Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
PETER’İN DÜŞLERİ

PETER’İN DÜŞLERİ

Yoksun ve beceriksiz olan Peter kolay yoldan para kazanmak ister.
Ama işe nereden ve nasıl başlayacağını bilemediği için, gidip arkadaşı Marko’ya danışır.
Makro ona bir kimse ne yapmayı en çok hayal ederse, mutlaka bir gün o işi başarır demsine, Peter akşam yatağa girdiğinde, gidip ormanlarda veya başka yerlerde kimsenin malı olmayan meyvelerden toplayıp, pazardan satarsam,
Mutlaka iyi para kazanırım.
Hem de sermayesiz bir iş diye düşünüp yattığı için, düşünde yaban meyveleri bol olan bir ormanlıkta kendini bulur.

Başlar ulaştığı yerlerden seleleri doldurmaya. Ama daha çok toplayıp, daha çok para kazanmak istiyordu. Bunun içinde ağaca çıkması gerekiyordu.
Derken ağaca çıkar. Çıkmışken de en iyilerini koparım derken, ağacın tepesine kadar tırmanır. Meyvelerin sevdasına öylesine kapılmış olmalı ki, bastığı dalın çürük olduğuna dikkat etmez ve küt diye kendini yerde bulunca, ay kolum kırıldı!
Vay bacağım kırıldı diye bağırarak uyanınca, bu iş bana göre değil der ve o işten vazgeçer.

Birkaç gün sonra yatağına girdiğinde balık yakalamaya da sermaye gerekemediğini düşünür ve dalar derin uykuya.

Tabi bu defa da düşünde balık avlamak için bir kayıkla denize açılır ve epeyce balık avlar. Lakin meyve toplamsında olduğu gibi, daha irilerini yakarlım umuduyla,
İlerledikçe iyice limandan uzaklaşır. Derken aniden bastıran bir fırtınaya kapılır ve balıklarıyla birlikte teknesi ters dönünce, imdataaat. Kurtarın beniiii. Boğulacağım diye, bir yanda bağırarak, bir yanda tekme, kulaç ata, ata, ter içinde uyanır.

Kocasının son zamanlarda her birkaç gecede deli gibi ya boğuldum, ya yandım, ya elim, kolum kırıldı diye bağırarak uyanmasına canı sıkılan karısı Marta kavga eder ve günlerce yanına yaklaştırmaz.

Durup dururken bir de başına kadın problemi çıkınca, bir gece en iyisi İnternette
Başka bir kadın bulum diye düşünüp yatar.



Düşün karısının adına olan ünlü bir firmada bir iş adamı,
Altında lüks arabalar, birbirinden güzel sekreterler, peşinden sayısız kadınlar dolaştığını görür. Daha çok şeyler yaşamak için de, derhal üç aylığına izine ayrılır.

Doğru Mallorca otellerinden altı yıldızlı bir otelde yer ayırtır.
Otele gelipte çevreye şöyle bir göz attığında ise, vay, vay ben kör müymüşüm de, bu güne kadar bunları görmemişim diye hayıflar ve başlar kimileriyle, evlerde, kimileriyle, diskoteklerde, kimileriyle plajda koşarak, kuma gömülere, kimileriyle oteller de içki içip, dans edip, rakkase oynatıp, göğüslerine para takıp, şampanya patlatıp keyif etmeye.

O güzelim tatilinin üstünde yedi ay geçmişti. Peter işine kendini vermiş, sekreterleriyle, telefon edenlerle yetinip gidiyordu.
Ama bir gün pencereden bakarken, evinin önünde 60–70 kadının kendisinden hamile olduklarını bağırdıklarını duyunca, başını yumruklayarak, aman Marta duyarsa firmayı kapatır. İş de bulamam. Mahvoldum. Mahvoldum diye bağırarak gene uyanır.

Kadın ayarlama işinden de korkan Peter, bu defa rehber olursam, elimi sıcaktan soğu vurmadan, çokça para kazanırım hayallerine daldığı günlerin bir gecesi, rehber olarak, büyük bir turizm firmasında işe başlamış bulur.

İlk iş günü otobüsle Rusya’ da Çar’ların sayarını gezdirmeye başlamıştı ki,
Çeçen militanları tarında kalabalığa bomba saldırısı uygulanır.
Ortalık karışıp ta, bütün yabancılar gözaltın alındığında, Peter kendimi bilgili, çok kültürlü gösterirsem bırakırlar umuduyla, otuz yedi dil bilen bir tercüman olduğunu söyler.
Bunun üzerine Rus polisleri, bu kadar dil bilse bilse ancak ajanlar bilir diye kelepçeyi vurdukları gibi doğru Sibirya’nın Gulag hapishanesine postalarlar.

Sibirya’nın kışında Peter’in eline bir balta verip odun kestirmeye yolladıkları bir gün karşısına dev gibi bir ayı çıkar.
Azrail’den daha çok ayıdan korkan Peter, kulunuz köleniz olayım. Çabuk bir kalaşnikof getirin. Yoksa ayı beni parçalayacakkkk diye çıklık çığlığa uyandığında,
bundan sonra her gece hayalle yatıp, kötü düş görmektense, yarından itibaren ne iş bulursam yapacağım der ve gider bir çiftlikte çobancılığa balar.


Gül Witt



PETER’İN DÜŞLERİ hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 4513 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. gözlerimiz neden dalıyor ((çook ilginç))
2. Kurt adamlar efsanemi? Hayır kesinlikle [Tüm kanıtlarıyla]
3. GİZEMLİ DAĞDAKİ EJDERHA
4. Ağlayan Ağaç!.. (tamamen gerçeekk)
5. Kardeşlik Sevgisi.
6. ferhat ile şirin
7. Anka Kuşu Simurg Efsanesi ( lütfen okuyun)
8. gizemli el
9. ALTIN MI, TOPRAK MI?
10. kör anne
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.