arkadaş

Haber | Şarkı sözleri | Program | Oyun | Güzel sözler | Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | Türkü | Tv | Kadın | Müzik | Fıkra | Hikaye | Şiir Şair

akıl hastası bir gencin romanı,hikayesi,hikayeleri,hikayeler hikaye
Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Mektuplar
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
akıl hastası bir gencin romanı

başlık:akıl hastası bir gencin
romanı
ekrem güneşli

Onu akıl hastanesinde tanımıştım. Bir doktor arka

daşımla koğuşları gezerken, "Korhan'cığım gel sana

yazacağın son romanın için güzel bir konu !"dedi.

Gülümseyerek, "doğrusu çok merak ettim Kaan

bir an önce onu görmek istiyorıum !" dedim. Tek

kişilik bir odada yatıyordu kahramanım . Yirmibeş

yirmialtı yaşlarında bir gençti ...Karyolaya ,elleri

kolları bağlanmış ,başında bir hemşire duruyordu.

Hemşire, hastanın pijamasını sıyırmış, kalçasına

elindeki şırıngadan ağır ağır teskin edici ilaç zerk

ediyordu. Gencin balışları korkunçtu ve insana

"beni bu hastalıktan kurtarın -der gibi garip garip

bakıyordu. Doktor arkadaşıma, "bu gencin hastalı-

ğı ne ?"diye sordum.. Dr.Kaan yüzüme bakarak

"kişilik bozukluğu !" dedi..Yani çevresine uyumsuz

luk..."

Hemşire iğneyi yaptıktan sonra odadan çıktı.

Dr.Kaanla yalınız kalmıştım; merakımı yenemeye-

rek, "ne iş yapıyor bu genç ?"dedim. "Talebe !"dedi.

"Daha doğrusu hastalanmadan önce...Ama hasta-

lık tehlikeli bir hal alınca , ailesi bize baş vurdu, biz

de yatırmak zorunda kaldık..Gerçekten de ilginç bir

olaydı bu...Dr.Kaan, eğilip gencin, göz bebeklerine

baktı, sonra başını umutsuzca iki yana salladı.

Sonra bana dönerek, "çok geç kalınmış bir vaka !"

dedi.."Yazık olmuş! "Ben doktor arkadaşımla konu-

şurken, içeriye kırk kırkbeş yaşlarında çok güzel

bir bayan girmişti. Telaşlı bir hali vardı.

"Doktor, Kaan Beyi arıyordum ben !"dedi.

Kaan gülümseyerek, "buyurun ...Kaan benim !"

dedi.."Şey...yiyenim nasıl oldu doktor bey ?

İyileşecek mi ? " "Şey...affedersiniz yeğeniniz

kim ? "dedi doktor arkadaşım

Genç kadın, "şey...Bora efendim! Yani ablamın

oğlu... " Dr. Kaan acı acı gülümsedi"Bakınız hanım-

efendi , açık konuşuyum bu tip hastalar zor iyile-

şir...Ama yine de tamamen ümidinizi kesmeyin

Çünkü tıp ilerledi...Yeni yeni ilaçlar bulundu...Ülke-

mizde, psikolojik hastalıklar konusunda yeni ça-

lışmalar var..Gencin teyzesi olduğunu söyleyen

kadın"bayan" önce doktor arkadaşımın sonra benim

elimi sıkıp " yeğenimi görebilir miyim doktor bey ?"

dedi..Dr.Kaan " Tabii, yalınız hastanın yanında

lütfen yarım saatten fazla kalmayın !" dedi..

"Bora bak ben geldim yavrum !" dedi.."Teyzeni

tanımadın mı ? Genç teyzesine gülümseyerek baktı

Ama ağzından tek bir sözcük çıkmadı. Yeğenine

ağladığını göstermemek için, arkaya dönüp kağıt

mendile göz yaşlarını sildi. Sonra odadan çıkıp gitti

* * * *
Dr.Kaan, kadın"bayan" çıktıktan sonra, "işte

böyle arkadaşım ! Her gün, ruh hastası binlerce

kişiyle cebelleşmekten yemek yemeye bile fırsat

bulamıyorum !" dedi..

"Allah, kolaylık versin arkadaşım ! Gerçekten

işin zor !" dedim. "Öğlen yemeğine kal birlikte

yiyelim !" dedi.

"Hayır kalamam Kaan, işim var !" dedim."Ama

sana söz ,bir dahaki gelişimde bu arzunu yerine

getiririm !" Hastane asansörüne kadar benimle geldi

o yemek haneye indi. Zemin kata inmek için asan-

sörün düğmesine bastım.

* * * *

O gün başımda müthiş bir ağrı vardı. Bir asprin

alıp yattım. Ama aklım hala akıl hastanesinde gör

düğüm gençdeydi. Bora neden bunalıma girmişti ?

Neden birkaç kez intihara kalkışmıştı ? Daha karşı

lığını bulamadığım bir çok soru kafamı meşgul

ediyordu..Ne kadar uyumuşum bilmiyorum, tele-

fonun sesine uyandım...Ahizeyi kaldırdım, arayan

Dr. arkadaşım Kaandı. "Uykucu ! Uyandırdım mı

seni ? "dedi. "Akşam buluşalım..." "Olur ! Saat

kaçta ? "dedim. "Saat ,dokuz ,sence uygun mu ?"

dedi.."Tamam ! Hastanede bekle beni !" Ahizeyi

yerine koydum, kolumdaki saate baktım...Saat

yediydi..Bir saat daha uyuya bilirdim...Gerisi

yolda geçecekti...Kafamı yastığa gömdüm. Gözle-

rimi açtığımda ortalık kararmıştı. Hemen yataktan

kalktım, lavoboda elimi yüzümü yıkadım, üstümü

giyip evden çıktım.

Hastaneye vardığımda, Dr.Kaan odasında

yoktu. Hemşirelerden birine sordum, "Hastanın

biri kriz geçirmiş, onun yanında galiba !" dedi.

"Odasında bekleyebilirsiniz ..."Teşekkür ettim.

Odada beklemeye başladım. Yarım saat sonra

geldi, sinirliydi. "Kusura bakma Korhan !Bir akıl

hastası, hemşirelerden birine saldırmış ta, teskin

etmeye çalıştık !" dedi."Bizim mesleğin garip yan-

ları işte...!"Sonra, bir sigara yaktı. Odanın içinde

elleri arkasında bir süre gidip geldi. Sonra oturdu

masasına "çay...kahve ? "dedi.."Kahve !" dedim

Masanın yanındaki zile bastı, mavi önlüklü ,temiz

yüzlü ,orta yaşlarda , saçları aklaşmış, bir kadın

girdi. "Fatma hanım bize iki nescafe yap !" dedi.

Kadın, "baş üstüne !"dedi. Kapıyı çekip çıktı.

"Seni bugün bir bayan arkadaşımla tanıştıracaktım

o da yazar..."dedi.."Ama kadıncağızın annesi aniden

rahatsızlanmış, o da memleketine gitmiş...Sana söz

geldiğinde tanıştıracağım sizi...Bir süre konuşmadık

Nescafelerimiz gelmişti. Fincanı aldım, yudumlama-

ya başladım...

"Sahi geçen gün hastanede gördüğümüz o

genç nasıl oldu ? "

"Bora'yı soruyorsun galiba...Sen gittikten sonra

hızla iyileşmeye başlamıştı...Tüm doktor arkadaşlar

çok sevinmiştik...Ama yine kriz geçirmiş, koğuşun

penceresinden kendini aşağıya atmaya kalkmış

bereket, hemşirelerden biri tesadüfen içeri girmiş

te gencin hayatı kurtulmuş...

Sıkıldığımı anlamıştı. Haydi çıkalım dedi..Sor-

madım nereye gideceğimizi...Arabasını hastanenin

arkasındaki parka çekmiş, gidip bindim. Suratlı

araba kullandığı için, her binişimde onu uyarı-

yordum...

******
Dr. Arkadaşım, Kaan, "Bora!nın hayatını öğren

mek istiyordun, işte Bora'nın, tuttuğu günlük, bunu

teyzesi vermişti bana, hastayı yakından tanımam

için, ben de sana veriyorum dedi..Defteri aldım

okumaya başladım..Düzgün, bir el yazısıyla yazıl-

mış, günce, akıcı bir uslupla kaleme alınmış,usta

bir yazarla tanıştığımı anladım. Bu Boraydı,

...... hastası...

Annemin adı, Nezihe, babam banka emek

lisi Kamil Bey, ailenin tek erkek evladı benim...

Annem, Anadolunun muhtelif kasaba ve köylerinde

öğretmenlik yaptıktan sonra, İstanbul'da bir kız

lisesinde öğretmenliğe başlamış...Öğretmenlik

yıllarında, başından geçen tatlı ve acı olayları

tuttuğu hatıra defterinden de faydalanarak ilk

romanını yazmış...Göle düşen gölge...Bu roman

İstanbul'da bir gazetede tefrika halinde yayınla-

nınca, beklenmeyen bir ilgi görmüş okuyucular

tarafından...Romanın dilini çok ağır bulanlar olduğu

gibi, uslup olarak, Viktor Hugo'nun Sefiller , roma-

nına da benzetenler olmuş...

Bir aile toplantısında, tanıştığı babamla , bir

birine aşık olarak evlenmiş annem...O tarihte

annem, bir kasabada öğretmenmiş, İstanbul'a

tayin olunca, büyük babamın Burgaz'daki evine

taşınmışlar, benim dünyaya gelmem, ailede neşey

le karşılanacağına, babamla annem arasında şiddet

li, bir tartışmaya sebep olmuş bu...

Günlükten, aile arasındaki şiddetin nedenlerinin

Bora'nın psikolojik nedenlerden dolayı, ilkokulda

arkadaşlarıyla uyum sağlayamamasının neden ol-

duğunu anlıyoruz...Bora, bakın bu konuda neler

yazmış günlüğüne...

" Arkadaşlarım, tenefüste kızlı erkekli gruplar

halinde dolaşırken, ben onların arasına katılmaya

çekiniyordum...Oysa, yakışıklı bir çocuktum...

Ama, geç bulüğa girmiştim...Sakallarım çok

seyrekti, babamın söylediği gibi pısırık bir oğlan-

dım...Babam, " Bütün suç sende...Sakat çocuk

doğurdun..! Kavgacı, atak, gözünü daldan budak-

tan sakınmayan babasına çekeceğine ,ayaş Hamdi

amcasına çekmiş !"diye annemi suçluyordu...

Annem, "Suç benim mi Kamil Bey ! Ne senin ne

de benim ! İsyan etmen hiçbirşeyi değiştirmez

Tanrının gücüne gider ! Oğlum olsun, diyen sen

değil miydin ? Kızımız doğduğunda bir gün yüzüne

bakmadın ? " Babam, " Keşke böyle geri zekalı

oğlum olacağına hiç olmasaydı !" diye öfkesini

annemden çıkarıyordu.

Kız kardeşim Nilüfer, menenşitten ölmüş...Benim

doğmam, annemin acısını biraz olsun hafifletmişti.

Okuduğum günlüğü masanın üstüne koyarak

yorgun gözlerimi dinlendirmeye çalışıyordum...

Kapının zili çalındı,açtım, gazete dağıtan çocuk

"abi gazeteni getirdim !" dedi..Aldım, odama

götürerek okumaya başladım...Siyah, iri puntolu

harflerle yazılan bir yazdı dikkatimi çekmişti

......Bankasında .....servisinde çalışırken

hastalığını ileri sürerek, emekli olan K...

oğlu B....tedavi edildiği hastanede, bir hemşire-

nin dalgınlığından da istifa ederek,....günü saat

sularında , kaldığı koğuşun penceresinden atlaya-

rak intihar etmiştir.

Donmuştum...Çok üzüldüm, dr. arkadaşım

Kaan,ın söylediği gibi kader oyununu oynamıştı


NOT : Bu öyküde, aile arası geçimsizliklerin çocuğu

nasıl etkilediği yazılmıştır



























akıl hastası bir gencin romanı hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 2913 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. LİSELİ KIZ
2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ
3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM
4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış...
5. satanistler
6. ACI
7. babamı istiyorum
8. ACI HAYAT
9. YENGEM
10. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.



Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Açılış sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam
Türkiyenin Web topluluğu  © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
Get Firefox!