi. Mehmet Efe Nazilli'de , Yonan korku-

sundan Nazilli'den gaçtı "dedi..

Yörük Ali Efe, ve kızanları Nazilliye vardıkların-

da, haberin doğru olmadığını anladılar...21 Haziran

1919 sabaha karşı Nazilli!den ayrılmışlardı Yunan

lılar...Ayrılmadan önce Yunanlıların Müslüman Türk

halkından ,kadınlara, kızlara tecavüz ettiklerini

köyleri yaktıklarını yaşlı bir köylü ağlayarak

Yörük Ali Efeye anlattı.

NOT : Bu öyküyü, yazarken, Güneybatı
Anadolu'da Kuvay-yı Milliye Hareketi
Sıtkı Aydınel Kültür Bakanlığı1993
faydalandım

Tüm, adsız kahramanlara adadım bu öyküyü

















malgaç çayı baskını hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 1635 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. satanistler
6. ACI
7. babamı istiyorum
8. ACI HAYAT
9. YENGEM
10. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!