Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
altın kesesi

Vakti zamanında Hac vazifesini yapmak üzere Mekke’de bulunan bir kimse, oradaki bir adamın sürekli “Allah’ım, sen doğruların yardımcısı ol, onlara yardım et.” Diye dua ettiğine şahit olur. Öyle ki bu adam bu duadan başka dua etmez.
Bu duruma şahit olan kimse meraklanır ve adama sorar; “Sen neden hep aynı duayı ediyorsun?”

Adam başlar hikayesini anlatmaya;

Yıllar önce hac vazifemi yapmak üzere Mekke’ye gelmiştim. Burada Kabe’nin etrafında tavaf ederken ayağıma bir şey takıldı. Eğilip onu aldım. Büyükçe bir keseydi ve içi altın doluydu. Önce o kesenin sahibini bulmayı düşündüm. O kalabalıkta bulamam dedim. Altınları alıp gideyim dedim. Hem epeyce altın vardı…

Uzunca bir süre nefsimle mücadele ettim. O esnada bir takım kişiler “bir adamın içinde bin tane altın olan bir keseyi kaybettiğini ve bulup getirene 30 altın hediye edeceğini” bağırıyorlardı. Bu duyuru ile nefsimi yenebildim. Helal olan 30 altın haram olan bin altından daha iyiydi.

Keseyi sahibine ulaştırdım ve onun hediyesi olan 30 altını aldım. Hac vazifemi tamamlayıp kendi memleketime giderken o altınlar ile bir köle satın aldım. Kölem çok efendi bir gençti ve iyi çalışırdı. Ben de ona bir köle gibi muamele etmezdim. Birlikte çalışır, aynı sofrada yemeklerimizi yerdik.

Bir müddet bu böylece devam etti. Bir gün kölemin tanımadığım birkaç adamla gizlice konuştuğunu gördüm. Ona, o adamların kim olduğunu sordum. Dedi ki; “Ben falanca diyarın hükümdarının oğluyum. Babam ve ben bir savaşta esir düştük. Beni köle pazarına getirdiler ve sen beni satın aldın. Bu adamlar ise babamın askerleridir. Bana babamın esaretten kurtardığı ve beni 50 bin altın karşılığında satın almak istediği haberini getirdiler. Sen iyi bir adamsın sakın ola fiyatı düşürme, o 50 bin altın senin hakkındır.”

Kölemin babasının askerleri tekrar geldiler ve onu o adamlara 50 bin altına sattım. Bu para ile de tüccarlığa başladım.

Birçok tüccar dostum oldu. Bir gün o dostlarımdan yaşça pek ileri olanlarından birinin üzgün olduğunu gördüm. Ona sebebini sorduğum da; “bir başka tüccar dostunun vefat ettiğini ve o adamın kızının yapayalnız kaldığını, o dostu için ve dostunun kızı yalnız kaldığı için üzgün olduğunu” söyledi. Ve beni çok sevip güvendiği için o kızla evlenmemi teklif etti.

Onun teklifini kabul ettim. Evlilik için gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra adet olduğu üzere kızın çeyizini görmek için evine gittim. Çok değerli bir çeyizi vardı kızın ve çeyizinde altın kaseler içinde kese kese altınlar…

Her kasenin içinde, bin altınlık keseler vardı. O keselerden birinde ise 970 altın vardı. Bütün keselerde bin altın var iken o kesede neden 970 altın olduğunu merak etmiştim. Bunu kıza sorduğum zaman; “babasının hac vazifesini yaparken içinde bin altın olan kesesini kaybettiğini ve o keseyi bulup getiren kişiye 30 altın hediye ettiğini, daha sonra ise o keseyi hiçbir zaman tamamlamadığını” anlattı. Yıllar önce aldığım 30 altın ile o keseyi tamamladım.

İşte bu nedenle Allah’a doğru kimselere yardım etmesi için yalvarıyorum. Çünkü dürüstlükten uzaklaşmak ve yalan söylemek, yalancı bir kimse olmak çok kolay ve nefse hoş gelen bir şeydir. Ve bu öyle bir şeydir ki, bir kez yalan söyler iseniz, ondan sonra hep yalan söylemek zorunda kalırsınız. Dürüstlükten bir kez uzaklaştınız mı, bir daha doğru olamazsınız. Bu çok zordur.

Ve dürüst kalmak, doğru olmak da zordur. Büyük bir mücadele gerektirir, doğru olmak için nefsinizi yenmeniz gerekir. Ancak bunu başarır iseniz hem dünyada hem de ahirette mükafatı büyük olacaktır.

Ben hayatım boyunca dürüst kalmak için nefsimle mücadele ettim. Zor bir mücadele olsa da, dürüstlük kaderim oldu.

İşte doğruluk bu kadar zor ve mükafatı bu kadar büyük olduğu için bu duayı ediyorum.



altın kesesi hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 5741 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. İSLAMİYETİN DOĞUŞU VE YAYILIŞI
2. PEYGAMBER EFENDİMİZDEN NASİHATLAR
3. duanın gücü
4. Koca Karı ile Hz. Ömer
5. Kabirde İlk Gece
6. KARINCA İLE HZ. SÜLEYMAN (a.s)
7. KADERİ MERAK EDENLER OKUSUN VE ŞAHİT OLSUNLAR
8. Cennetlik annenin dünya çilesi
9. 2 melek
10. Doğruluk
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.