arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

öğretmenin ölümü,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
öğretmenin ölümü

başlık:öğretmenin ölümü öykü
ekrem güneşli
"bir köy öğretmenin anı defterinden"

" Bey, bu havada yola çıkılır mı ? Hava düzelsin

öyle git "dedi Nuran öğretmen. "Tasalanma ,kasa-

bayla köyün arası iki saat çeker, sonra ilk gidişim

değil ki bu ! " diye gülümsedi Burhan öğretmen.

"İçimde garip bir duygu var, kötü şeyler olacak gibi

....Korkuyorum işte !dedi eşi. "Aaa ! Sil bakayım

göz yaşlarını ,metin ol, sen öğretmen hanımısın

hani, sen değil miydin biz öğretmen kadrosunun

gönllü neferleriyiz "diyen. Sarılıp öptü, karısını

Burhan. Nuran öğretmen, "maaşını alırsan , oyalan-

madan gel, yıl başını ilk kez birlikte kutlayacağız !"

dedi.


Burhan öğretmen, yeniden evlenmişti. İlk karısını

kaybettikten sonra, uzun bir süre evliliği hç düşün-

memişti, Ama kasabadadaki İlköğretim Okulunda

maaş kuyruğunda maaşını almak için sıra bekler-

ken, tesadüfen Nuran öğretmenle karşılaşmış ilk

gördüğünde bir birinden hoşlanmışlardı. Bundan

cesaret alarak İlköğretim Müdürü Hasan Beye söy-

lemiş, o da tabii hocam, memnuniyetle aracı olurum

demiş, onun vasıtasıyla nişanlanmışlar, çok

geçmeden, sade bir törenle Belediyenin düğün

salonunda düğünleri olmuştu. Nuran öğretmen ,

sarışın, yeşil gözlü, zarif bir kadındı. Başka bir

köyde öğretmenlik yapıyordu...Evlenince ayni köye

aldırmıştı Burhan onu...

**********

Köyden çıktığında kar hızını artırmıştı. İnce ince

yağıyordu. İnce yağan kar yerleri çabuk tutmuştu

Zor yürüyordu. Botlarının altı kauçuk olmasa ayak-

ta durması imkansızdı. Kar giderek fırtınaya dönüş-

müş, yüzüne düşen sulu kar tanelerinden gözünün

önünü zor görüyordu. Kışta yola çıktığı için kendisi-

ne kızıyordu. Köy yolundan şoseye çıktığı halde

tek bir araba geçmemişti. Aksilik bu ya, başka

zaman olsa en az iki otobüs veya kamyon geçerdi

bu yoldan. "Oğlum Burhan ,yürümekten başka

çaren yok ,karşına bir vasıta çıkarsa ne ala yoksa

kasabaya kadar tabana kuvvet diyeceksin . Yolu

yarılamamıştı bile...Kuşluğu çoktan geçmiş hava

soğumaya başlamıştı. Montunun yakalarını kaldır-

dı, bıçak gibi kesen rüzgara karşı kendini korumaya

çalıştı. Kar tümsekleri oluşmuş, boz kırı, ucu bucağı

belli olmayan bozkırı, beyaz bir yorgan gibi ört-

müştü kar...Yol boyunca uzanan telgraf direklerine

konan aç saksağanlar çirkin sesler çıkararak kalkı

yor, sürüler halinde başka yere uçuyorlardı...Bir

dere yatağını geçti, suyu tamamen çekilmiş üstü

yabani ot bağlamıştı

" İkindiye varırsam kasabaya diye söylendi.

Durmadan yürüyordu. Yorulmuştu. Ama fırtınan

gözünü açamıyordu...Kör bir gidişti bu...Parmak

larının ucu yavaş yavaş keçeleşmeye başlamış

yürüyüşü de yavaşlamıştı...Boz kır ve bir insan...

Vahşi doğa ile insan oğlu arasındaki savaş yıllar-

dan beri sürüp gitmişti...Teknik çok ilerlediği halde

depremin ne zaman olacağını, ne şiddette olacağını

bilemiyordu bilim adamları...Tanrı her şeyin haki-

miydi..İnsan oğlu, hem ondan korkuyor hem de

ona isyan ediyordu...Yalınızdı ve güçsüzdü.

Yürüyordu yürüyordu...Ekmek kavgası için vahşi

doğayla baş başaydı...Fırtınada yürümek bir çıl-

gınlıktı...Ama başka çaresi yoktu...Uykuya yenik

düşerse, donacağını biliyordu...Onun için uyuma-

maya çalışıyordu...Ellerini montunun cebine sokmuş

kör bir gidişe kaptırmıştı kendini...Yol-bel kaybol-

muştu artık...Ne yöne gittiğini kestiremiyordu...

Artık adım atmak şöyle dursun, keçeleşen parmak

larını oynatamıyordu...Tatlı bir uyuşukluk sarmıştı

tüm bedenini...Hava çok soğuktu, bozkırın üstüne

kör bir duman çökmüştü...Ölümün nefesini artık

ensesinde hissetmeye başlamıştı...Bozkırın sessiz-

liğini insanın içine ürperten uzun ulumalar bozmuştu

Bu anda, uzaklardan bir çakal pavkırdı...Çok uzak

lardan acı bir kurt uluması karşılık verdi ona

Ve tepeden tırnağa değin titredi.."Bu kurt uluması "

dedi..

Yola çıkarken tabancasını yanına almıştı. Ama

kurtlar sürüler halinde gezerdi. Aç kurtların köylere

indiği ,koyun ağılına girip koyunları parçaladığı

zağarları boğup attığını dumuştu.Buna benzer öykü

ler anlatmıştı talebeleri...

Tahmin ettiği gibi kurt sürüsü uzaktan görün

müştü...En önde Siyah bir kurt vardı..Bu sürünün

başını çeken kurt olmalıydı. Tabancasını çıkarıp

ateş etmek istedi, ama elleri titredi , parmaklarını

zor hareket ettiriyordu..İyice yaklaşmadan ateş

etmeyecekti, sürü iyice yaklaşıyordu. Siyah kurt

en başta koşuyordu...Iska geçerse, kurtların

kendini parçalayacağını düşünmüştü...Sürünün

ele başısı olduğu anlaşılan Siyah kurt, sürüden

ayrılmış son hızla yaklaşıyordu...Yaklaştı yaklaştı

Sivri burnunu gök yüzüne kaldırıp uzun uzun uludu

bu arkadan gelen sürüye saldırı komutuydu...

Tetiğe dokundu. Çıt sesi duyuldu. Tetik düşmemiş

ti...Tekrar denedi..İkinci denemede tetik düştü.

Namludan kesif bir duman çıkmıştı, ve bir patlama

sesi duyuldu. Göğsünden vurmuştu Siyah kurtu

Karların içinde çırpındı bir süre, sonra cansız bedeni

düştü. Arkadan gelen sürü kan kokusunu almıştı

Aç kurtlar, yerde cansız yatan kurdu parçalamaya

başlamışlardı...Siyah kurtun leşini yiyen kurtlar

biraz sonra da kendisine saldıracaklardı...Tabanca

nın namlusunda kalan son kurşunu kendisine

sakladı. Boz Kurt, başa geçmişti şimdi..Diğer kurt

lar, uzun uzun uluyarak etrafındaki çemberi daral

tıyordu...Kurtlar zeki hayvandır. Onun zayıf anını

kolluyorlardı...Hava iyice kararmıştı, "pis hayvanlar

haydi saldırın !" diye bağırdı. Sinirleri iyice zayıf

lamıştı. Kurtlar, sanki bir merkezden haber almış

gibi birden saldırıya geçmişti...Tetiğe dokundu.

Çıt sesi duyuldu...Sonra, Burhan öğretmene sal

dıran aç kurtlar onu parçalamaya başlamıştı

* * * *

Nuran öğretmen, havanın karardığı halde kocası

nın gelmemesi üzerine içine bir endişe düşmüştü

Üstüne, montunu giyerek lojmandan çıktı.Köyün

üstüne çöken sisten göz gözü görmüyordu.Muhtar

Hasan'ın evi, okulun yanındaydı. İki katlı, taş bir

yapıydı bu...Altında oğlu oturuyordu. Üstünde de

kendi. Avlu kapısından içeri girdi. Bağlı çoban

köpeği ürmeye başladı. Muhtar, "İt ürüyo ! bakın

dışarıda biri var galiba !" dedi.Muhtarın oğlu dışarı

çıktı.

Nuran öğretmen, "Muhtar efendi evde mi ?"

dedi..

"Hayrola hoca hanım, çok telaşlısınız ?

İçeri buyurun !" dedi..

Muhtar, sırtına çizgili bir pijama giymiş

sedirde oturuyordu. Nuran öğretmen girince

kendini topladı, "Hayrola Nuran hanım ?"dedi.

"Burhan maaş almak için kasabaya indi

akşam olduğu halde dönmedi..Başına bir şey mi

geldi ? Çok endişeliyim muhtar !"

"Canım hemen kötüye yorma ! Belki işi

uzadı...Kasabada kaldı...

" Kalma dön, ben korkarım dedim

"Yahu, bize söyleseydi, bir adam gönderir

maaşını alırdık...Şu kışta kıyamette hocanın yap-

tığı cahallık ! İnşallah bir vesayete rastlamıştır !"

*******

"Süleyman Efendi ,bir dakika durur musun ?"

diye bağırdı.

"Tabiii hoca hanım..Burada inecek misin ?

Yol ıssız başına bir şey gelir ! "

" Şu kargaların hareketi dikkatimi çekti.

Orada bir leş var galiba...İnsan veya hayvan

ölüsü olabilir.

Otobüs durdu. Meraklı birkaç yolcu da indi.

Kurtların dün gece parçaladığı öğretmen Burhan

ın cesedinden kalan parçalara kara kargalar kon-

muştu...Nuran öğretmenin , yerde yatan parlak bir

cisim dikkatini çekmişti..Bu evlilik yıl dönümünde

kocasına aldığı, altın suyuna batırılmış bir saatti

Tanıdı, göz yaşlarını tutamadı...Oturup hıçkıra

hıçkıra ağladı Yolcular onu sakinleştirmeye çalıştı

Not : Bu öykü, eski öykü dosyamdan alınmıştır














öğretmenin ölümü hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 1963 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. satanistler
6. ACI
7. babamı istiyorum
8. ACI HAYAT
9. YENGEM
10. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!