Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
BU NASIL HİKAYE: ( 1.BÖLÜM ):Dizi Projesidir

( 1.BÖLÜM )
( Bir eylül akşamıydı,o gün mahalle kahvesinde bir hareketlilik olmaktaydı.Erkan ile babası Arif o akşam Sevili istemeye gidecekti ve Süleymanın kahvesinde de takım elbiselerini giyiyorlardı.Masa örtüsünü paravan yapmış tezgahın arkasında üstlerini değişiyorlardı.Örtüyü de Çetin ile kahveci Süleyman tutuyordu.)
Süleyman:Ya arkadaş ne iş bu böyle ya,kahveyi neye çevirdiniz ya.
Arif:Süleyman çok konuşma da birer çay koy,giyiniyoruz şurada.
Süleyman:Çay mı koy,örtü elimdeyken olacak mı o acaba Arif abi.
Arif:O zaman sus ve örtüyü tutmaya devam et,bakma.
Süleyman:Eviniz barkınız yok mu,kahvemde niye oluyor bunlar ya.
Erkan:Anahtar kayıp Süleyman abi,giremedik içeriye.
Süleyman:Bari çabuk olun o zaman,kolumuz koptu çok ağrıyor.
Çetin:Kolumuz kopsa ağrısını hissetmezdik ki bunun Süleyman abi.
Süleyman:Konuşmasan mı sen,yaptığın geyiğe bak Allah cezanı vermesin.
Çetin:Gene laf söylenmiyor sana Süleyman abi,çocuğun en mutlu günü ne var iki dakika örtüyü tutsak.
Süleyman:İki dakika mı,yarım saattir örtünün arkasındalar,ne yapılıyor orada acaba.
( Arif ve Erkan giyinirler,örtünün arkasından da çıkarlar.)
Arif:İki dakika konuşmadan duramıyorsun dimi yani Süleyman çıktık işte.
Çetin:Erkan,abi kravatın nerde.
Erkan:Hakkaten ya,ben onu en son elime aldım bağlayacaktım,nerdeki bu.
Arif:Aman boşver kravatı bugünlük ya,gidelim hadi.
Erkan:Bugünlük boş mu vereyim,her gün kız mı istiyorum ben sanki ya.
Arif:Ya baktın kızı vermezler,bir tecrübe daha yaşarsın hadi yürü.
Erkan:Çok güzel moral veriyorsun baba yani,sağ ol.
Arif:Önemli değil her zaman,hadi yürü.
Çetin:Kravat önemli abi kravatsız gitme ya.
Erkan:Nereye koydum ben bu kravatı ya.
Arif:Ya bir an önce gidelim,zaten karnımda bir şey varmış gibi hissediyorum,sürekli sıkıyor.
Süleyman:Durakta kuru fasulye mi yedin gene.
Arif:Yok ne kuru fasülyesi be,aşure yedim sadece.
Erkan:Baba bir dakika ne aşuresi ya.Ben kravatı karnına dolamışsam demek ki,hemen soyunsan mı.
Arif:Sen niye kravat doluyorsun ki karnıma benim,vakumlu musun sen.
Erkan:Vakumlu neymiş ya,sürekli şu durak arkadaşlarından yeni yeni şeyler öğrenip duruyorsun.
Arif:Ne yapayım ortamım hızlı değişiyor.
Süleyman:Ne bu rahatlık baba oğul ya,çıkar şu kravatı adamın belinden de gidin artık.
Arif:E hadi bari,tutun tekrar örtüyü.
( Az sonra Arif ve Erkan örtünün arkasından çıkar.)
Arif:Oh rahatladım.
Erkan:Kravat bağlamasını bilen var mı.
Arif:Yürü yolda bağlarım ben,çok geç kaldık zaten.Al çiçeği çikolatayı yürü.
Süleyman:Hadi gidin artık be,dizim başlayacak.
Erkan:Neyi başlayacakmış.
Çetin:Dizim başlayacak diyor.
Arif:Hani dizi izlemezdin sen Süleyman.
Süleyman:İzlemem ki ben,sadece belgesel.Ayakta kaldım dizim ağrımaya başlayacak onu diyorum.
Çetin:Ne tür belgesel bunlar Süleyman abi.
Süleyman:Senin genlerini içeriyor,pis aygır çık git kahvemden.
Erkan:İş aygıra nerden geldi ya,baba adres yanında mı kaybetme bak.
Arif:Yanımda yanımda yürü hadi.
Çetin:Ne adresi ya,Sevillerin evini bilmiyor musunuz.
Arif:Hakkaten ne adresi bu Erkan.
Erkan:Sevillere gitmeyeceğiz ki.
Arif:Kimi isteyeceğiz o zaman oğlum,sabahtan beri koşuşturuyoruz.
Süleyman:Başkasını mı isteyecekmiş bu,yazık oyaladın kızı o kadar utan be.
Erkan:Ya bir durun ne oluyor size bu ne ya,öyle değil o iş.
Çetin:Kız istemeyeceksen erkek mi isteyeceksin nasıl olacak.
Erkan:Çetin sen bir sussana,Sevili isteyeceğiz ama Sevillerde değil.
Çetin:O ne saçma bir laf oldu öyle o ne demek ya.
Erkan:Ya ailece dayılarını ziyarete gittiler de.Orada isteyeceğiz kızı.
Süleyman:Bu ne saçma bir kız ya insan isteneceği gün ailecek dayısına gider mi,alma şunu sen boşver.
Erkan:Süleyman abi,demin oyaladın kızı diyen sen değil miydin acaba.
Arif:Tüm ev halkı mı gitmiş.
Erkan:Öyle olmuş herhalde evet.
Arif:Başka gün mü gitsek ayıp olacak öyle,böyle iş olmaz ya.
Erkan:Ne olacak ki canım,alacağız kızı geleceğiz baba yürü sen.
Arif:Ya şu adresi nasıl bulacağız ki,ya ev Afyondaysa.
Erkan:Sen taksici adamsın bilirsin adresi hiç öyle kıvırma baba.
Arif:Kıvırma mı,babanım ben kıraathane arkadaşın mıyım ne o öyle.
Erkan:Ama şu an kahvedeyiz baba.
Süleyman:Ya özet bitmiştir bile hadi gidin.
Çetin:Neyin özeti abi.
Süleyman:Belgeselin özeti,en son filin biri timsahı yiyordu orada kalmıştı.
Erkan:Fil ne yapıyor af buyur,timsahı mı yiyor.
Süleyman:Acıkan taş bile yer ya ne var bunda.
Çetin:Of klişeler başladığına göre gidelim artık.
Süleyman:Sana git demedim mi zaten gelme bir daha kahveye.
Erkan:Hadi gidelim baba,siz de dua edin bak,alalım şu kızı artık.
Çetin:Alırsın tabi abi be,hadi.
( Çetin,Erkan ve Arif kahveden çıkar ve yürümeye başlarlar.Az sonra Arif ve Erkan sokağın birinde öylece
durmuşlardı,dayı beyin evini bulamamaktaydılar.)
Arif:Donduk ama oğlum be,sizin yapacağınız işin ben,nerde bu dayısının evi kızın.
Erkan:Ne bileyim ben,herkes de uyumuş tavuk mu bu mahalledekiler ya.
Arif:Gece gece gelmişiz ne tavuğu,saat 9.
Erkan:Saat 9 da uyulur muymuş ki.
Arif:Ben uyurum arkadaş ben çalışan adamım.
Erkan:Sen bana laf çaktın gene dimi baba.
Arif:Kim var başka laf çakacağım;sana tabi,bana mı diye soruyor embesil.
Erkan:Ya adresi bulamıyorsak benim sorunum mu.Taksicisin sen.
Arif:Ben karşının taksisiyim ya.
Erkan:Ama o geyiğe girmesen mi hemen nedir bu ya.
Arif:Geyik sensin.
Erkan:Geyik mi benim,ben geyik diye sana demedim ki mevzuya dedim.
Arif:Ha,kendimi savunma ihtiyacı hissettim de bir an.Dondum ben.
Erkan:Baba ne donması yaz günü.Gecesi mi oluyor ki şimdi acaba.
Arif:Gecesi oluyor gecesi.
Erkan:Ha,e ne yapalım eve mi gitsek.
Arif:Ara şu kızı telefondan sor şu evi.
Erkan:Telefon yok.
Arif:Al bende var.
( Arif cebinden çevirmeli telefon çıkarır.)
Erkan:O ne be.
Arif:Al işte telefon.
Erkan:Nerden çıktı o ya.
Arif:Cebimden işte nerden olacak.
Erkan:Sen cebinden ev telefonu mu çıkardın yoksa yanlış mı gördüm acaba.
Arif:Duruyormuş cebimde canım öylesine,ara hadi kızı.
Erkan:Ev telefonu öylesine cebinde mi duruyor baba.
Arif:Koymuşum unutmuşum işte ya çok şey yapma.
Erkan:Bak bir de çevirmeliymiş,ilkel telefon taşıyor cebinde.
Arif:Ara kızı sen buna takılma.
Erkan:Nasıl takılmıyayım acaba,adam cebinden çevirmeli telefon çıkarıyor,takılma buna diyor.
Arif:Arasan ya şu kızı dondum.
Erkan:Dondun mu,bak bakalım cebinde buzdolabı olabilir mi.
Arif:Dalga mı geçiyorsun utanmaz,babayla dalga geçilmez avanak.
Erkan:Ne yapayım arıyayım bari.
( Erkan numarayı çevirir ve Sevile bağlanır.)
Erkan:Alo.
( Dayıların da heyecan içinde bekleyen Sevil hattadır.)
Sevil:Alo,Erkan.
Erkan:Kimsin.
Sevil:Kim miyim,benim Erkan kim olacak be.
Erkan:Sen şimdi benim dedin de ben tanıyabildim mi sence,ismin ne.
Sevil:Erkan Allah cezanı versin Erkan nerde kaldınız.
Erkan:Kapat be kapat,niye aradın konuşmayacaksan.
( Erkan telefonu kapatır.)
Arif:Ne yaptın sen öyle kimdi telefondaki,Sevil değil miydi.
Erkan:Ha doğru Sevildi ya,ben heyecandan anlamadım demek ki o kadar da hakaret ettim kıza,insan uyarır
baba ya,Seville konuştuğumu niye söylemiyorsun.
Arif:Gerizekalı sen aradınya,kimi aradığını bilmiyor musun.
Erkan:Aklım uçtu benim yemin ediyorum ya,nerenden çıkardığını anlamadım çevirmeli telefonu tabi böyle
oldu,senin yüzünden hep.
Arif:Tekrar ara sor şu adresi,daha eve gidip uyuyacağız.
Erkan:Tamam sen tut telefonu,ben numarayı çevireyim,onu da ben yapmayım artık.
( Arif telefonu tutar,Erkan da numarayı çevirir.)
Erkan:Alo.
( Sevil hattın öteki ucundadır.)
Sevil:Konuş bakalım Erkan efendi.
Erkan:Konuş bakalım Erkan efendi mi,o ne ninem gibi konuşuyorsun şevkimi kırıyorsun,seni istemeye gele
ceğim bugün ya,biraz baştan çıkarıcı ol bu nedir böyle.
Sevil:Saçmalamayı kes Erkan,demin niye kapattın.
Erkan:Ama aşkım sende niye söylemiyorsun kim olduğunu.
Sevil:Evleneceğin kızın sesini tanımıyorsun,üstelik telefon eden de sensin.İyice ahmaklaştın.
Erkan:Seni istemenin verdiği heyecan var tabi kız,biz dayının evini bulamıyoruz nerede.
Sevil:Olduğu yerde işte,kaç zamandır burada oturuyor adresi değişmedi.
Erkan:Ne alakası var be ne alakası var salak mısın sen ne anlatıyorsun.
Sevil:Erkan kendine gel,sözlünüm ben senin.Adres verdimya size.
Erkan:Ama hayatım,adres verdin de onu bulamıyoruz işte.
Sevil:Düzgün arayın bulun işte,sinir ettin beni de çabuk gelin babam huysuzlanıyor.
Erkan:İyi hadi bari,çok yardımcı oldun kapat şimdi.
( Telefonu kapatırlar,Arif söze girer.)
Arif:Ne diyor.
Erkan:Olay kaynadı anlamadım ki,çabuk bulun gelin dedi ya.
Arif:Desene boşuna telefon ettik.Ne olacak bu telefon şimdi elimizde.
Erkan:Çıkardığın yere geri sokacaksın artık.
Arif:Çıkardığım yere geri mi sokayım,olacak mı ki.
Erkan:Çıkmışsa girer de baba,al şu telefonu.Bir daha da cebinden böyle saçma şeyler çıkarma.
( Sevil ise ailesiyle birlikte dayısının evinde heyecan içindedir,ev halkı muhabbet halindedirler.)
Orhan:Eee kayınço daha daha nasılsın.
Dayı Bey:İyiyim iyiyim de enişte 3 saattir buradasınız sohbet nasıl bu noktaya döndü ki ya.67,5 keredir hat rımı soruyorsun ya,ayıptır be.
Orhan:67 tamam da buçuk nedir.
Dayı Bey:Birinde geveledin tam çıkmadı,dikkat ettim.Kalpten sormuyorsun ki.
Orhan:Şengül kardeşine söyle bana şarlamasın.
Şengül:Kardeşim misafire öyle davranılmaz ama.
Dayı Bey:Tüm ev halkı ne diye yatıya geldiniz.
Melek:Sana geçmiş olsuna geldik işte dayı.
Dayı Bey:Alt tarafı ameliyat oldum be.
Orhan:Ne yani cenazene gelsek daha mı iyiydi kayınço.
Şengül:Ne biçim konuşmak öyle o Orhan,ağzının söylediğini duy ya.
Dayı Bey:Benim evimde bana öl diyor bu adam şu anda abla.
Melek:Dayıcım sen de körüklemesen mi ateşi diyorum ha.
Şengül:Küçükken de böyleydi bu hastayken hiç çekilmezdi.
Orhan:Normalde melek gibi adamdır kendisi doğru!
Dayı Bey:Kinaye mi yapıyorsun enişte benim evimde.
Orhan:Hay evin batsın.
Dayı Bey:Sen bat be,benim evimde bana ettiği lafa bak.
Melek:Baba,dayı yeter tamam bu ne ya.
Şengül:Yengem yok mu kardeşim.
Dayı Bey:Yok,abisine yatıya gitti.Bugün de herkesin abisine yatıya gidesi var demek ki!.
( O sırada Sevil odaya girer.)
Orhan:Ne oldu gelmeyecek mi bunlar ya.
Sevil:Bakalım bulabilirlerse gelecekler.
Dayı Bey:Kim gelecek.
Şengül:Bizim kızı istemeye gelecekler.
Dayı Bey:Hangisini,üçünün de çağı gelmiş ama hala bekarlar maşallah.
Melek:Ne olmuş bekarsak okuyoruz herhalde,en azından ben okuyorum.
Aslı:Ben de hazırlanıyorum.Sınava gireceğim.
Dayı Bey:Sevili mi isteyecekler.
Orhan:Hayret,bu zekanı neye borçlusun acaba kayınço.
Dayı Bey:Bana laf söyleyeceğine yaptığın işe bak,sizin kızınızı niye benim evimde istiyorlar ya.
Melek:Bak burada dayım haklı,abla ne diye bugün istiyorlar seni.Misafirlikte kız mı vereceğiz adamlara.
Sevil:Eleştiriyi bırakır mısınız artık zaten canım burnumda,hem belki bulamazlar evi.
Orhan:O ahmak bulamaz zaten ama babası taksici adamın.
Dayı Bey:Ne güzel dinlenecektim,evim iyice genelleşti şu hale bak.
Melek:Genelleşti ne demek oluyor dayı ya.
( O sırada kapının zili duyulur.)
Sevil:Geldiler galiba ben kapıya bakayım.
( Sevil kapıyı açmak üzere odadan çıkar,az sonra Seville birlikte Arif ve Erkan içeri girer.Arifin sırtında bir battaniye vardır.Arif söze girer.)
Arif:Efendim cümleten hayırlı akşamlar.
Dayı Bey:Allah rahatlık versin demek istediniz herhalde beyefendi.
Arif:Ben istemiş olsam çoktan yapardım.
Dayı Bey:Ne istiyormuşsun da ne yapıyormuşsun.
Erkan:Dur dur dur dur,baba bir durun daha kapıdan yeni girdik ne ara girdiniz bu diyaloga ya.
Arif:Kim bu Sevil kızım.
Sevil:Dayım,diğerleri de annem,babam ve kız kardeşlerim zaten tanıyorsunuz.
Arif:Merhaba dünür.
Şengül:Orhan cevap versene sana diyor.
Orhan:Bana mı diyor,dünür ben miyim ki.
Erkan:Yok benim Orhan amcacım.
Orhan:Saygısızlığa başladı gene bu kızım,alma diyorum sana bunu.
Sevil:Baba yapmasak mı öyle ilk dakikadan acaba.Geçin oturun Arif amca buyurun.
Arif:Hiç kalkan da olmadı maşallah,misafir karşılama adetiniz yok mu Orhan bey.
( Arif ve Erkan oturur.)
Dayı Bey:Kendi evi olsa karşılar,benim evimde benden başkası kimseyi karşılayamaz.
Arif:Sen de karşılamadın ki.
Dayı Bey:Ben ameliyatlıyım kalkamıyorum,yoksa karşılardım canım.
Arif:Dayınla bizi tanıştırmayacak mısın.
Erkan:Adamla girmediğin diyalog kalmadı,hala tanıştır diyorsun baba ya.
Arif:Adını bilmiyorum.
Sevil:Dayı neydi senin adın hakkaten.
Şengül:Kızım çok ayıp dayının adını bilmiyor musun.
Sevil:Bilmem hep dayı diyoruz gerek kalmamış herhalde.
Dayı Bey:Dayı deyin yeterli.
Arif:Ben sana niye dayı diyorum be adam.
Erkan:Baba Allah aşkına bir dur,her gittiğin yerde olay çıkarıyorsun zaten burda bari dur ya.
Arif:Ben ne olay çıkarmışım.
Melek:Arif amcacım nasılsınız iyisiniz inşallah.
Arif:Sen kimsin.
Melek:Melek ben,tanıyorsunuz ya.
Arif:Valla karıştırıyorum çok kızın var be dünür,sınırı yok muydu bunun.
Orhan:Ne sınırı kardeşim çocuk yaparken sana mı onaylatacaktım.
Arif:Kimi.
Erkan:Ooo baba dur orada tamam dur dur.
Sevil:Kolay bulabildiniz mi evi.
Erkan:Kolay oldu tabi canım hemen bulduk.
Arif:Ne demezsin hemen bulduk tabi.
( Dayı beyin Arifin sırtındaki battaniyeye gözü çarpar ve söze girer.)
Dayı Bey:Battaniye mi o.
Sevil:Ne battaniyesi.
Arif:Benim sırtımdaki mi.
Dayı Bey:Başkasının sırtında battaniye yok senin sırtındaki,acayip adam.
Erkan:Harbiden bu battaniye nereden çıktı baba ya.
Arif:Evi ararken donmak üzereydik,adamın biri üzerime örttü.
Orhan:Hangi adam o öyle,yaz günü battaniyeyle geziyor.
Arif:Gece efenim gece.
Orhan:Ney.
Arif:Gün değil gece.
Orhan:Ama gene de sıcak,niye aldınız sırtınıza onu.
Arif:Soğuktu diyorum,adam bana ne diyor ya,adamın biri yolda verdi aldım.
Erkan:Adamın biri yolda mı verdi,ben o adamı niye görmedim acaba.
Arif:Uyukluyordun.
Erkan:Ne yapıyordum!
Arif:Uyukluyordun,e kızım kahvelerimiz nerelerde.
Dayı Bey:Adama bak kız istemeye battaniyeyle geliyor.
Arif:Siz nerenizden ameliyat oldunuz acaba dayı beycim,hayır yan oturmuşsunuz falan onu diyorum !
Dayı Bey:Kıl dönmesi vardı halloldu.
Melek:Ha durdu mu tamamen dayı,bıraktı dönmeyi dimi.
Dayı Bey:Konuşma da git çay yap,istemeye gelmişler seni hala konuşuyorsun.
Sevil:Dayı beni istemeye geldiler.
Dayı Bey:Ne farkeder ha onu ha seni.
Orhan:Ya da beni mi,bir sus kayınço ne saçma konuşuyorsun susmadın hiç ya.
Arif:Ya kimi isteyeceğimiz farketmez de adam çay yap dedi kıza ya,çay içilirmiymiş kız istenirken.
Erkan:Buna mı takıldın sen acaba baba.
Arif:Bol köpüklü bir kahve yapsın da görelim bakalım ne alacakmışız.
Aslı:Bol köpüklüye ne var,olmadı içine tükürür.
Arif:Sen kimsin be,geldiğimizden beri sürekli evde kalmış kız sesi geliyor kulağıma ha.
Aslı:Baba ablamı bugün versek de sıra bize de gelse ha,laf çarpıtıyor millet bak.
Orhan:Sessiz olun bir düşüneyim.
Erkan:Daha kızı istemedik ki ama.
Orhan:Doğru önce sizin söylemeniz lazım dimi.
Arif:Daha önce kimse adamdan kız istemeye gelmediği için bilmiyor tabi.
Melek:Gene çok pis lafı yedik,şu tantanaya bak.
Orhan:Yeter kesin be,kesin.
Dayı Bey:Benim evimde ne bağırdın öyle ya.
Orhan:Bu nedir be,kız istenen ortamın bir adabı olur,sirke çevirdiniz burayı.
Dayı Bey:Sirke dedi de,yemeğe sirke de koysamıydık acaba.
Erkan:Allah kahretsin,neymiş.
Arif:Lavabo yok mu bu evde ya,kusacağım.
Aslı:Dayı o nasıl espridir öyle ya.
Orhan:Kayınço duran kılı tekrar çevirttirme bana,çeneni kapa.Shut up.
Arif:Ne yap!
Orhan:Shut up.
Arif:Biz kaçıp canımızı mı kurtarsak oğlum diyorum,hala hiç bir şey için geç değil bak.
Erkan:Geldik artık baba.
Sevil:Geldiniz mi artık,ha gelmemiş olsanız vaz mı geçecektin.
Erkan:Hayır tabi.
Sevil:Ben kahveleri yapayım o zaman.Melek,Aslı siz de gelin.
Arif:Gidin evet,prova yaparsınız siz de.
( Melek,Aslı ve Sevil mutfağa gider,oda da ise Erkan muhabbeti sürdürür.)
Erkan:E Şengül teyze siz nasılsınız,hiç konuşmadınız ya.
Arif:Hakkaten hanımefendi yaşıyormusunuz siz,olanları anlayabildiniz mi !
Şengül:Anladım anladım bizim kızı istiyorsunuz ya.
Orhan:Şengül tarzını düzelt,tuzluk mu istemeye geldiler.
Dayı Bey:Kadın susmasın da ne yapsın,ilk lafında bu adam hemen eziyor ablamı.
Orhan:Ne alakası var be,ne alakası var.
Şengül:Doğru,çizmeyle yatmama bile izin vermiyorsun keltoş.
Erkan:Aile içinde olur öyle şeyler Şengül teyze,Orhan amca yapmayın.
Arif:Ben çözdüm kadının neden az konuştuğunu oğlum.
Erkan:Sen de eziyor deme baba şimdi.
Arif:Yok hayır,fütur eksikliğinden kaynaklanıyor.Belli bir yerden sonra muhabbeti tehlikeli yerlere götürüyor.
Orhan:Ha bak şu adam bile anladı.
Arif:Bile neymiş,salak mıyım ki ben.
Dayı Bey:Bilemiyoruz orasını.
Arif:Battaniyeyle misafirliğe geldim diye hemen salak mı oldum.
Erkan:Ya baba erimedi mi o battaniye üstünde hala,atsana şunu ya.
Arif:Sıcak tutuyor iyidir böyle.
Erkan:Bari ellerini çıkar dışarı,ne yapıyor battaniyenin içinde diyecekler.
Arif:Demesinler de sesli konuşuyorsun duydular hep.
Erkan:Öyle mi oldu hakkaten.
Arif:Kahveler de kazanda pişiyor galiba.
Orhan:Ha,aşiretiz ya biz kazanda pişiyor.
Dayı Bey:Kızların da beceriksiz galiba biraz be enişte.
Orhan:Atlama bakayım oradan sen,benim kızlarım gayet beceriklidir.
( Melek,Aslı ve Sevil mutfakta konuşuyordu.)
Aslı:E heyecan var mı abla.
Sevil:Bilmem ki pek yok sanki,hem niye heyecanlanayım ki.
Aslı:Ama ömründe bir kere evlenir insan abla,heyecan olmadan olur mu.
Melek:Niye heyecanlansın ki canım alt tarafı Erkanla evleniyor.
Aslı:İyi de Erkana aşık o.
Melek:Erkanı bilmem ama,Çetin çok hoş biri o niye gelmedi acaba.
Aslı:Çetin mi.
Melek:Evet ya Çetin,çok yakışıklı dimi.
( Çetine olan aşkını içinde gizleyen Aslı mahzunca şöyle der.)
Aslı:Bilmem dikkat etmedim.
Sevil:Ya kızlar kahveler yanacak ne Çetini,bir el atın ya.
Melek:Nereye.
Sevil:Kahveye,nereye ne demek.
Melek:Gelin sen değil misin kahveyi niye biz götürelim.
Sevil:Tembelliğini benim gelin oluşumun ardına gizliyorsun.
Melek:O neymiş be,öyle bir söyledin ki yani kesinlikle o kahveyi benim götürmem gerekecek.
Sevil:Hadi gerekeni yap.
Melek:Benim yerime evlen de demeyeceksin dimi,ben çünkü Çetinden başkasını almam.
( O sırada Aslı bağırarak şöyle der.)
Aslı:Artık götürün biriniz şu kahveyi.
Sevil:Ne oldu Aslı.
Melek:Dur daha sırada ben varım boşuna bağırma,evlenmekle bozdun kafayı gene dimi.
Aslı:Sıkıldım bu tantanadan o kadar.
Sevil:Benim en mutlu günüme tantana mı diyorsun yani.
Melek:Senin en mutlu günün evlendiğin gün olması gerekmiyor mu.
Sevil:Daha evlenmedim,bugüne kadar ki en mutlu günüm.
Melek:Bugüne kadar ki en mutlu günün mü,ben doğarken sevinmedin mi kardeş geldi bana diye.
Sevil:Melek bir sus artık diyorum ha.
Aslı:Evet yani bana da sıra gelsin dimi.
Sevil:Tantana diyordunuz küçük hanım.
Aslı:Tantana tabi,içerde battaniyeyle oturan bir adam var ya.
Sevil:Ne varmış yani battaniye getirmişse yanında.
Melek:Evet 40 derece soğuk.
Sevil:Melek sen bir dur ya,bir dur ya.Üstüme gelmeyin.Çok normal,istediği şekilde gelir.
Aslı:Atla gelseydi bari o zaman,madem o kadar serbest bir durum var atla gelsin.Seni de ata istesin.
Melek:Doğru Erkandan iyidir.
Sevil:Ya tamam ben götürürüm kahveleri,yardım etmeyin tamam.
( O sırada Meleğin gözü pişmekte olan 5 adet cezveye takılır.)
Melek:Sen götür zaten de,bu neymiş ya.
Sevil:Ne neymiş.
Melek:Bu cezveler ne böyle,74 tane.
Sevil:5 tanecik cezve,ne 74 ü Melek.
Melek:Farketmez,az mı olmuş diyorum 5 cezve.
Aslı:Kız isteme faslı uzayacak herhalde,5 cezveyi bulacak muhabbet dimi.
Sevil:Dayım fincanların yerini söylemedi,ne yapayım.
Melek:Hiç fincan bulamadın,evdeki tüm cezveleri buldun ama.
Sevil:Siz mutfakta değil miydiniz ne soruyorsunuz ya,yanımdaydınız cezveleri çıkarırken.
Aslı:Hadi götürelim vakit gece yarısına geliyor.
Melek:Evet benim okulum var yarın.
Sevil:Herkes ikişer tane cezve taşısın gidelim.
Melek:O nasıl matematikmiş ya,3 kişide 2 şer cezve,6 cezve eder.
Sevil:Sen bir tane tut o zaman.
( İçerde ise muhabbet devam ediyordu.)
Şengül:E daha daha nasılsınız.
Erkan:Detay vermesek diyorum,içimiz bayılıyor aynı muhabbetten şu anda.
Arif:Ne sıkıcı insanlarmışsınız hakkaten ya,sıcak bastı valla.
Orhan:İki saattir battaniyeyi sarmadık yer bırakmazsanız basar tabi sıcak beyefendi.
Arif:Arkadaş taktılar benim battaniyeme ya.
Erkan:Sağ salim bir istesek şu kızı artık.
Dayı Bey:Kahveler de gelmedi,ne hale soktular acaba mutfağımı,beceriksizler.
Orhan:Kayınço,kızlarıma muhalif olma.Kız tarafısın sen,kendine gel.
Arif:Kalk oğlum sana başka kız buluruz ya.
Erkan:Tamam işte bulmuşuz,herşey hazır oturalım.
( O sıralarda ellerinde cezvelerle kızlar içeri girer.)
Arif:O ne be.
( Kızlar güler yüzle cezveleri ikrama başlarlar.Sevil elindeki cezveleri Arif ve Erkana verir.)
Arif:Bu kadar kahve içirdiklerine göre,evin tapusunu da kızla beraber verecekler galiba.
Erkan:Ben kızı alayım kafi ya,sağol Sevil.
( Aslı cezveleri annesi Şengül ve babası Orhana uzatır.)
Orhan:Kızım bunlar ne ya.
Aslı:Cezve,fincanları bulamadık.Kolum koptu alır mısınız şunları artık.
Şengül:Cezve uzatanların çok olsun kızım.
Aslı:Beddua mı ediyorsun anne,o nasıl laf ya.
( Melek de elindeki cezveyi dayısına uzatır.)
Dayı Bey:Bu ne.
Melek:Neye benziyor dayıcım.
Dayı Bey:Bu cezveler de nerden çıktı.
Melek:Senin koyduğun yerden dayı nerden olacak.Dolaba koymuşsun cezveleri,çıkardık.
( Melek,Sevil ve Aslı oturur.)
Arif:Efenim neden cezveyle içiyoruz,sizin evde fincan yok mu.
Melek:Bulamadık işte bey amca.
Sevil:Melek,ölçülü ol.
Melek:Neyin ölçüsüymüş o ya,bulamadık fincan falan.
Dayı Bey:Benim hanım kahve sevmez,yok bu evde fincan.
Arif:Kahve niye var o zaman.
Şengül:Onu ben hediyelik olarak,ziyaret maksatlı getirdim.
Erkan:Hediye olarak kahve getirdiniz,süper.
Melek:Arif amcacım ille de kahve diye ısrar ettiniz buyurun içsenize.
Arif:Nasıl içeceğimize karar veremedik.
Melek:Domalarak,Allah Allah için işte.
Sevil:Melek o ağzını hatırlat bir ara bantlıyayım.
Aslı:Sonra bantlasan ne,bantlamasan ne,yapacağını yapacak bu.
Melek:Bu neymiş,ablanım ben terbiyesiz.Biz niye kahve içemiyoruz,bizim niye kahvemiz yok.
Erkan:Biz de içemiyoruz ki zaten,kahvemiz varmış ne fark eder.
Sevil:Anne-baba siz neden içmiyorsunuz.
Orhan:Açıkçası biz de karar veremedik,nasıl başlayalım ki.
Dayı Bey:Şeker koydunuz mu bunlara.
Sevil:Koyduk dayı iç rahatça ya.
Dayı Bey:Bu kadar cezve var,hepsine mi koydunuz.
Melek:Yok yarısına,2.5 cezveye.
Dayı Bey:Alay etme benle,işin yoksa şeker al bir daha müsrifler.
Arif:Adam haklı,hem ben kahveyi şekersiz içerim.
Dayı Bey:Ben kahve içmeyeceğim kızım,benimkini biriniz içsin.
Melek:Ver dayı ben içerim ya.
( Melek dayısından aldığı cezveyi kafaya diker,hemen ardından tükürür.)
Sevil:Yani yuh Melek,ne yapıyorsun.
Melek:Bu nasıl kahvedir ya,ne koydun bunun içine.Ekşi bir tat vardı bu nedir,limon tuzu gibi birşey.
Sevil:Limon tuzu mu,hay aksi o fincandamıymış limon tuzu.Ben Erkana gelir diye şey ettim.
Erkan:Bana gelir diye mi,ya kıza bakar mısın baba ne bu ya,limon tuzu neymiş ya.Sapık mısın,aptal mısın
kahveye limon tuzu konur mu.
Sevil:Lügatına dikkat et Erkan,normal tuz yoktu limon tuzu koydum.
Dayı Bey:Benim hanımda yüksek tansiyon var,tuz yok bizim evde.
Melek:Gırtlağıma kadar limon tuzlu kahve içtim ya,şu düştüğüm hale bak.Beni isteselerdi neyse.
Arif:Aa oğlum bunun sende gözü mü var.
Sevil:Melek ne diyorsun gene.
Melek:Ne bunda gözüm olacak be,ben başka açıdan söylüyorum.
Erkan:Kıskanç,şu kardeşine bir bak Sevil ya.
Orhan:Yeter kesin herkes sussun.Sen benim kızıma sapık ve aptal mı dedin.
Melek:Baba,iç şu kahveden uyukluyorsun o deminki muhabbetti.
Aslı:Tamam herkes sakin olsun,Melek hadi odamıza çıkalım.
Melek:Hangi odamıza ya,milletin evinde kız veriyoruz.Bizim ev değilki bu.
Aslı:Ha,o zaman edepli devam edelim ha Melek.
Melek:Ben edepliyim gayet.Git bir su getir ablanım ben,limon tuzu içtim ya.Hem de kahveli.
Arif:Kız iyice sapıttı,kahveli limon tuzu içtim diyor.
Sevil:Arif amca,baba,dayı,Erkan,anne,Aslı,Melek tüm bunlar olmamış gibi sakince devam edelim lütfen.
Melek:Kahve faslı da geçerli mi.
Sevil:Hepsi Melek hepsi.
Melek:Ha tamam o zaman.
( Ellerinde kahve olanlar kahveden en nihayetinde birer yudum alırlar.Arif cezveyi düşürecek gibi olur.)
Melek:Dikkatli iç Arif amca,battaniye leş olacak,dökülmesin.
Arif:Hani düzelmişti bu hala aynı şeyi yapıyor.
Sevil:Melek.
Melek:Tamam sustum.
Arif:Ben fütursuzluk annede var sandım,kızında çıktı.
Orhan:İthamlarınız devam edecek mi beyefendi.
Arif:Yok kızı isteyelim artık diyorum.Kahve de bitmeyecek gibi,bir çay mı yapsanız.
Dayı Bey:Hanım çayı sevmez,bizim evde çay yok.
Melek:Ne var senin evinde acaba dayı,ondan alabilir miyiz.
Arif:Bak kız fütursuz ama arada doğruları konuşuyor aferin.
Erkan:Efenim Allahın emri Peygamberin kavliyle...
Sevil:Ne yapıyorsun Erkan,babanın istemesi gerekmiyor mu beni.
Orhan:Buyurun Arif bey.
Arif:Bu ne ya,kızı zorla verir gibi.
Erkan:Baba iste şu kızı beni de şaşırttın.
Arif:Tamam,Allahın emri Peygamberin kavliyle,ı neydi o.
Erkan:Babam Sevili bana istiyor.
Arif:Tuvalet ne tarafta acaba.
Melek:Ve işte ablamın en mutlu anı,mutluluklar ablacım.
Arif:Çok sıkıştım gerçekten ne tarafta tuvalet.
Erkan:Of baba ya.
Dayı Bey:Ne tarafta ne demek,saray mı burası git ara bulursun.
Arif:Bana ters konuşma misafirim ben.
( Arif gene battaniyesiyle tuvalete gitme maksadıyla odadan çıkar,Erkan konuşur.)
Erkan:Baba,battaniye...
Dayı Bey:Bir bırakamadı battaniyeyi bırakamadı.Tuvalete de battaniyeyle gidiyor.
Şengül:Erkan yüzün düştü yavrum üzülme öyle,baban gelince kızı tam ister.
Erkan:Gelir gelir de ne zaman gelir artık.
Dayı Bey:Tuvaleti batırmasa bari,hanım evin pis halini sevmez.
Melek:Ha biz manyağız kendi evimiz pisse havalara uçuyoruz dimi.
Orhan:Yatacağız uyuyacağız ne zaman gelir baban.
Erkan:Bu soru için biraz erken değil mi Orhan amca.
( Az sonra Arif içeri girer.)
Erkan:Hah baba ben de geç gelirsin diye korktum.
Dayı Bey:Battaniyeyle olmadı dimi.
Arif:Milletin evinde kısa kesmek lazım.
Dayı Bey:Öyle diyorsun da daha konuya giremedin.
( Arif oturur.)
Arif:Gireceğim bir saniye,fermuarı kapatayım bir.
Erkan:Baba bırak fermuarı.
Arif:Açık mı kalsın yani.
Melek:Adam haklı biraz bekleyelim,sabaha kadar burdayız gibi zaten.
Arif:Evet,efenim havalarda pek sıcak dimi.
Melek:O yüzden mi battaniyeyle oturuyorsun Arif amca,içten soğutmalı battaniye herhalde.
Erkan:Baba ne havası 67 saattir buradayız ya.
Arif:Kızınızı oğlumuza istiyoruz.
Şengül:Hangi kızımızı üç tane var.
Arif:En büyüğünü,adı neydi ya,ha Sevil.
Melek:Verdik gitti.
Orhan:Ben konuşsaydım istersen kızım.
Melek:Ne fark eder canım,neden geldikleri belli.Biz de vereceğiz,burada boşuna mı bu kadar şey dönüyor.
Orhan:Sus Melek,kızımıza soralım bir isterseniz.
Arif:Ne kızına soracakmışsın be,nikah memuruyla gelsek oturacak hemen masaya kız.
Dayı Bey:Bir dakika ya,kız benim evimde isteniyorsa kararı benim vermem lazım.
Orhan:Kayınço,sus bana geldiler artık ha,vermiyorum lan kızı vermiyorum.
Erkan:Ney.
Arif:İyi hadi biz gidelim o zaman.
Sevil:Baba ama...
Orhan:Aması falan yok,vermiyorum.
Şengül:Orhan vermiyorsa ben de vermiyorum.
Aslı:Ama baba ablam çok istiyor.
Orhan:Vermiyorum,çıkın gidin bu evden.
Melek:Evet nasip kısmet işi bunlar işte,olmadı.
Arif:Ya şu nalburun ettiğine bak oğlum,nalbursun diye bu kadar sert olunur mu.
Dayı Bey:Enişte bana kızdıysan bana çat,öyle cayma yani.
Orhan:Hepinize kızgınım be,böyle iş mi olur.Bu herif adam olmadan ona kız vermem.İşi yok gücü yok.
Sevil:Ya inanamıyorum ya,inanamıyorum.
( Sevil ağlaya ağlaya koşarak dayısının evinden sokağa doğru çıkar.)
Aslı:Abla nereye,dur.
( Aslı da ablasının peşinden gider.)
Orhan:Nereye gidecek eve gidiyordur,Melek,Şengül yürüyün biz de gidiyoruz yatıya kalmak falan yok.
Melek:Gece yarısı misafirlikten eve dönüyoruz hale bak.
Orhan:Konuşma Melek konuşma yürü.
( Orhan,Melek ve Şengül de gider.)
Erkan:Ne oldu ki şimdi böyle,kız ağlayarak gitti peşinden mi gitseydim acaba.
Arif:Yok o eve varmıştır ya.
Erkan:E ne yapalım biz de gidelim bari.
Dayı Bey:Evet gitseniz diyorum bir zahmet artık.
Arif:Biz gitmesek.
Dayı Bey:Ney.
Erkan:O niyeymiş.
Arif:Anahtarımız yok,kaybettik ya.Biz burada kalalım mı.
Dayı Bey:Ney.
Arif:Hadi be bugünlük.
Dayı Bey:Şu işe bak,ablamlar kalmadı elin adamları kalacak yatıya ya.
Arif:Hadi hadi bir günlük kalalım işte,nerde yatacağız.
Dayı Bey:Olmaz burada kalamazsınız.
Erkan:Niye,hanım uyumayı sevmiyor evde yatak yok mu.
Arif:Aferin çok güzel söyledin oğlum,nerde yatacağız.
Dayı Bey:Şaka mı bu ya,neyse tamam kalın ne yapalım.
( Az sonra Arif,Erkan ve Dayı Bey aynı yatakta sıkışarak uyuyordur.)
Erkan:Dayıcım rahat mısınız.
Dayı Bey:Rahatım da nefes alamıyorum.
Arif:Sıcaktandır aynısı bizde de var.Battaniyem nerde bu arada,bak görüyor musun salonda unutmuşum.
( Ertesi sabah olmuştur,Erkan ve Arif gözlerini Süleymanın kahvesinde açar.)
Süleyman:Hadi uyanın artık,müşteriler gelmek üzere.Yolun ortasında döşek duruyor ayıp.
( Erkan ve Arif uyanır ve konuşurlar.)
Erkan:Biz ne ara geldik buraya ya.
Arif:Biz şeylerde değilmiydik.
Süleyman:Neredeydiniz bilemem ama,gece geldiniz.Hatırlamıyor musunuz ya.
Erkan:Kovmuşsa bizi dayı bey demek ki.
Arif:Anlamıştım o adamın pislik olduğunu.
Süleyman:Hadi hadi,kaldırın döşeği.Bir de döşekle gelmişsiniz,korkuttunuz gece gece.
Erkan:Bu dayı beylerdeki döşek değil,nerden çıktı bu ya.
Arif:Nerden çıktıysa çıktı,hadi çilingir bul da evimize gidelim artık.
Erkan:Önce bir çay içseydim.
Süleyman:Önce şu yatak gidecek hadi.
Arif:Tamam ben hallederim.
( Arif yatağı cebine sokar.)
Erkan:O ne ya,kabuslar göreceğim.Akşamdan beri bu nedir ya.Cebe soktu yatağı adam.
Süleyman:Nereye soktuysa soktu,bize ne.Hadi birer çay içinde bir faydanız olsun.
Arif:E getir bari.
( Sevillerin evinde de kahvaltı faslı vardı.Baba Orhan konuşur.)
Orhan:Kızım niye yemiyorsun,öyle aç aç duracak mısın.
Sevil:Canım istemiyor baba.
Şengül:Ay Orhan yapmasamıydın öyle dün,kız çok üzülüyor.
Orhan:Dün bana destek verirken iyiydi.
Melek:Babacım reçel mi o acaba,uzatır mısın bir bakayım.
Orhan:Neyine bakacakmışsın ye işte her neyse.
Melek:Her neyse ye işte;tehlikeli bir laf baba lütfen yani.Sofrada da bu şekil konuşturuyorsun.
Sevil:Ya ne reçeli ya,Erkanları dün kovdun bugün reçel diyorsun baba ya.
Melek:Ama çok güzel olmuş yemek ister misin abla.
Orhan:Kovarım efendim,Erkan falan yok unut o zibidiyi.
Melek:Baba peyniri uzatır mısın bir zahmet.
Orhan:Bir dur sen de onu uzat bunu uzat.
Melek:Ya okula gideceğim,iki lokma yeseydim ya.Ne varmışki bundan önemli,Erkansa mesele gelir bir kez
daha ister ablamı verirsin,şimdi bana peyniri versene.
Sevil:Ama baba unut o zibidiyi deyip kestirip atma.İki senedir sözlüm sayılır.
Orhan:İki senedir sözlün mü,nerden sözlün acaba daha dün ilk defa gelip istedi seni.
Melek:Kaçıncı da vereceksin baba.
Orhan:Vermeyeceğim,o adama kız mız yok.
Melek:Yok peyniri diyorum ben,kaçıncı defa istersem vereceksin.
Aslı:Dur peyniri ben vereyim de şu peynir muhabbetini kapat artık abla ha.
( Aslı Meleğe peynir tabağını uzatır.)
Melek:Çayımı da tazele,aferin diyim canım.
Aslı:Olur abla,bardağını alayım.
( Aslı Meleğin çayını tazelerken Sevil söze girer.)
Sevil:Ben doydum.Size afiyet olsun.
( Sevil sofradan kalkıp odasına doğru girer.)
Şengül:Ay,kız depresyona girecek valla Cemil.
Orhan:Cemil kim ya.
Şengül:Orhan ya Orhan,ben bir an unuttum da.
Melek:O depresyona girecek de,senin durumun ne olacak acaba.Onunkinden parlak değil anne.
Şengül:Ama Cemil daha iyi gider sana,ismine bir türlü alışamadım.
Orhan:30 yıllık kocanım adımı tam öğrenemedin ya,nerden aldım seni.
Şengül:Nerden mi aldın beni,boşa o zaman Cemil bey aman Orhan bey.
Melek:Şimdi bu yaştan sonra boşanmak falan unutun onu.Boşanmak neymiş.Üç tane kızınız var şurada.Bo
şanacakmış bak bak bak,adam haklı Cemil nedir ya.
Aslı:Melek bir çay daha ister misin ablacım,bir nefes al.
Melek:Yok okula gideceğim,çok geç kaldım zaten.
Orhan:Dur ben de işe gideceğim birlikte gidelim.
Melek:Nereye birlikte gidelim ya,evden çıkar çıkmaz ayrı yollara gidiyoruz,hadi ben gittim.
( Melek evden çıkar.)
Orhan:Hadi ben de dükkana gidiyorum,kızım annene mukayet ol.
Şengül:Git şu işe öğlen oldu ama Orhan,çocuk muyum ben kimi kime emanet ediyorsun.
Orhan:Keşke çocuk olsaydın,hadi kızım ben dükkana geçiyorum.Akşam görüşürüz.
Aslı:Güle güle baba.
( Orhan evden çıkar.Arif,Erkan,Süleyman ve Çetin kahvede oturmaktaydı.)
Arif:Bak tam açtı kapıyı dimi.
Erkan:Valla yarım açmak gibi bir teknik yok henüz,tam açmak durumunda kaldı.
Arif:Laf sokma yeni kilit taktırdın mı.
Erkan:Taktı baba.
( Arif cebinden kilit çıkarır.)
Arif:Takmasaydı da ben tedarikliydim ama olsun artık ne yapalım.
Erkan:Şu cebine mukayet ol artık,ne ara koydun kilidi oraya.
Arif:Bilmiyorum buradaymış işte.
Çetin:Demek kızı alamadınız abi ha.
Erkan:Kovulduk valla sorma,ben Sevilsiz yapamam ne olacak benim halim bilmiyorum.
Süleyman:Gene gider istersiniz.
Arif:Ben kovulduğum eve bir daha gitmem.
Erkan:Sıkıntı yok o zaman,biz dayı beyin evinden kovulduk.Demek ki Sevillere gidebiliriz hala.
Arif:Yatıya da kalmamışız zaten orada ama.
Çetin:Nerede.
Erkan:Biz Sevilin dayısında yatıya kalacaktık,ne olduysa kahveye gelmişiz dün.Hiç hatırlamıyoruz.
Çetin:O nasıl iş ya.
Süleyman:Amma geyik yaptınız be,boş boş durmayın.Birer çay daha getiriyorum.
( Süleyman çay getirmeye gider.)
Arif:Hadi ben sıvışayım,taksiye çıkacağım.
Çetin:Taksiye çıkma,içinde daha rahat gidersin Arif amca.
( Çetin bu soğuk esprisinden sonra güler.)
Arif:Aman be.
( Arif kahveden çıkar.)
Çetin:Sıkma kendini öyle hadi biz de bir tur atalım mahallede kendine gelirsin.
( Çetin ve Erkan da kahveden çıkar.O sırada Süleyman elinde çaylarla gelir,gittiklerini anlar.)
Süleyman:Nerde bunlar ya,var mı böyle kaçmak.Deftere geçirmezsem ben de,görürler.
( Çetin ve Erkan turlarken konuşuyordu.)
Çetin:Deme ne diyorsun ya.
Erkan:Valla bak,cebinden çevirmeli telefon çıkardı,yatak soktu adam diyorum ya.
Çetin:Hangi terziye gidiyor.
Erkan:Bilmem terziyle mi ilgilidir acaba.Hem dünkü battaniyeyi de nerden bulduğu meçhul.
Çetin:Olur öyle psikolojiktir,yıprandı adamcağız yalnızlık işte.
Erkan:Adam psikolojik sorun geçiriyor diye cebine yatak mı sokar ya.
Çetin:Boşver oluruna bırak boşver,takma kafaya abi ya.
( O sırada Melek ile karşılaşırlar.)
Melek:Ooo kimleri görüyorum,müstakbel enişte ne haber ya.
Erkan:İyidir ne olsun,dünün şokunu atlatmaya çalışıyorum.Sen de hiç destek olmadın bize bravo yani.
Melek:Ya alacaksın kızı merak etme,o evde ben varken senden başkası alamaz ablamı enişte.
Çetin:Helal sana be Melek.
Melek:Senden ne haber Çetin.
Çetin:Ben de takılıyorum işte,nereye böyle.
Melek:Okula gideceğim.
Erkan:İyi biz seni tutmayalım.
Melek:Yok birşey olmaz çoktan geç kaldım zaten.
Çetin:Hep böyle geç mi gidersin.
Melek:Yok Çetin ben ağır değilim aslında yanlış anlama.Relaksım o kadar.Hem okuduğum bölüm de iyice tırsıtıcı desem yalan söylemiş olmam.
Çetin:Ne okuyorsun.
Melek:Veterinerlik,ama kitap da okurum kültürüm üst seviyede.
Çetin:Harika.
Melek:Ben gideyim artık,görüşürüz sonra.
( Melek yanlarından gider.)
Erkan:Arkadaş bu nasıl iş ya,bu kız seninle konuştu mu pek mahçup ama normalde zır deli yani.
Çetin:Zır deli deme kıza şimdi ayıp.
( Erkan Çetine bakıp sırıtır.)
Erkan:Çetin.
Çetin:Niye öyle bakıyorsun ki,ne bu fesatlık bakma abi öyle,çok rica ediyorum.
Erkan:Bana bak bu kız önce benim baldızım olacak,bacanak mı olacaksın benimle.
Çetin:Utandırma şimdi abi tam bir şey yok daha,hem daha senin işin belli değil.
Erkan:O da doğru ya.Nedir Orhan amcanın bu halleri anlamadım ki arkadaş ya.
( Sevil odasında ağlamaktayken yanına Aslı gelir.)
Aslı:Abla girebilir miyim.
Sevil:Gel canım gel.
( Aslı,Sevilin yanına oturur.)
Aslı:Abla üzülme Erkan senden vazgeçmez.
Sevil:Acaba ben hata mı ediyorum ya,Erkanla evlenmemem daha doğru olacak sanki.
Aslı:O niye.
Sevil:İşi gücü yok,sabahtan akşama kadar mahallede fink atıyor.Babam haklı olabilir mi acaba.
Aslı:Ya öyle olsa bile sen takma kafaya orasını,sen ona aşık değil misin.
Sevil:Hem de çok aşığım ama bu olanlar.
Aslı:Bir şey olduğu yok abla,sizin evlenmeniz an meselesi diyeyim sana yani.Hem ben dün sana mutfakta
sert davrandığım için özür dilerim.
Sevil:Yok canım benim,ne özürü senin kusurun yok.Asıl değişik davranan Melekti dün.
Aslı:Aman abla o şuursuzdur arada biliyorsun,hadi kapanma odana öyle,dışarı çıkalım.
Sevil:Gitmeyelim bir yere keyfim yok.
Aslı:Hadi dedim abla.
( Aslı Sevili kolundan zorla tutarak sokağa çıkmak maksatlı odadan çıkarır.Az sonra sokakta gezerlerken Er kan ve Çetine rastlarlar.)
Erkan:Hah Sevil nasılsın.
Sevil:İyi değilim Erkan,çok sinirim bozuk.
Erkan:Niye bozuk.
Sevil:Niye mi,Erkan dün kovulduğunu ne çabuk unuttun.
Erkan:Yok unutmadım da,biz onu şey yaparız hallederiz.
Sevil:Umrunda bile değil dimi.
Erkan:Umrumda tabi niye umrumda olmasın.Seni alacağım ya.
Sevil:Sen gelsene benle iki dakika.
( Sevil ile Erkan özel konuşmak için öteye gider.Çetin Aslıya sorar.)
Çetin:Nasılsın Aslı.
Aslı:Nasıl olayım,ablamın durumuna çok üzülüyorum.
Çetin:Hangisinin.
Aslı:Hangisinin mi,bu ablamın tabi ki.
Çetin:Ha,Meleğin sorunları yok mu yani canım.
Aslı:Sananeymiş Meleğin sorunlarından.
Çetin:Banane canım ben öyle muhabbet maksatlı soruyorum,niye kızıyorsun ki.
Aslı:Kızdığım falan yok,tamam.
( Sevil ile Erkan ötede konuşuyordu.)
Sevil:Bak Erkan bu böyle olmaz.
Erkan:Baban dimi,ona bir çare bulmamız lazım evet.
Sevil:Babam değil Erkan.
Erkan:Ne Orhan amca baban mı değilmiş,kim senin baban kim ya.
Sevil:Erkan,sorun babam değil manasında fitil etme adamı.
Erkan:Kullandığın şu kelimelere bir bak,evleneceksin yarın öbür gün benimle.Nazik ol biraz.Fitil etme adamı
diyorsun,o nasıl bir lafmış ya.Fitildi adamdı,sen adam mısın ki.
Sevil:Peki sen adam mısın Erkan,babam haklı aylağın tekisin.Bu şekilde bu evlilik olmaz Erkan.
( Sevil Erkanın yanından ayrılır.)
Sevil:Yürü gidiyoruz Aslı.
( Sevil ve Aslı oradan gider,Çetin Erkanın yanına yanaşır.)
Çetin:Abi ne oldu.
Erkan:Bu sefer çok ciddi ve sertti galiba.
( Akşam olmuştur,Erkan,Çetin ve Arif evde yemek yiyordu.)
Erkan:Baba bu nasıl yemekmiş böyle ya,böyle mi yapılır bu.
Arif:Çok biliyorsan kendin yapsaydın,kolay mı pilav pişirmek.
Çetin:Evet Arif amca haklı,öylesine pişirmiş ki pilavı bu hale gelmiş yani.
Erkan:Yanmış pilav yiyoruz,arkadaş lapa olsa daha iyi ya.
Arif:Siz ne anlarsınız yemekten be.Ne istiyorsunuz yemek olarak.
Çetin:Pizza mı söyleyelim acaba.
Erkan:Pizza mı.
Arif:Pizza mı istiyorsunuz,alın size pizza.
( Arif cebinden pizza çıkarır.)
Erkan:Arkadaş gene mi cep mucizesi ya.Korkmaya mı başlasak acaba.
Çetin:Önce bu pizzaları yiyelim sonra korkarız,hadi.
( Hep birlikte pizzayı açarlar.Ertesi sabah Erkan uyanır ve kahvaltı sofrasına doğru yol alır.Kahvaltı sofrası
na geldiğinde ise gördüğü şeye şok olur.)
Erkan:Bu ne böyle ya.
( Kahvaltı masasında babası Arif ile birlikte oturan 6 tane süslü ve genç kadın vardır.)
Erkan:Baba,bu nedir söyleyecek misin acaba.
Arif:Hah gel oğlum gel kahvaltı et.
Erkan:Bu hanımlar kim baba.
Arif:Ne yapacaksın kim olduklarını,çok güzeller dimi.Birer tane nikahımıza alsak mı.
Erkan:Nikahımıza mı alalım,baba ne diyorsun acaba şu an sen.Ben Seville evleneceğim.
Arif:Ne Sevil de Sevil,tutturmuşsun ya.Bunlardan al sen sevil.
Erkan:Kötü kötü espriler yapmasan mı şimdi sırası değil.Kim bunlar.
Arif:Arkadaşlarım.
( O sırada kadınlardan biri konuşur.)
Kadın 1:Aç ağzını Arifcim uçak geliyor.
Erkan:Aç ağzını Arifcim uçak mı geliyor,abla ne yapıyorsun ya.
Kadın 1:Abla senin dedendir.
Erkan:Abla dedem midir,genetiğimiz o kadar şaşmış yani.Ağır hakaret bravo.
Kadın 2:Masaj yapayım ister misin Arif.
Arif:Yok şekerim akşama yaparsın.
Erkan:Akşama mı,baba akşam bunlar burada mı kalacak.
Arif:Benim odaya sığmazlar,hadi gene iyisin sen de.Neyse hanımlar ben taksiye çıkayım.
Kadın 3:Ben taksiye çıkarım sen yorulma Arifcim.
Kadın 4:Ben de evin temizliğini yaparım.
Kadın 5:Oğlun mu bu yakışıklı.
Arif:Evet oğlum.
( Erkan 6.kadın ile diyaloga girer ve şunları söyler.)
Erkan:Abla bir tek sen konuşmadın,sen de söyle bir şeyler bari.
Arif:O dilsizmiş oğlum ya.
Erkan:Dilsizmiymiş.
Arif:Ama komple yok dili ha.
Erkan:Komple dili yok nedir ya.
Arif:Hiç dili yok işte,aç kız ağzını.
( 6.kadın ağzını açar,dili yoktur.)
Erkan:Baba dehşete düştüm şu anda bu nedir gözünü seveyim ya,ben kahveye gidiyorum.
( Erkan koşarak evden çıkar.)
Arif:Dili görmeyince korktu herhalde,hiç bana çekmemiş.
Kadın 3:Sırtından bardak çekeyim mi Arif rahatlarsın.
Arif:Sabahtan beri siz de ne saçma yöntemleriniz var,ne abuk teklifler bunlar ya.
( Orhan,nalbur dükkanında boş boş oturmaktayken,Aslı ve Melek gelir.)
Aslı:Günaydın baba,biz geldik.
Orhan:A hoşgeldiniz kızım,niye geldiniz.
Melek:Babamızın dükkanına girerken hesap mı vereceğiz.
Orhan:Kızım hesap vereceğin kişi babansa evet.
Melek:Ya sana kahvaltı getirdik,hesap verin diyorsun.Bu nasıl bir karşılama.
Orhan:Kahvaltı mı getirdiniz,çay var mı.
Melek:Çaydanlıkla sokakta mı gezecektik,yok çay.
Orhan:Neyin var bugün kızım senin.
Aslı:Tatil ya bugün okula gidemediğine üzülüyor.
Orhan:Melek mi şaka yapıyorsun.
Melek:Üzülüyorum tabi,ne güzel hasta atların psikolojini öğrenmek varken dükkana kahvaltı taşıyorum ya.
Orhan:Onu sonra öğrenirsin o zaman.Ben kahvaltı ettim,siz dükkanın başında durun.Benim ufak bir işim var
onu halledip geleyim.
( Orhan koşarak dükkandan çıkar.)
Melek:Bu neymiş ya,insan bir fikrimizi sorar kalmak istiyor muyuz acaba,gitti hemen adam ya.
Aslı:Kahvaltı ne olacak.
Melek:Biz yeriz,şu yaptığına bak.İki gül gibi kıza nalburu emanet etti gitti ya.
Aslı:Hakkaten buraya takıcı mı yapsak diyorum.
Melek:Takıcı ne demek ya,kürek var ya işte burda kafaya taktın mı öldürüyor zaten.
Aslı:Takı satan dükkan yani.
Melek:Senin yaptığın takılar mı.
Aslı:Evet nasıl olur.
Melek:Batarız,iyi kötü böyle bir düzenimiz boşver.
Aslı:Ama abla.
Melek:Ya niye bana soruyorsun,ben mi açtım nalburu,babama sor.
Aslı:Kabul etmiyor ki,kaç defa sordum.
( O sırada sokaktan geçen Çetini görürler ve Melek ona seslenir.)
Melek:Çetin,Çetin gelsene bir.
Çetin:Bana mı diyorsun,geleyim.
( Çetin dükkana girer.)
Aslı:Sanki kime söyleyecek başka,bana mı diyorsunmuş.
Çetin:Ne oldu,fırça atmaya mı çağırdınız.
Aslı:Yok kürek geçireceğiz.
Melek:Aa deme öyle o nasıl laf ya.
Çetin:Buyur seni dinliyorum Melek.Orhan amca yok mu hem.
Melek:Bu ablamla Erkan meselesi var ya,ona bir çözüm bulalım diyorum,küsmüşler gene.
Çetin:Evet çok sert çıktı Sevil doğru.
Aslı:Ha sanki hiç Erkanın suçu yok,aylağın tekiysen katlanacaksın buna.
Çetin:Lafın ucu bana mı dokunuyor.
Melek:Dokunmuyordur sana canım,niye laf çarpsın ki yani.
Çetin:Doğru.
Melek:Diyorum ki barıştırmak için bir şeyler düşünelim,sen bir düşün,ben de düşüneyim.Fikir bulursan gelir
bana söylersin barıştırırız.
Çetin:Olur,ben de öyle kahveye gidiyordum şimdi.
Melek:Kahvaltı ettin mi.
Çetin:Yok.
Melek:Al şu kapları,kahvaltılık var içinde ye bunları kafan çalışmaz plan bulamazsın valla.
( Melek Çetine kapları verir.)
Çetin:Ben gideyim o halde.İyi günler size.
Melek:İyi günler Çetin.
( Çetin dükkandan çıkar,Aslı konuşur.)
Melek:Sence o da benden hoşlanıyor mudur.
Aslı:Bilemem,hem kapları niye verdin annem kızacak.
Melek:Babam tiner kabı yapacakmış deriz.
Aslı:Ne,tiner kabı mı.
Melek:Evet,tiner satmıyor mu babam,acaba diyorum tinerci böyle bir şey mi.
Aslı:Of abla,geyiğe bağlama.
( Az sonra Çetin ve Erkan kahvede,kaptaki kahvaltılıkları yiyerek konuşuyorlardır.)
Erkan:Adam 6 tane kadınla kahvaltı ediyordu diyorum sana ya.
Çetin:7 ye tamamlasaymış iyimiş bak.
Erkan:Ya benim derdim ne,sen ne diyorsun bana abi ya.Birinin de dili yoktu.
Çetin:Ay yazık dilsizmiymiş.
Erkan:Yazık,yazık bana yazık.Hiç dili yoktu ya.Açtı ağzını kız ağzının içinde boşluk.
Çetin:Boşluk mu dişleri de mi yoktu.
Erkan:Valla o kadarına bakmadım ama bilemiyorum artık.
Çetin:Niye bakmadın dişine,diş önemli Erkan.
Erkan:At mı alıyorum niye bakayım dişine.
Çetin:Valla bir kızda dişe bakarım önce ben,mesela Meleğin dişleri parıl parıl parlıyor.
( Süleyman çayları getirir ve lafa karışır.)
Süleyman:Sen de dişe bakmak normal,beygirsin sen.
Erkan:Senin ne tür fantezilerin var Süleyman abi,beygirdi aygırdı falan.
Çetin:Belgesellere ara ver,tıkılmışsın kahveye çık bir nefes al ya.
Süleyman:Tezgaha kim bakacak.
Çetin:Biz bakarız.
Süleyman:Olmaz parayı çalarsınız siz,habisler.
Çetin:Ya abi yüzümüze söyleme bunu bari ya.
Erkan:Hiç yani,adama bakar mısın ya.
( Akşam olmuştur,Erkan evden içeri girer,odada gördüğü manzara fecidir.Kadınların sayısı 25 e çıkmıştır.)
Erkan:Bu ne ya,bu ne ya.
Arif:Hah oğlum hoş geldin,gel otur.
Kadın 7:Ooo hoşgeldin yakışıklı gel.
Erkan:Baba bu kadınlar 72 tane olmuş ya.
Arif:Yok canım saydım 25 kişiler.
Erkan:25 tane genç bayan ne yapıyor bizim evde acaba,nerden çıktı bunlar.
Kadın 8:Nereden çıktı değil,nereye çıka...
Erkan:Bir kelime daha etme dur,pis kadın.Ağzı da bozuk bunların baba.
Arif:Olsun ağzı olmasa daha mı iyi,varsın bozuk olsun.
Erkan:Sen ne yaptın,ne içirdiler bütün gün sana bunlar.
Kadın 9:Gel otur niye stres yaptın yakışıklı.
Erkan:Gelsene sen bir dakika baba.
Arif:Ya ne var oğlum ya.
( Arif ve Erkan salona çıkar ve konuşurlar.)
Erkan:Bu kadınlar nedir hemen açıkla,kafayı yiyeceğim yoksa.
Arif:Ya oğlum,bunlar benim cepten çıkıyor.
Erkan:Evet çok harcama yapmışsındır baba bunlara.
Arif:O manada değil maydanoz kafalı.
Erkan:Ne manada,ayrıca maydanoz kafa nedir ya.Hakareti bile beceremiyorsun ha.
Arif:Bunları cebimden çıkarıyorum,elimi attım mı bir kadın çıkıyor cebimden.
Erkan:Cebinden mi çıkarıyorsun,nasıl.
Arif:Göstereyim.
( Arif cebinden bir kadın daha çıkarır.)
Kadın 26:Merhaba.
Erkan:Bismillah,nerden çıktın sen.
Arif:Cebimden çıktı işte görmedin mi.
Erkan:Tamam abla sen git içeriye.
Kadın 26:Abla deme alınırım sonra bak,hadi içerdeyim ben.
( Kadın 26 içeri girer.)
Erkan:Telefon çıkarıyordun,yatak sokuyordun diye şikayet ediyordum ama iş ciddiye bindi bak.
Arif:Valla ben de korkmuyor değilim,elimi cebime atamaz oldum ya.Atmayacağım diyorum cimri diyecekler.
Erkan:Baba şaka yapacak durumda değilsin,geri sokmayı denedin mi.
Arif:Denedim gitmiyorlar.
Erkan:Ne yapacağız bu kadar kadınla.
Arif:13 ü senin olsun 13 ü benim olsun,ya da dur 13 olmaz birini daha bana ver,sen 12,ben 14.
Erkan:Nerde yatacaklar.
Arif:Beraber yatacağız işte oğlum.
Erkan:Kimin nesidirler acaba,cebe geri sokmanın bir yolunu bulacaksın bunları baba.
Arif:Ama burada kalabilirler,evlenirim onlarla.
Erkan:26 tane kadınla neyin evlenmesiymiş ya.Geri sokacaksın bunları olmadı kovarız.
Arif:Kovmayalım ayıp,ben o zaman cebime sokmayı denerim bunları,hiç olmazsa biriyle evlenseydim.
Erkan:Hayır dedim baba.O elini de cebine sokma bir daha.
( Ertesi sabah Çetin ve Melek bir bankta oturmuş konuşmaktadır.)
Melek:Ne demek bir plan bulamadım ya.
Çetin:Yani tam küsmüş sayılmazlar aslında da ben hiç düşünmedim bunun üzerine.
Melek:Neyse canın sağolsun aman boşver onları zaten ya,bugün kahvede misin.
Çetin:Evet yani kahveye giderim herhalde,sen de okula herhalde dimi.
Melek:Sen kahveye tıkıla tıkıla aptal olup çıkacaksın sonunda,bugün pazar.
Çetin:Aa pazara gidelim o zaman hadi.
Melek:Çetin bu ne şimdi ya,neymiş bu kendinden soğutma insanı ettiğin lafa bak ya.
Çetin:Ben ortam ısınsın diye şey yapmıştım ama,olmadı mı.
Melek:Benim okulum yok.
Çetin:Lunaparka gitsek.
Melek:Beraber mi.
Çetin:Yani eğer istersen gidelim.
Melek:Bir gören olur şimdi olmaz,babamdan sonra sürtük diye fırça yerim valla.
Çetin:Sürtük mü,öyle pis bir ağzı mı Orhan amcanın.
Melek:Bilmem ki yani arada öyle olabiliyor.Ayrıca babama pis ağızlı deme ayıp.
Çetin:Ya bir gören olsa ne olacak,şimdi de bankta yanımda değil misin ki.
Melek:Ha kafaladım seni diyorsun yani.
Çetin:Yok öyle değil.
Melek:Bu ne rahatlıktır,bu ne gevşekliktir böyle ya.
( Melek Çetinin yanından ayrılır.)
Çetin:Ben ne dedim ki şimdi.
( Az sonra Erkan ile Çetin kahvede dertleşiyordur.)
Çetin:Kız kalktı gitti anlayacağın,küsmüş müdür.
Erkan:Ne ara kafaladın kızı da ne ara küstün sen ya.
Çetin:Yok kafalamak falan yok o da öyle yanlış anladı hep.
Erkan:Seninki de dert mi ya bana ne demeli.
Çetin:Ya seninkini biliyorum,tamam Sevil de sana küs.
Erkan:Yok o değil,bizim evdeki kadınlar 26 oldu.
Çetin:Harbi mi,hadi sizin eve gidiyoruz o zaman.
Erkan:Sen ne eğlence düşkünü pis bir adammışsın ya otur şuraya.
Çetin:Abi iki dakika Arif amcayı görsem,hatrını sorsam fena mı.
Erkan:Taksiye çıktı o,hem kızların bir kısmını da yanında götürüyor,torpidaya oturtuyormuş.
Çetin:Aa e müşteri ne diyor diyeceğim,canına minnet.
Erkan:Çetin sapıklık yapma abi,pis olma şurada dert anlatıyorum dinle ya.
Süleyman:Arkadaş kapatacağım şu kahveyi ya,sizden başkası gelmiyor.
Çetin:Bize kakaladığın çaylarla günlük karın yeterli oluyordur zaten Süleyman abi.
Süleyman:Ne size kakalayacağım be,çayım güzelse demek ki.Tavşan kanı.
Erkan:Bize daha çok aygır kanı gibi geliyor ama.
Süleyman:Aygır kanı mı,o nasıl şeymiş öyle.Birer çay daha vereyim mi.
Erkan:E ver bari ne yapalım.
( Melek evde Aslı ve Sevile bir şeyler anlatmaktadır.)
Melek:Adam baktım gevşek gevşek konuşuyor,kalktım geldim ben de.
Sevil:O Erkanın arkadaşı değil mi zaten,hayır mı gelir onlardan.
Melek:Hiç yani adam bana keklikte çanta muamelesi yaptı ya.
Sevil:Ne yaptı.
Melek:Keklikte çanta,çantada mıydı keklik öyle birşey işte.
Sevil:O Erkan da özür bile dilemedi daha.
Melek:Abla diyorum ki ben daha ilişkimiz bile başlamamışken boşuna mı sert yaptım çocuğa.Ne güzel luna
parka gidelim demişti çocuk.
Aslı:Lunapark mı,sen ne dedin.
Melek:Evet demiş olsam şimdi lunaparkta olmuş olurdum.Hem zaten binemem ki o aletlere ben kusarım ken
di üstüme çocuk kaçar gider hemen.
Sevil:Evet kustuğuna defalarca şahit olduk biz zaten,kalleş Erkan ya.
Melek:Bana laf anlatıyordun,ne ara Erkan oldu konu ya.Arkadaş senle de dertleşilmeyecek mi.Aslı sen din
le bari beni ha ne dersin.
Aslı:Deminden beri ikinizi de dinliyorum zaten,Erkan da Çetin.Erkan da Çetin kafam şişti.
Melek:Sen de akıt zehrini hemen aman diyim hiç vakit kaybetme.Tatil günlerinden nefret ediyorum.
Aslı:Bravo,okula her gün 3 saat geç giden biri olarak bunu söylemen bizi çok şaşırttı yani.
Melek:E kahvaltıydı,yoldu falan uzuyor ne yapayım.Sen kendine bakar mısın,ablanın derdini dinlemeye aciz
sin ya,ayrıca takı falan tasarlamayı da bilmiyorsun zaten.
Aslı:Hayda nerden geldik benim takı meselesine gene,senden de veteriner falan olmaz.
Sevil:Bir durun ya,şurada rahat rahat dertlenemeyecek miyim.
( Şengül odaya gelir,yüzünde de siyah renkte güzellik maskesi vardır.)
Şengül:Ne oluyor ne kapışıyorsunuz kızlar.
Melek:Bismillah defol git hemen iblis.
Şengül:Kızım dur sakin ol benim ya.
Melek:Anne ne yaptın kendine ya.
Sevil:O yüzündeki nedir acaba.
Şengül:Güzellik maskesi.
Melek:Neymiş,güzellik maskesi mi.O ne öyle siyah siyah,katil suratı gibi ya.
Şengül:Siyah güzelliktir evlat öyle deme.
Aslı:Anne sen git yüzünü yıka,güzellik falan da kafaya takma asıl güzellik içtedir.
Şengül:Karışmayın bakayım,evde kalmışlar sizi.Oh siz evde kaldınız ben evlendim ama ne haber.
Melek:Bu nedir ya,annemiz bizle yarıştıyor kendini.Kadına bakar mısın ya.
( Şengül yanlarından gider,Sevil konuşur.)
Sevil:Bu neydi şimdi ya.
Melek:Ne olacak;Bakırköye giden yol.
( Akşam olmuştur,Erkan eve gelmiş kadınları sayıyordur.)
Erkan:24,25,26,27 ne 27 mi bunlar neden çoğalmış acaba.
Arif:Bugün taksiye yalnız çıkmışım,canım sıkıldı bir tane çıkarayım dedim.
Erkan:Ne yaptın yalnız mı sıkıldın,sen taksici adamsın bir müşteri binerdi arabaya.
Arif:Ama arabaya binmek yetmez bir de...
Erkan:Aman diyim aman hiç o lafın sonun getirme dur.
Arif:Eğlenceli olmuyor ki müşteriler.
Erkan:Eğlenceli mi olmuyor müşteriler,baba cepten kadın çıkardıktan sonra ne şekilde eğleniyorsun acaba.
Arif:Şarkılar türküler falan gidiyoruz arabada.Hem bir tanecik çoğalmış ne var ki.
Erkan:Baba 27 tane kadınla bizi görseler ne der mahalledekiler ya.
Arif:Baba oğul hızlılarmış derler.
Erkan:Baba evi şey sanacaklar ama böyle ya,ticaret adamı diye adın çıkacak yemin ediyorum ya.
Arif:Hadi be,26 sını gönderelim biriyle evleneyim o zaman.
Erkan:Göndermeyi becersek tamamını göndereceğim zaten.
( O sırada Kadın 23 elinde tencereyle odaya girer.)
Kadın 23:Pilav harika olmuş,eline sağlık Arifcim.
Kadın 24:Klozete yeni bir sifon mu taktırsak diyorum.
Kadın 22:Televizyon benim dizinin kanalını çekmiyor,yeni uydu taktıralım.
Kadın 21:Elbisemi yerleştireceğim bir dolap yok mu şu evde.
Erkan:Bu ne böyle kafam şişti yemin ediyorum artık ya,evin çılkını çıkardı bunlar baba artık.
Arif:Bırak takılsınlar oğlum ya,hem benim pilavımı beğenen biri çıktı nihayet.Bunu mu alsam acaba.
Kadın 23:Aa evleniyor muyuz Arif.
Erkan:Daha değil kardeşim daha değil,bak tencerenin dibinde daha pilav var onu sıyıradur biz düşünelim.
Arif:Biz mi düşünelim beraber mi evleniyoruz kadınla,o kadar kadın var ya.
Erkan:Kimse evlenmiyor,ben yatacağım iyi geceler size.
Arif:Allah rahatlık versin oğlum.
( Arif lafını bitirince birden elini cebine sokar.)
Erkan:Baba ne yapıyorsun elini cebine sokmak yok demedim mi,dur sakın çıkarma elini oradan.
Arif:Nasıl çıkarma daralırım böyle.
Erkan:Çıkarma öyle kalıyorsun sabaha kadar.
Arif:Ben çok sıkıldım ama.
Erkan:Öyle kal dedim,hadi yatalım.Sen de benim odaya gel.Onlar ayrı yatsın.
Arif:Ama beraber iyiydim onlarla.
Erkan:Gel dedim ayıp ya 67 tane kadınla yatılır mı ya.
Arif:27 oğlum 27.
( Az sonra Arif ve Erkan aynı yatakta uyumaya çalışıyordur,Arifin elleri hala cebindedir.)
Arif:Oğlum çıkarsam mı diyorum artık ellerimi ya,bir eskik bir fazla ne fark eder,varsın bir kadın daha olsun
yani,icab ederse üç kişi yatıveririz ne diyorsun.
Erkan:Baba gözünü seveyim,uyumaya çalışıyorum bir dur ya.
Arif:Uyuyamıyorum,bir elimin üstende yatıyorum şu anda çok ağrıyor.
Erkan:Sırt üstü yat o zaman baba.
Arif:Ben sırt üstü rahat edemem.
Erkan:Bir kadın daha çıkarmak yok,olmaz.
( Ertesi sabah Erkan uyanır ve odaya geldiğinde gördüğü manzara onu gene şok eder.)
Erkan:Ne oluyor burada ya.
( Arif ve cebinden çıkardığı kadınlar temizlik yapıyordur.)
Arif:Evi temizliyoruz oğlum,perdeleri bile astılar.
Erkan:Bunlar dünden fazla,elini çıkarmışsın baba.Bayağı çoğalmış bunlar ne yaptın.
Arif:Elimi çok beklettim ya cep içinde,bir çektim 10 tane kadın aynı anda çıktı.
Erkan:10 tane kadın mı aynı anda çıktı,baba kovacağım bunları ama ha.
Kadın 19:Ama biz nereye gideriz,ne yeriz.
Erkan:Eviniz barkınız yok mu sizin hakkaten.
Kadın 18:Hatırlamıyoruz ki.
Arif:18 gevezeliği bırak hadi işe devam.
Kadın 18:Tamam Arif.
Erkan:18 mi,ne 18 i ya.
Arif:Kadınlara 1 den 37 e kadar isim verdim de.
Erkan:Çok yaratıcıymışsın gerçekten,nasıl tutuyorsun bunları aklında ya.
Arif:Ne fark eder,ne desem itiraz etmiyorlar zaten.Temizliğimiz de bittiğine göre ben taksiye çıkabilirim artık
Erkan:İyi ben de kahveye giderim.
Arif:Ama ikimiz de evden gidersek bunlar evi dağıtır,daha yeni temizledik ne yapmalı.Hepsini taksiye götüre
mem,en iyisi sen bugün kahveye gitme bunlarla evde kal bir işe yara,hadi ben gittim.
( Arif evden çıkar.Erkan konuşur.)
Erkan:Ne bu şimdi ya,adam angaryayı yükledi sırtıma gitti ya.
Kadın 17:Hadi otur da ben mısır patlatayım yakışıklı.
Erkan:Mısır mı,çok dağıtma mutfağı bak.
( Melek,Aslı ve Sevil mahallede yürümektedir,Çetin yanlarına gelir.)
Çetin:Günaydın.
Melek:Aa Çetin günaydın.
Sevil:Merhaba Çetin.
Çetin:Nereye böyle acaba.
Aslı:Hiç işte öylece yürüyoruz nereye olacak.
Çetin:Erkanla tekrar konuştunuz mu Sevil.
Sevil:Yok,bir daha da görüşeceğimi sanmıyorum onunla.İş bulmadan yanıma gelmesin.
Çetin:Ama çok üzülüyor sen öyle davrandığın için ona,gel bir konuş tatlıya bağlayın mevzuyu ha.
Sevil:Beni istemeye gelip alamayan adamla ne konuşacağım.
Melek:Ama babam vermedi abla,adam nasıl alsınki seni yani.
Sevil:Ya ama rahat davranıyor,evlenmek istiyor mu benimle anlamıyorum ki.
Melek:İstiyor canım çok istiyor,boşuna mı istemeye geldi adam.
Sevil:Beni sevdiğinden emin değilim.
Çetin:Kahrından ölüyor çocuk Melek,çaya verdi kendini sürekli çay içiyor.
Aslı:Çay mı,çay ne alaka ya.
Çetin:Alkole karşı olduğu için çayla teselli buluyor.İçkisi yok kumarı yok adam gibi adam.Çağırsam gelse de
konuşsanız olur mu,son bir şans ver adama.
Sevil:E tamam olabilir sizin hatrınız için.
Melek:Aslan ablam,yok aslan olmadı sanki,melek ablam.O da olmaz melek benim.Çiçek ablam.
Sevil:Çiçek ablam mı,iltifat mı hakaret mi anlamadım.Pavyon gülü olmak da var.
Melek:O senlik iş değil ablacım.
Sevil:Tabi ki değil.
Çetin:Hah demeyi unutmuşum,Erkan pavyona da gitmez.
Aslı:Aman ne büyük marifet.
Melek:Sen de bu ne huysuzluk kardeşim ya,küsleri barıştıracağız şurada.
Çetin:Telefonla arıyorum gelsin.
( Çetin telefonla aramaya başlar,Erkan hattadır.)
Erkan:Alo.
Çetin:Alo Erkan.
Erkan:Kimsin lan kapat telefonu arama beni.
Çetin:Erkan benim Çetin.
Erkan:Hangi Çetin.
Çetin:Arkadaşın olan Çetin tanımıyor musun abi benim.
Erkan:Çetin ne haber.
Kadın 25:Erkan,kimmiş tatlım.
Erkan:Söylesem tanıyacaksın sanki,bir dur ye mısırı.
Çetin:Erkan kime söylüyorsun.
Erkan:Ne söylüyorum,bir şey söylemiyorum.
Çetin:Erkan parkın oraya gel,Sevil orada olacak konuşabiliriz diyor.
Erkan:Deme ya ama gelemem ki.
Çetin:Ne demek gelemem,ne sorumsuz insansın bir gel diyorum ya.
Erkan:Evdeyim şu anda bugün bir yere gelemem,selam söyle Sevile seviyorum çok onu ya.
( Erkan telefonu kapatır,Çetin kızlara döner ve konuşur.)
Çetin:Gelmeyecekmiş,evdeymiş.
Melek:Gelmeyecek mi,ne kaypak ne şerefsiz bir adammış bu Erkan ya.
Sevil:Melek öve öve bitiremedin az önce ne oldu.
Melek:E gelmiyormuş boşver ne öveceğim,hayasız ya.
Çetin:Demeyin öyle demeyin,iyi çocuktur bir sebebi vardır gelemeyişinin,selamı var sana seviyormuş seni.
Melek:Sevseydi gelirdi ya sevseydi gelirdi,utanmaz adam.
Aslı:Melek coştu gene.
Melek:Ya sende ne terbiyesiz bir kardeşmişsin abla diyemedin bir türlü.
Aslı:Abla diyorum hep zaten ama.
Melek:Arada başka şeyler söylüyorsun arlanmaz bücür.
Aslı:Bücür mü,demek bücür öyle mi.
Melek:Ha arlanmazı kabul ediyorsun yani.
Aslı:Ona da sıra gelecek dur,ne bücürüymüş bu bir söyler misin.
Sevil:Kızlar dursanıza,Çetin görürsen söyle ona bu sefer kesin bitti.Tenezzül edip konuşmaya gelmiyorsa
bir daha hiç işim olmaz onunla,gidelim kızlar.
Melek:Hadi görüşürüz Çetin.
( Melek,Aslı ve Sevil oradan gider.Erkan evde kadınlarla kafayı yemek üzeredir.)
Kadın 15:Erkancım çok sıkıldık,hadi gezelim.
Erkan:Sıkıldınız mı,niye ki ya.
Kadın 14:Bize mahalleyi gezdirsene çok sıkıldık.
Erkan:Olmaz bu kadar kadınsınız ama,ne işim olur mahallenin ortasında sizinle.
Kadın 12:Evinde de işin olmuyor senin bizimle.
Erkan:Ama şimdi terbiye sınırımızı aşmayalım mı diyorum acaba,lütfen.
Kadın 11:Kalkın hanımlar,Erkanı zorla dışarı çıkarıyoruz.
Erkan:Zorla nereyeymiş zorla ya.
Kadın 10:İtiraz yok hadi gidiyoruz.
( Az sonra Erkan ve 37 kadın mahallede gezmektedir.)
Erkan:Ya tuttunuz,sürükleye sürükleye adam gezdirilirmiymiş ya.
Kadın 13:Temiz hava alıyoruz.
Kadın 31:Oh içime çekmeyi özlemişim temiz havayı be.
Erkan:Siz tabi cepte kafayı buluyorsunuz herhalde.
Kadın 28:Bilmem hatırlamıyoruz.
Erkan:Arkadaş ne sorsam hatırlamıyoruz diyorlar,bu neymiş ya.
( O sırada Erkan ve 37 kadını,Melek,Aslı ve Sevil uzaktan görürler.)
Melek:Abla Erkan değil mi şu.
Sevil:Evet o.
Melek:Kim bu yanındaki ağzımı bozduracak tipler.
Sevil:Yaktım seni Erkan.
( Sevil hışımla onlara doğru koşar ve bağırarak yanlarına gelir.)
Sevil:Erkan ne oluyor.
Erkan:Sevil,sen nerden çıktın ya.
Melek:Kocaman sokak nerden çıktın ne demek.
Aslı:Erkan abi bunlar kim.
Erkan:Ya bak Sevil.
Kadın 23:Bizi tanıştırmayacak mısın tatlım.
Sevil:Tatlım mı,lanet olsun sana Erkan.Bu kadar kadınla ne yapıyorsun.
( Sevil Erkana bir tokat çakar ve gider.)
Erkan:Dur açıklayabilirim.
Aslı:Erkan abi,neyi açıklıyorsun 37 tane kadın var yanında.
Erkan:Yuh nasıl saydın hemen.
Aslı:Matematiğim iyidir.
( Aslı da oradan gider.Erkan konuşur.)
Erkan:Ya dinlemedi bile tokadı çaktı gitti.
Melek:Valla tokatla kurtulduğuna dua et enişte,ben olsam gırtlağını sökerdim.
Erkan:Gırtlağımı mı sökerdin,ne bu psikopata bağladın gene sen ya.
Melek:Yalnız büyük vurgun yapmışın helal olsun 37 tane birden.
Erkan:Yok öyle 37 tane birden falan,git anlat ablana suçu yokmuş de.
Melek:Neyi anlatıyormuşum ya,37 tane kadın sana yapışmış şekilde sokakta gidiyorsun,sözlüne yakalanı
yorsun ve suçunun olmadığını söylememi istiyorsun şu an.
Erkan:Yapsan ya sen de işte.
Melek:İnandırıcı olur mu sence enişte.
Erkan:Olmaz mı.
Kadın 33:Ne konuşuyorsun şu şırfıntıyla.
Melek:Bana bak,şırfıntı senin teyzendir.Saçını başını yediririm sana ha.
Erkan:Dur sakin ol dur,öyle demek istememiştir o.
Melek:36 taneyi kıskanmıyor da beni mi kıskanıyor bu.Paket mi bunlar.
Erkan:Paket falan yok,iş bu noktaya nasıl geldi ben de bilmiyorum.
Melek:Ya bırak ne rezil adammışsın sen ya.
( Melek de oradan gider.Erkan konuşur.)
Erkan:Of baba ya yaktın beni.
( Akşam olmuştur Erkan ve kadınlar evdedir,kadınlardan biri ona mısır yedirmeye çalışıyordur.)
Erkan:Ya bir dur artık ablacım ya,zorla tıkıyorsun mısırı ağzıma boğulacağım.Sabahtan beri bitmedi mısırı
nız nedir bu ya,bir dur.
Kadın 35:Ama Erkoş yapma.
Erkan:Yok Erkoş falan,Erkan diyeceksin,sınır koy şu ağzına be.
Kadın 34:Hangimizi alacaksın Erkuş.
Erkan:Erkuş mu,Erkuş nedir ya.Sizin ne saçma tabirleriniz varmış arkadaş,öleyim şu an kurtulayım ya.
Kadın 24:Aman sen ölme dur,daha işimiz var.
Erkan:Ne işimiz varmış acaba,40 kadın dolmuşsunuz evin içine gidin artık.
( O sırada içeri Arif girer,üstü başı feci durumdadır,dayak yemiştir.)
Erkan:Baba ne oldu bu ne hal.
Arif:Ya istifa edeceğim şu taksicilik işinden ya,bu böyle gitmez.
Erkan:Ne oldu acaba.
Kadın 31:Ay Aroş ne oldu.
Arif:Aroş kim ya.
Erkan:Sana diyor baba sana,hitap bakımından zayıf çıktı senin kızlar da.Ne oldu sana onu söyle.
Arif:Dayak yedim elin kadınından ya.
Erkan:Elin kadınından dayak mı yedin,niyeymiş ki.
Arif:Ya ben takside müşterilere para üstü vereyim derken elimi cebe sokuyorum ya,kadın çıkardım ben de
bunu gören bayan müşteri beni bu hale soktu.
Erkan:Dövdü yani seni öyle mi.
Arif:Hayır ben döverdim onu da,kadına el kaldırmak yok bizim defterimizde.Erkek olsaydı görürdü gününü anlayacağın,hem erkek müşterilerin hiç biri böyle yapmadı,aldılar kadınları gittiler.Bu arada kadın sayımız
42 oldu çünkü dışarıda bekleyen 5 kadın daha var,para üstü olarak veremedim.
Erkan:Amaç ne acaba senin baba,67 kadın mı.
Arif:E az kaldı ona da canım olabilir.
Erkan:Ya dayanamayacağım artık baba ben,Sevilden de tokat yedim bugün ya.
Arif:Aa neden.
Erkan:Neden mi,hala neden diye soruyorsun ya.Takıldı peşime 37 tane kadın,birlikte yakalandık.
Arif:Aa motor musun sen aynı anda mı 37.
Erkan:Baba,kadınları sadece gezdiriyordum.Yarın da bunlar bu evden gidecek.Sen de cepsiz pantolon giye
ceksin artık bitti tamam.
Arif:Cepsiz pantolon mu,ben bir taksiciyim para üstünü nereye koyacağım.
Erkan:Paran olsa ne olacak,cebe soktun mu kadın olarak çıkıyor.Giymeyeceksin cepli pantolon falan.
Arif:E tamam ne yapalım,bari dışarıdakileri içeri alayım yazık donacaklar dışarılarda.
Erkan:Yaz mevsiminde ne donması o öyle.
Arif:Onların içi soğuk oğlum deme öyle üşürler.
( Arif odadan kadınları içeri almak maksatlı çıkar.)
Erkan:Ne yapıyorsanız yapın karışmıyorum artık ben yatacağım.
( Erkan odasına doğru uyumak için yol alır.Sevil ise evde odasında ağlamaktadır.Melek ile Aslı oradadır.)
Melek:Ya biz üç genç kız neden aynı odada yatıyormuşuz ki artık,başka bir odam olsun ne olur,kafam şişti
virvirvir ağlama sesinden bu ne ya.
Aslı:Abla lütfen ama,bak ablamızın halini görmüyor musun,öyle denir mi.
Sevil:Ya şurada bırakın da doğru düzgün ağlayayım,sevdiğimden ayrılmış biriyim ben hüzünleneyim azıcık.
Melek:Ya tamam hüzünlen de bugün ara ver uyu,yarın devam edersin.
Sevil:Ama şimdi içimden geliyor ağlamak.
Melek:Tut kendini biraz o zaman,yarın okula geç kalmak istemiyorum uyuyalım artık.
Aslı:Olmayacak bir şey için uğraşmayalım abla,senin erken gittiğin görülmedi daha okula.
Melek:Çok erken başlıyorsa demek ki ders,yoksa ben bu konuda titizim,hadi biraz yatayım ağlarsan da içi
ne içine ağla dışına ses verme olur mu.
Sevil:Deneyeceğim tamam.Bu evde dertlenmek bile yasak hayret bir şey.
( Ertesi sabah Erkan odaya gelir ve Arifin damatlık,Kadın 42 nin de gelinlik giydiğini görür.)
Arif:Tatatatam nasıl olmuş oğlum.
Erkan:Tatatatam mı bu ne hal ne o üstündeki.
Arif:Damatlık,çok yakışıklı oldum dimi.
Erkan:Damatlık mı ne yapıyor üstünde o.
Arif:Damat ediyor beni,damat olacağım yani.Bak bu da karım,42.
Erkan:Bu ne ara katıldı bunların arasına hiç tanıdık gelmiyor.
Arif:Sen görmedin sahi onu,dün çıkardım,taksideyken dayak yeme sebebim.Ama iyi ki o dayağı yemişim,ta
nıştırayım yeni annen 42 numara.
Kadın 42:Ama Arifcim utandırıyorsun hayatım.
Erkan:42 numara mı,bedeni mi adı mı.Maşallah azman desem yeridir yani.
Kadın 42:Arif şu terbiyesiz oğluna bir şey söyle.
Arif:Oğlum annene karşı saygılı ol bakayım.
Erkan:Çıkarın niye giydiniz onları ya.
Arif:Biz evleniyoruz oğlum,bugün nikah dairesinden gün alacağım.
Erkan:Hayır hiç kimseyle evlenmiyorsun.
Arif:Evleniyorum karışamazsın,sen git kahvede pişpirik falan oyna.Mani olma saadetime.
Kadın 42:Evet biz birbirimizi seviyoruz.
Erkan:Nereye birbirini seviyorsun ablacım ya,adam daha adını bilmiyor 42 diye mi evleneceksin onunla.Ba
ba adı 40 ana adı 41 mi denecek bu ne ya.
Arif:Gerekirse denir ne olacakmış.
Erkan:Onu yapacak bir kurum yok dünyada.
Arif:Ben bulurum.
Erkan:Ne yapacaksın,onu da mı cebinden çıkaracaksın.
Arif:Yok,kadından başka bir şey çıkmıyor cebimden.
Kadın 42:Benle evlendikten sonra cepli pantolon devri so



BU NASIL HİKAYE: ( 1.BÖLÜM ):Dizi Projesidir hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 6395 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. 5 adım
2. ben bunu okurken agldım gulmekten!:d sende oku!!
3. ossuruk
4. 2 sewgili ve babası
5. hanım hanım gözlerim açıldı!!! :) :):) (feci komik lütfen okuyun arkadaşlar)
6. Çocuklardan Kapak Olan Sözler!
7. gözüm abla:)))))
8. Annemin Ev Süpürmesi:D
9. Komik Adam: Evleniyor
10. FEYZULLAH EFENDİNİN BAŞINA GELENLER
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.