dantelli oya
öykü
dantelli oya
Sokağa bakan penceresinin önüne oturur,yolu
gözlerdi Naciye. "Kazım gelecek !" derdi. "Muhak-
kak gelecek...Oysa yıllar su gibi akıp gider, ne
Kazım gelir ne de bir haberi. Boş arsada top oyna-
yan çocuklar, bazan topları kaçınca, Naciye ablala-
rının bahçesine dalarlardı...Naciye ablaları gülerek
"Sizi yumurcaklar ,bir daha bahçeme topunuzu ka-
çırdığınızı görmeyim !"diye kaysı ağacının altına
düşen toplu alıp çocuklara uzatırdı. Çocuk olmamış-
tı Naciye...Babası bir güne bir gün, kucağına alıp
sevmemişti..."Ahmet'i seversin ama !" derdi ,sü-
müklerini kolunun yenine silerek .Babası gülerdi
tütünden sararan dişlerini göstererek. "O oğlan !"
derdi. "O benim soyumu sürdürecek..."Naciye
üzülürdü. Göz yaşını içine akıtırdı. "Annem gelsin
size göstereceğim !" derdi.Annesi, zengin evlerine
yufka açmaya gidiyordu. Baklava hamurunu onun
gibi açan yoktu. Üstelik sessiz bir kadındı. Sır sak-
layan kadındı. Kaç kez, evin büyük hanımı "Atiye
kızım, sen bu evin yabancısı değilsin , Nihal'ın ev-
lenme çağı geldi ,hatta geçiyor, aceba bir sevdiği
delikanlı var mı ? Ne biliyim sana içini açar da...
Deli kız, gelen görücüleri geri gönderiyor .Gelen
damatların kimini kısa boylu diye, kimini çirkin diye
beğenmiyor...Torunumu çok severim bilirsin..."
"Vallahi ne söyleyim büyük hanımım, siz nasılsanız
ben de öyleyim. Nihal hanımı öz kardeşim gibi seve
rim, hatta öz kızımdan da üstün tutarım, lakin kime
gönül verdiğini bana söylemedi. Dalıp gitmişti
Naciye..."Aman, bunları ne diye düşünüyorum, san
ki bana sahip çıktılar...! Anam da babam da yerinde
sağ olsun !" dedi. Eline, oyasını aldı, Kazımın çok
sevdiği " Recebim türküsünü söylemeye başladı.
*****
Sokağa ne zaman kırmızı renkli bir kamyon girse
pencerenin perdesini aralar, içi sevinçle taşarak
"Kazımın kamyonu geldi !"diye bakar, fakat kam-
yondan aşağıya atlayan ,bitişikteki evin oğlu oldu
ğunu anlayınca sevinci hüzne dönüşürdü...Kazım
"Naciye ,İzmir'e mal götüreceğim , dönüşte nikah-
larım seni !" demiş, o gün sabaha kadar eski kar-
yolada hasret gidermişlerdi. "Yeni geldin, yine gidi-
yorsun!" diye boynuna sarılmış, göz yaşlarına
boğulmuştu. Ama ceketini sırtına almış, çıkıp git-
mişti Kazım...Üstelik mahallenin de diline düşmüştü
"Oh olsun ! Bizi aklı sıra çatlatıyordu , yakışıklı
kocam !" diye bize gösteriş yapıyordu. En çok ta
Neriman'ın kızı sevinmişti. "Hıh ! Sünepe , sen de...
Güzelim diye mahalleye çalım satar. Güzeldin de
bir adamı niye avcunun içinde tutamadın kızım...
Geç bu lafları geç...Naciye, arkasından söylenenle
rin kimini duymazlıktan gelir, kimine de güler ge-
çerdi. Mahallede tek arkadaşı elektrikçi Niyazi'nin
karısıydı "hanımı" Sevim'di...Sessiz bir kadındı.
Kimsenin, ne azında olurdu ne de çoğunda...Dobra
dobra kadın olduğu için, mahalle kadınlarınca
horlanırdı. Ancak evde elektrik tesisatında bir
bozukluk olunca akıllarına Sevim gelirdi ! "Sevim
hanım, Niyazi Beye söyle de bizim fırına bir baksın!
Niyazi Beye de ayıp oluyor ya salonun elektriği
yanmıyor , bir...Birlerin arkası gelmezdi..."Baksın
Niyazi gelsin de söyleyim !"diye gülümseyerek rica
ları geri çevirmezdi.
Naciye, "Sevim Hanım, sendeki hoş görülülüğe
şaşıyorum !" derdi. "Aşkolsun ...ben olsam bu iki
yüzlü insanlara kocamı göndermek şöyle dursun
kapımı açmazdım !" "İnsanları öyle kabul edecek
sin ,hani ne derler balık bilmezse Halik bilir..."
Naciye'nin evine Sevimin, Sevim'in evine de
Neciye'nin gidip gelmesi Neriman'ı kıskançlıktan
deliye döndürmüştü. " Dul bir kadının elektrikçinin
evinde ne işi var ? Ayol, bu işin kokusu yakında
çıkar, bekleyelim görelim !" diye kendisi gibi dedi-
koduyu seven kadınlara malzeme olmuştu.
Şoför Kazım unutulmuş ,yeni bir konu kahvelerde
bile konuşulmaya başlanmıştı...Elektrikçi Niyazi 'nin
de kulağına gitmişti bu haber. Akşam eve geldiğin-
de kocasının yüzünü asık görünce , Sevim hanımın
içine doğmuştu olacaklar sanki..." Hanım, Naciye
ile konuşmuyacaksın bundan sonra ! " dedi.Genç
kadın, içinde birşeylerin koptuğunu farketmişti...
Naciye' ye" artık evime gelme ,kocam seni iste-
miyor !" diye yüzüne karşı nasıl söylerdi."Niyazi
Bey ,yanılıyorsun, Naciye senin sandığın gibi bir
kadın değil...Kocası ölmüş, hayatta tutunacağı bir
dal yok , Kazım'ı da ondan duyduğum kadar sevi-
yor. Adam karısından boşanmış, İzmir'den dönünce
evlenecekler...İki insan bir birini seviyorsa, mahal-
leye ne düşer ! Kadının güzelliğini kıskanıyorlar
bence...Korkuları, kocalarını ellerinden alması...
Niyazi " Ben onu bunu bilmem, bundan sonra o ka-
dın bu eve gelmeycek !" dedi."Gelirse, seni boşarım
Sevim Hanım, kocasından " Niyazi'sinin ağzından
ilk kez çıkan bu sözle sarsılmıştı. Sinirinden ağladı
O akşam ne sofraya oturdu ne de konuştu. Küçük
oğlu, "anne neden ağlıyorsun ? "diye sordu. "Hiiç
yavrum ,ağlamıyorum gözüme bir şey kaçtı her
halde ! "diye geçiştirmeye çalıştı.
Naciye ,Sevim'in birkaç haftadır, evinden çıkma-
dığını ,kendisini arayıp sormadığını merak etmiş ,
başına bir iş mi geldi diye evine gitmişti. Kapıyı
çaldı, açan olmadı. Bekledi tekrar çaldı. Yandaki
dairenin kapısı açıldı, bir kız çıktı. "Onlar yoklar !
dedi.
"Nereye gittiler haberiniz var mı ?"
"Sevim abla, memlekete gideceğim demiş
anneme ...İsterseniz durun, anneme soruyum
daha sağıklı haber almış olursunuz ..."
"Size zahmet olacak..."
" Rica ederim..."
Kız içeriye girdi. Yaşlı bir kadın çıktı.
"Sevim hanım dönmeyecek her halde ...Kocasıyla
araları açıkmış, içeri buyur desem, ev çok dağınık
kusura bakmayın... "
Naciye üzgün evine döndü. Kazımdan bir haber
alamamıştı. Kapının altına atılmış bir zarf dikkatini
çekti. Aldı, zarfı açtı. Kazımdan geliyordu. Heye-
canlanarak, ikiye katlanmış, sarı defter kağıdına
yazılmış mektubu okudu .
" Sevgili Naciye ! "diye başlıyordu mektup. İzmir-
den dönünce evleneceğimizi söylemiştim, ama
hesapta olmayan aksilikler bir süre daha burada
kalmamı zorunlu hale getirdi. Sakın üzülme !
Kaderden kaçılmıyor...Sana hayat boyu mutluluklar
dilerim...Şoför Kazım...İzmir "
Donup kalmıştı. Başka zaman olsa, göz yaşlarını
tutamazdı...Ama "Kızım Naciye artık kendi ayakla-
rının üzerinde durmaya çalış !" diye kendini teskin
etmeye çalıştı.
* * * *
Kazım, karısıyla yeniden barıştığı için mutluydu
Ama bu mutluluğu gölgeleyen -Naciye'ye dönece-
ğim bekle dediği halde verdiği sözünü tutamamış
olmasıydı...Zaman zaman dalıp gidiyordu.
"Naciye ne yapıyor şimdi acaba ?" diye içinden
geçiriyordu. Akşamları yorgun eve dönünce Nazlı
onu kapıda karşılıyor, terliklerini uzatıyordu..
"Kazım efendi günün nasıl geçti ?" diye soruyordu.
Ama yine de taşralılık kokuyordu hareketlerinde...
Oysa Naciye başkaydı. Kapıda boynuna sarılıp
öpmesi, oturma odasına kadar birlikte gitmeleri
sonra yorgunluk kahvesi yapıp getirmesi, bazan
cep harçlığı vermesi, işvesi, sevişmeleri...Ne ince
kadındı Naciye ! Çocuklar olmasa hiçbir güç İzmir
de tutamazdı...Küçük oğlu, "baba şekey getiydin
mi ? "diye sorardı her eve gelişinde...Lise üçe giden
kızı, "baba, veli toplantısı var, herkesin babası
geliyor, seni de beklerim ,gelmezsen çok üzülece-
ceğim !" diye serzenişte bulunurdu.
"Ah Naciye ! Keşke seni önce tanısaydım !" diye
geçirdi içinden...Nazlı şehir kadınları gibi cilve yap-
masını bilmiyordu. İçtendi..Belki de Kazım bu yüz-
den sevmiyordu kendisini...Ama o da bir kadındı.
Onun da hisleri vardı. Ceketini temizlerken , koca-
sının cebinden bir kadın fotoğrafı çıkmıştı. Kıskan-
,mıştı kadını...Sarı saçlı, yeşil gözlü, çok güzel bir
kadın resmiydi bu...Tekrar yerine koymuştu resmi
Ama kocasına belli etmemişti.."Demek İstanbul'a
sık sık gitmesi bundanmış !" dedi..Sonra, oturup
hırsından ağlamaya başladı...
* * * *
Yıllar geçip gidiyor...İlk kar düşüyor. Naciye'nin
saçları yavaş yavaş ağarmaya başlıyor. Kazım'dan
tamamen umudunu kesiyor . Artık pencere önüne
oturup onun kamyonunun sokağa girişini gözlemi-
yor...Perdeleri kapalı. Kimseyle görüşmüyor...
Bir öğle üstü kapısı dövülüyor. Gidip açıyor. Bir
oğlan. Nefes nefese, "Sizi bir amca istiyor "diyor.
Kalbi heyecanla atıyor. Yaşlı kalbi duracak ner-
deyse..." Peki... o amca nerede ? "diye soruyor
çocuğa. "Kamyonda diyor çocuk. Gururu ,incinen
gururu üstün geliyor...Çocuğun yüzlerini okşayarak
" Dantel ören teyzenin size selamı var de o anlar !"
diye geri gönderiyor. Çocuk koşarak uzaklaşıyor
Kazım kamyonda. İçi ezik çocuğun getireceği ha-
beri beklmeye başlıyor . Çocuk geliyor. "Dantelli
teyzenin selamı var size diyor...Çocuğun eline bir
kaç kuruş kıstırıyor...Peki diyor marşı çalıştırıyor
kamyon ağır ağır yürüyor, hızlanıyor, sonra sokağı
geçip gözden kayboluyor ...
dantelli oya hikayesini okudunuz. Bu hikaye 3104 kez okundu. << Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>
Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye
1. LİSELİ KIZ 2. Bir Aşk Gerçeği AĞLICAKSINIZ 3. BEN HANDE:İŞYERİME ÇOK GEÇ KALMIŞTIM 4. Sessiz Çığlık Yada Haykırış... 5. ACI 6. babamı istiyorum 7. satanistler 8. ACI HAYAT 9. bir gencin sevgisiz geçen 24 yılı 10. YENGEM
|