Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
KELEBEK

Kalp atışları duvardaki saatin yelkovanına takılmış,durarcasına yavaş atıyordu....
Geçmek bilmeyen zamanla birlikte, gözlerini diktiği kapının açılmasını bekliyordu saatlerdir....
Son bir yıldır hastane koridorlarında çizdiği bu tabloya onun gibi diğerleride aşinaydı...Ayda birkez gelip önünde beklediği bu kapının ardında
hayatının anlamı duruyordu...

Kapının açılmasıyla oturduğu yerde doğruldu.Çıkan hemşireyi takip eden küçük adımların sahibi onu görünce gülümsemişti;
-"Anne..."
-"Na Bi....
Küçük kız hemşirenin elini bırakıp koşarak yanına geldi..Kan aldırmaktan morarmış kollarını annesinin boynuna dolarken,küçük bir öpücük kondurmuştu yanağına..
Bir süre öyle kaldı Ga İn;kızının küçücük bedenine sarılırken bu şansı bir kez daha yakalayabildiği için şükrediyordu....
Kendilerine yaklaşan hemşireyi görünce kızından ayrılıp ayağa kalktı;
-"Biz artık gidebilir miyiz hemşire hanım ?"
-"Henüz değil,doktor bey sizinle konuşmak istiyor...Hem biz Na Bi ile oyun oynamadık daha,ne dersin küçük kelebek?"

Na Bi heyecanla ellerini birbirine vurdu;başka arkadaşı olmadığı için en sevdiği şeydi hemşirelerle oyun oynamak...Ellerini yüzünün altında birleştirip büzüştürdüğü
dudaklarını ileri doğru getirerek annesine baktı;
-"Anne oynayabilir miyiz ?? Lütfennn "
-"Tamam küçük kelebeğim,o zaman siz hemşire ablayla oynayın bende doktorla konuşup geleyim..Uslu bir kelebek ol ve hemşire ablayı üzme anlaştık mı?"

Na Bi sevinçle başını sallarken hemşire buruk bir tebessümle karşılık vermişti;
-"O bizi hiçbir zaman üzmedi ki,hadi gidelim Na Bi..."
Küçük kız annesinin elini bırakıp tekrar hemşireninkini tuttu..Ga İn kızıyla birlikte uzaklaşan hemşireye bakarken; yüzündeki üzüntünün nedenini merak ediyordu...

-"Bayan Ga İn..."

Arkasında duyduğu sesle geri döndü;kızının doktorunu görünce içini tarifsiz bir sıkıntı kaplamıştı birden;

-"Doktor bey...Bende sizin yanınıza geliyordum.Benimle konuşmak istemişsiniz;bir sorun mu var? Na Bi iyi öyle değil mi?"
-"Sakin olun lütfen,buyrun odama geçelim..."
Önünden geçip koridorun sonundaki odaya giden doktoru takip ederken;aklından geçenler yüzüne yansıyordu;nefes alıp vermesi hızlanmış,elleri titremeye başlamıştı..
Doktorun peşinden odaya girip gösterdiği yere oturdu...Doktor elindeki dosyalarla uğraşırken o gözlerini masanın üzerindeki saate kilitlemiş öylece bekliyordu...
Biraz sonra elindekileri masaya bırakıp Ga İn'in karşısındaki koltuğa oturdu doktor....
Yerine değil de karşısına oturması Ga İn'i daha da telaşlandırmıştı...

-"Bayan Ga İn,şimdi lütfen söyleyeceklerimi sakince dinleyin.Bu konuşmayı yapmak benim için çok zor zaten..."
Ga İn hiçbir şey söylemeden gözlerini dikmiş doktora bakıyordu..Geçen bir yıl boyunca az çok tanımıştı doktoru...Daha önce hiç bu kadar
tedirgin görmemişti onu.Hareketlerinde ve konuşmasında tuhaflık vardı..Söylediklerine tepki vermemesi dikkatini çekmişti doktorun;
-"Bayan Ga İn iyi misiniz?"
-"Söyleyin lütfen..."
-"Neyi ?"
-"Doktor dayanacak gücüm gerçekten kalmadı..Söylemeye çalışıpta söyleyemediğiniz şey neyse söyleyin..."
Doktor daha fazla uzatamayacağını anlayınca konuya girdi;
-"Bayan Ga İn...Na Bi'nin kan değerlerinde geçen aya göre büyük bir düşüş var ve---"
-"Ve ???"
-"Kalbindeki kist tekrar büyümeye başlamış...."

Doktorun sesi kulaklarına uğultu olarak gelmeye başlamıştı...Ga İn sıkışan kalbini eliyle bastırarak konuşacak güç arıyordu kendinde;
-"A...ama durduğunu söylemiştiniz.Son 3 aydır aynı büyüklükte duruyordu..."
-"Evet...ama ne yazık ki son bir ayda %10 büyümüş..."
-"Yine o ilacı kullanın,neydi adı ? Onu kullandığınızda büyüme durmuştu;yine kullanırsanız işe yarar belki.."
-"Çok üzgünüm ama Na Bi'nin vücudu o ilaca karşı bağışıklık geliştirdi...İşe yaramayabilir üstelik kan değerleri böyleyken onu kullanmam intihar olur..."
-"Peki şimdi ne olacak?"

Cevabından korktuğu halde sormuştu bu soruyu...Doktora baktı;onunda cevaplamaktan korktuğu belliydi...Derin bir nefes alıp bakışlarını doktorun üzerine çevirdi;

-"Hadi doktor söylesene,şimdi nasıl bir tedavi uygulayacaksın ?"
-"Çok üzgünüm,gerçekten çok üzgünüm ama bu durumda yapabileceğim birşey yok.."

Ga İn aniden ayağa kalktı...Titreyen ellerini yumruk yaparak dengede durmaya çalışıyordu;
-"Ne demek yapabileceğim bir şey yok..olmalı yapabileceğiniz bir şey olmalı.."
-"Bayan Ga İn, lütfen sakin olun.Oturun öyle konuşalım.."
-"Sakin falan olamam,sen nasıl doktorsun ? Ümidini nasıl kesebilirsin kızımdan ?Bir çaresi olmalı;yurt dışına götürelim bu konuda en iyi kimse ona götürelim.."

Ga İn sesini yükselttikçe titremesinede engel olamıyordu...Doktor ayağa kalkıp Ga İn'in yanına gelerek tekrar oturmasına yardım etti;

-"Bayan Ga İn lütfen sakin olun...En iyi doktora götürsek bile bir şey değişmeyecek...Üstelik bu tür bir tedaviyi ayarlamak çok uzun sürer.."
-"Olsun bekleriz..Ne kadar beklememiz gerekirse o kadar bekleriz...."
-"Ne yazık ki o kadar vaktimiz yok..."

Ga İn buğulanan gözleriyle doktora baktı;ne demek istediğini anlamaya çalışıyordu..Doktor zorda olsa söyleyebilmişti nedenini;
-"Eğer bu hızla büyümeye devam ederse.....Na Bi'nin kalbi en fazla bir ay dayanabilir buna...."

Ga İn'in kulakları uğuldamaya,başı dönmeye başlamıştı....Birşeyler söylemek istiyor ama ağzını bile açamıyordu....
Gittikçe belirsizleşen doktoru,en son silüet olarak görebilmişti....................

.........................
-"Anne hadi acele et,fazla vaktimiz kalmadı.....
Kızının çekiştirdiği elbisesini düzeltip elinden tuttu;
-"Nereye kızım,neye vaktimiz kalmadı?"
-"Hadi ama anne,acele et beni bekliyor..."
Kızının peşinden giderken etrafı inceliyordu..Ucu bucağı görünmeyen çiçek tarlasına nasıl geldiklerini hatırlamıyordu...Onları bekleyenin kim olduğu konusundada
en ufak bir fikri yoktu......Tüm bu sorulara cevap ararken Na Bi'nin durmasıyla ona döndü;

-"Anne bak işte orda...."
Na Bi'nin parmağıyla işaret ettiği yöne baktı...Onlara doğru gelen adamı görünce olduğu yerde kalakalmıştı;
-"Ama bu !"
-"Anne bak,babam geldi...Beni çok özlemiş,yanına gitmemi istiyor..."
Na Bi birden elini bırakıp ileriye doğru koşmaya başladı..Ga İn peşinden gitmek istemiş ama adım atamamıştı...Babasının elinden tutan Na Bi son kez arkasını
dönüp gülümsedi Ga İn'e;
-"Hoşçakal anne..."

Kızı ona el salladıkça gittikçe uzaklaşıyorlardı birbirlerinden....Çiçeklerin üzerinde uçuşan kelebeklerin eşliğinde gidiyorlardı...
-"Na Bi gitme...bırakma beni no'lur geri dön...."
Sesi daha fazla çıkmıyordu Ga İn'in..Eşinin ve kızının arkasından bakarken sadece gözlerinden akan yaşları hissediyordu....

...............................

-"Anne...anne..."

Gözlerini açtığında Na Bi'nin gülümseyen yüzüyle karşılaşmıştı....Az önce gördüklerinin rüya olduğunu anlayınca derin bir nefes aldı...Küçük kız ona bakıp
gülümsemeye devam ediyordu;çektiği tüm acılara rağmen gülebiliyordu Na Bi...Bir yıldır yapılan testler,kullandığı ağır ilaçlar küçük bedeninde gözle görülür
izler bırakmıştı;iğne izleriyle dolu kolları,rengi kaçmış yüzüne rağmen hala gülümseyebiliyordu ama....
-"Anne uyandın mı?"
Yatakta doğrulup kızına sarıldı Ga İn....Daha izleri kurumayan gözyaşları yeniden akmaya başlamıştı..Titreyen sesiyle cevap verdi kızına;
-"Uyandım kızım,uyandım......"
-"O zaman kalk eve gidelim,evde uyursun sonra..."
Ga İn kapının kenarında onları izleyen doktoru yeni farketmişti...Doktor kendisine bakıldığını farkedince yatağa doğru yaklaştı;

-"Geçmiş olsun bayan Ga İn,tansiyon düşüklüğüne bağlı olarak bir baygınlık geçirdiniz..Vücudunuz yorgun düşmüş bu yüzden serum tedavisi uyguladık.
Şimdi nasıl hissediyorsunuz?"
-"Rüya değildi öyle değil mi?"

Doktor önce ne demek istediğini anlamamış sonra başını öne eğmişti;sukuneti cevabı olmuştu...Ga İn ayağa kalkıp kolundaki serumu çıkardı...Koltuğun
üzerine bırakılan çantasını alıp kızının elini tuttu;
-"Hadi evimize gidelim kızım..."

Na Bi tamam der gibi başıyla onaylayarak yürümeye başladı;Ga İn peşinden sendeleyerek takip ediyordu onu...Doktor yardım etmek istemiş ama Ga İn eliyle
onu durdurmuştu...

Ga İn ve Na Bi odadan çıkınca yatağın kenarına oturdu doktor;giden anne ve kız bir sene önce yine
aynı şekilde çıkmıştı bu odadan....Baygın olarak getirdiği kızının kalbinde kist olduğunu öğrenince aynı tepkiyi vermişti o zamanda;
Yapılabilecek herşeyi denemişlerdi ama kistin büyüyüp tümöre dönüşmesini engelleyememişlerdi...Dört ay önce başladıkları tedavi herkes için umut ışığı olmuştu;
tümörün büyümesi durmuş kan değerleri normale dönmeye başlamıştı...Bu haberi verdiğinde ilk kez gülümsediğini görmüştü Ga İn'in...
O zaman yüzünü güldürmüştü ama şimdi çok daha büyük bir acıyla karşı karşıyaydı;artık kızının öleceğini söyleyen beceriksiz bir doktordu gözünde....

Geçen dört gün boyunca hiçbir haber alamamıştı onlardan...Ga İn telefonlara cevap vermiyordu,evlerinde ise kapı duvardı...
Doktor yorgun gözlerle saatine baktı;gece yarısını geçmişti yine....Belki bir haber gelir diye son günlerde geç saatlere kadar hastanede kalıyordu...
Koridordan gelen sesi duyunca çantasını toplamayı bırakıp dışarı çıktı....
O an koridorda Ga İn'le karşı karşıya gelmişti doktor...Ga İn kucağında baygın yatan kızını ona doğru uzattı;
-"Yardım et...."

Hızla ameliyathaneye alındı Na Bi...Geçen saatlere daha fazla dayanamayıp bayılmıştı Ga İn.Uyandığında doktor başunca ona bakıyordu;
-"İyi misiniz?"
-"Kelebeğim nerde?"
Başıyla yanı işaret edince o tarafa baktı....Yanındaki yatakta yatan kolları kablolarla dolu kızını görünce hemen kalkıp yanına gitti..Yatağın ucuna
oturup kızının elini tutunca gözyaşları yeniden akmaya başlamıştı....Onu uyandırmaktan korkar gibi fısıltıyla konuşuyordu;
-"Elleri buz gibi,halbuki sıcak olurdu her zaman..."
-"Kan değerlerindeki düşüklük vücut ısısınıda etkiliyor..."

Başını cevirip doktora baktı Ga İn;acı bir tebessüm vardı yüzünde;
-"Hayır...kan değerleriyle alakalı değil...Kızımın ellerindeki ölümün soğukluğu değil mi ??...Kızım ölüyor doktor,küçük kelebeğim ölüyor...."

Sessizce akan gözyaşları hıçkırıklara karışmıştı şimdi...Kızının elini dahada güçlü tuttu;
-"Kızım ölüyo doktor ve ben hiçbirşey yapamıyorum...Ben kötü bir annemiyim ? Niye kızım acı çekerken ona yardım edemiyorum?"
-"Bayan Ga İn lütfen kendinizi suçlamaktan vazgeçin;siz harika bir annesiniz..."

Doktorun söylediklerini duymuyordu Ga İn...Biraz sonra ağlaması yavaşlamıştı;iç çekişleri omuzlarını sarsıyor,gözyaşları iplik gibi akmaya devam ediyordu....
Kızının ipeğe benzeyen saçlarını okşadı...Hayat dolu her zaman gülen kocaman gözleri kapalıydı Na Bi'nin....Ağzındaki hortumla aralanan dudaklarından beyaz
dişleri dörünüyordu;

-"Baksana doktor,kızıma bir bak...Ne kadar güzel öyle değil mi;bir kelebek kadar eşşiz....
Onu içimde ilk hissettiğimde rüyamda bir kelebek gördüm;kocaman rengarenk kanatlarıyla büyülü bir güzelliği vardı...o anda karar verdim adına;Na Bi..
Benim küçük kelebeğim olacaktı o...Eşime söylediğimde o da çok beğenmişti;hiçbir zaman göremeyeceği kızının sadece adını sevebilmişti..
Şimdi kızım bir kelebek gibi..Doktor ona baksana o daha çok küçük..Ömrü bir kelebeğin ki kadar mı olacak?"

Doktor daha fazla dayanamayıp yanına yaklaştı;
-"Bayan Ga İn,lütfen dinlenmeniz gerekiyor..."
-"Hayır eğer uyanırsa beni yanında görmek ister..."
-"Verdiğimiz ilaçlar onu sabaha kadar uyutacak..Olası bir krize karşı hastanede kalması gerekiyor.Sizde ona destek olmak için güçlü olmalısınız..
Bunun için lütfen biraz dinlenin...
-"Olmaz....Yatmadan önce ona hep hikaye anlatırım ben;yoksa uyuyamaz..Küçük Kelebeğin hikayesini biliyormusunuz doktor,kızım en çok onu sever....."

Küçük bir kelebek varmış;kozasının içinde küçük bir tırtılken hep dışarıyı merak eder dururmuş...Sonra birgün gelişimini tamamlayıp kozasından çıkmış...
Kanatlarını görünce çok şaşırmış önce..Sonra uçmaya başlayınca küçük bir çığlık atmış...Yeryüzü ayaklarının altında uzanırken,bulutlar dokunabileceği kadar yakınmış..
Gördükleri karşısında adeta büyülenmiş ;
-Dünyanın bu kadar güzel olduğunu bilsem daha önce çıkardım kozamdan demiş...
Gün boyu dolaşmış küçük kelebek;göç eden kuşlara eşlik etmiş,yuvasına yiyecek taşıyan bir karıncyla sohbet etmiş..Bir çağlayanın üzerinden geçerken az daha suya kapılacakmış...
Bir baykuşla güneşin batışını izlemiş.....Sonra ortalık kararınca canı sıkılmış kelebeğimizin;bir an önce sabah olmasını dilemiş...Yine uçacak yeni yerler
keşfedecekmiş....
Sabahı beklerken yorulduğunu farketmiş kelebek....Kanatları ağırlaşmış önce,sonra gözleri kapanmaya başlamış...Tepelerin ardından yükselen güneş; ışığıyla
etrafı aydınlatırken küçük kelebeğin gözlerini kamaştırmış...
Ağırlaşan kanatlarının altında ezilen vücudunu bırakıvermiş boşluğa..Güneşin doğuşuyla uyanmaya başlayan dünyanın aksine derin bir uykuya dalmış küçük kelebek.....

Ga İn susup derin bir nefes aldı...Yatağın demirinde destek alarak ayağa kalkarken kızarmış gözleriyle doktora bakıyordu;
-"Benim kelebeğimde derin bir uykuya dalacak öyle değil mi? En fazla bir ay sonra...."
Cevap verecek gücü bulamamıştı kendinde Doktor.Ga İn yandaki yatağa geçmesine yardım edip odadan çıktı...

Ertesi gün akşama doğru Na Bi'nin ısrarına dayanamayıp bahçeye çıkmışlardı....Koluna bağlı serumun demirini hemşirenin elinden alırken çok bilmiş bir
tavır takınmıştı Na bi;
-"Ben artık büyüdüm,kendim taşıyabilirim..."
Onu takip eden Ga İn ve doktoru gülümsetmişti bu söz...Na Bi küçük bir çığlık atıp ilerdeki çalılığa koştu;
-"Anne bak kelebek..."
Etrafta bir o yana,bir bu yana uçan kelebek gözlerini parlatmıştı Na Bi'nin;
-"Bu kelebek benim olabilir mi anne?"
-"Yakalayamayız ki ama onu,kaçar bizden.."
-"Hayır tutmıyıcaz zaten;tutarsak ölür..Sadece benim olacak uzaktan izliyicem onu..."
-"Tamam o zaman senin olabilir bu kelebek..."
Heyecanla ellerini birbirine vurdu Na Bi..Kelebeğin uçuşunu gözlerini kırpmadan izliyordu....Aklına birşey gelmiş gibi annesine döndü;
-"Anne,bir gün ne kadar?"
-"Bir gün mü? Sabah uyanıp akşam yattığında bir gün olmuş olur,niye sordun?"
-"Kelebekler birgün yaşarmışya;hani hikayedeki kelebekte bir gün yaşıyordu....Babam kelebek değildi bu yüzden doktor amca kadar büyük olana kadar yaşamış...
Ama ben kelebeğim o zaman ben birgün mü yaşıyıcam?"

Ga İn boğazına düğümlenen hıçkırığı zor zaptediyordu...Değil cevap verecek ağzını açacak gücü kalmamıştı..Yaşların hücum ettiği gözlerini saklamak için eğilip Na Bi'ye sarıldı..
Küçük kız ne olduğunu anlamamış küçük kollarını annesine dolamıştı......

Dışarı çıkmak Na Bi'yi halsiz düşürmüş ve ateşi yükselmişti....Doktorların ilaçlarla ateşi kontrol altına almaya çalışmasını bir kenardan izliyordu Ga İn..
Durumu normale dönünce önce hemşireler en sonda doktor çıkmıştı odadan...Ga İn yatağın yanına yaklaşıp kızının başucuna oturdu..
Küçük elini avuçlarının arasına alıp uyumasını seyrediyordu...
Na Bi yarı araladığı gözlerini annesine çevirdi,sesi kısık ve titrek çıkıyordu;
-"Anne..."
-"Efendim kelebeğim?"
-"Bana Küçük Kelebeği anlatsana...."
-"Anlatırım tabi ama şimdi biraz uyu sonra anlatayım olur mu?"
-"Hayır şimdi anlat..."
Eğilip ateşi tam olarak düşmeyen alnından öptü kızını....Yanına iyice yaklaşıp başını kucağına aldı...Saçlarını okşarken anlatmaya başladı küçük kelebeğin hikayesini....
Defalarca anlattığı hikaye bu sefer farklı gibi çıkıyordu ağzından..Anlam veremediği gözyaşları Na Bi'nin saçlarını ıslatıyordu.....
Hikayenin sonuna yaklaştığında elindeki küçük elin kaydığını hissetti...Başuclarında duran;zikzaklar çizen gösterge düz çizgiye dönmüş,odayı ince bir ses kaplamıştı...
Ga İn elinden kayan eli sıkıca tuttu...Gözlerini diktiği düz çizgiler gözyaşları gibi ardı ardına geçiyordu..Kızının bedenini iyice kendine yaklaştırdı..
Son kez sarıldığı kızına son kez okuduğu hikayesinin sonuna gelmişti;
...........
Tepelerin ardından yükselen güneş ışığıyla etrafı aydınlatırken küçük kelebeğin gözlerini kamaştırmış...
Ağırlaşan kanatlarının altında ezilen vücudunu bırakıvermiş boşluğa..Güneşin doğuşuyla uyanmaya başlayan dünyanın aksine derin bir uykuya dalmış küçük kelebek.....



KELEBEK hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 6618 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. Bir bebeğin anne karnında melekle konuşuyor(okumadan geçmeyin çok acıklı gerçek olay)
2. inanılmaz bir aşk efsane gibi lütfen okuyunuz
3. YETİM ÇOCUK
4. aşık oldum ama imkansız işte
5. Bır annenın fedakarlıgı
6. FAKİR AİLE
7. imkansız =(((((((((
8. kalbim kırık
9. küçük çocuk
10. Büyük Umut
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.