Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Sohbet | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
Meçhul gölge

Gecenin hüznüyle başbaşa kalmıştım , ancak o an hatırlayabilecektim beni sevenleri , bana değer verenleri
ve benden ne olursa olsun vazgeçmeyenleri...yanlış anlaşılmalardan korkardım hep
hep yüreğim acır ama kmseler bilmezdi bu halini kalbimin...Yine bir yanlış anlaşılmanın ortasındaydım ve anlatamıyordum derdimi
ne kadar çaba sarfetsemde . kendime olan kelimelerim kendine küsmüştü içimde sesimi unutmuştu yalnızlığım
görünmez bir kazanın ortasında , şimdi ne yapsam faydasızdı bilirim ve bunu bildiğim için kızardım hayata , evrene , herşeye...
yoldaş olamazdı bu yalnızlık maratonunda bana hiç kimse , yavaşça yok olurdum ben de umarsızca dünya
gezegeninden.
Yine buna benzer bir günü yaşıordum yüreğimin ara satırlarında , bir kişi dahi olsa gidecektim yanına çekinmeden gurur yapmadan
ama yine deniz kenarında buldum kendimi farkında bile olmadan... Kıbrısta yaşamanın alternatifiydi belki de bu
kmse bu tarz bi güzelliğe sahip deildir eminim..Kıbrıs benim için sadece rahatlık ifade eder hep , deniz olarak görüorum onu
hayallerimin başkentinden ayırıorum , hiç görmediğim birine aşık olmak gibi istanbula olan sevgim , ama kıbrısta karşılıksız aşkımı
bana hissettirmeyen bir dost oldu aşkımın yerini tutamasa da... Zamanla sevdim bu kıbrısı , zamanla
yürüdüm limanı boylu boyunca , ürkek bir çocuk misali ya da aşkı tadan ilk insanmışcasına yaklaştım
güzelim kıbrısa ... O benden nefret edermiş gibi görünse de sevdi beni bilirim , içindeki masum sevgiyi benimle paylaştı
kimseler kıymet bilmezken onun beni sarmalaması huzura kavuşturdu beni.Aşklarımı , sarhoşluklarımı
kederlerimi , mutluluğumu , yaşanmışlıklarla dolu koca bir hayatın ilk demlerini yaşarken
buna ortak olan birileri mutlaka vardı yanımda. Kimi zaman annem , kimi zaman bir dost ve kimi
zamansa bir aşıktı hayata tutunabileceğim dallarım. Şimdi gözlerimi denizin maviliğine daldırırken sadece
geride
kalanlar canlanıyor zihnimde.yaşanmışlıkları bir rafa kaldıramam
gaddar olamam anılara diğer insanlar gibi. unutamam çaresiz geçen günleri hatrladıkça ağlarım maziye.Keşke umutlar yıkılmasaydı tek darbede
keşke gökkuşağı bir gök gürültüsünün ardından görünmeseydi sadece , yıldızlar sadece geceleri yerleşmeseydi gökyüzüne
her an huzur içinde yaşamak mümkün olurdu belki de . Keşke , keşkeler bu kadar imkansız olmasaydı...

şimdi koca bir hayat var önümüzde yaşadıklarımızı her yutkunmada sindirebilmemizi gerektiren karşımıza bir kaç boşluk
çıkınca düşmememizi emreden , her adımda umutlar çoğalır bazen , beklentiler giderilir. Her keşke kadar kolay olur mu bu dilekler? Sanmıyorum
sadece içimdeki ümit ışığını söndürmedim , bütün ışıklarım sönmüşken .... Bugün bu güzelim şehir de yaşamak kadar acı birşey bu keşkeler
ait olduğum yerde deilim ben
buraya ait olamadım hiç bir zaman. Bazen o zorunluluklar var ya onlardır bizi yiyip bitiren , yolumuza taşkoyan.Şimdi bu şehir bana dar
bu şehir bana hüsran , bıraktıklarımın ardında dökülür gözyaşı damlam , sen gelmezsen ya da ben gelmezsem tükenecek
ömür , aşığım sana delicesine istanbul... Ayrıldı yollar yine de vazgeçemedim senden , içimden söküp atamadım hiç bir
zerreni kanatmaktan korktum seni yerinden sökerken ... sen susardın hep ve ben bilirdim senin beni gözlediğini ama ne yazık ki bu şehir artık
bana mesken... Bunu bilmek yakarsa canını birgün , yollara düş bul beni istanbul , boğaz köprünü yıkıp eşşiz manzaranı yoksayıp
koş bana , acılar içinde kıvranmaktan bitap düştü ruhum ... hesap soramıyor bana kimseler ...senin olmadığın yerde
dilsiz bir çocuk , yaralı bir kuş misali görünüyorum gözlerde sensiz , sessiz ... tek düşüm şimdilerde , seninle yaşamak İstanbul
seninle ölmek varsın kötü durumlar yaşansın , varsın oksijeni bile tükkettiler , Muhteşem denizleri bok ettiler densin , kalabalık
yaşanmaz o şehirde hayat yok densin , ve bir kişide gelsin yüreğime söylesin bunları , Seviyorum seni İstanbul eşşiz güzelliklerinde
kaybolmak istiorum , kmseler bulamasın... sen de sus şimdi benim gibi sen de yorma beynini
kötü düşüncelere kapılıp , elbet geleceğim seninle olmaya , seni doyasıya yaşamaya İstanbul...
bu şehir girdap , bu şehir çeklmez , bu şehr yaralı bir adamdan daha yaralı , yüreğim kan gölü.
bu şehir beni seven bi aşık oysa ben sana yanıyorum İstanbul'um....
Hiç bir düşünce yer edemiyor senden başka ben seni istedim , senle açmışım gözümü
senle kapanmalı , hani serçelerin gözyaşı dökmesi gibi sana olan isteğim
sana kavuşsam öleceğim bir serçe misali... Güneşlere dokunup ,ayın parlaklığını en büyük çapta hissederk öleceğim ama ...
senle bir gün bir ömre bedel , ben zaten ölmeyi bekleyen bir kulum kmseler bilmese de ....

Acıyı iliklerime kadar hissettiğim bugn de kalemim yardım etti sadece , ufak bir yağmur
tanesi kadar kıymetim olmadığını anladığım bugün de ilham yağmurlarım imdadıma yetişti.İstediğim sadece mutlu
bir hayattı sdece huzurun hakim oluduğu ufak bir dünya ... herşeye inandı bu küçük kalbm çektiği her acı da yeniden bağlandı
yaşama , kapılar kapandı yüzüme , sıcaklara bel bağladım ama benim mevsimim hep kıştaydı ... her şeye inat
mutluluğa koştuğum zaman çarptığım yine beni yanıltanlar olmalıydı , karmakarışık yaşamım
ancak bu şeklde renk alacaktı ... alaca bi karanlıkta yaşarken , umudumun kırılmadığı anlarda kendimi güç bela
beni yoksayanların yanına atmalıydım ... şimdi kapkara bir boşlukta
yaşamak ve bu hayatı sindirmem gerekli. en başndan biliyordum , en kötü kararlardan bile bir kararsızlık doğacağını
Şimdi eskiyen yıllara takılıyor gözüm sadece kirli bir geçmşte , kirli bir gelecekle bakıp duruyorum.
İçimde ki aşktı beni hayata bağlayan fakat şimdi o aşk bana acı ve ızdıraptan başka bir şey vermiyormuş anladım.


Mutlu bir günde acı dolu gözlerimle bakmıştım ona ... Onu gördüğüm her an acıyı yeniden hissediyordum fakat asla kalbimin
sözünü kesmedim , konuşması bitene dek beni yanıltsa da , beni yanlışlıklara sürüklese de hep o olsun istedim... Zaman
gelip geçer oldu , büyük aşkım kalbmde yavaşça küçülüyordu .. üzüntü hakimdi yalnızca bu aşkta ve ben
beni üzen
aşka ve aşığa karşı çıkıyordum. O ne kadar yaklaşsa da bn hep uzağnda durdum kalbimin sahibinin ,
üzülmek istemiyordum çünkü yeniden bir yıkımla karşılaşmak bu kez ölümüme neden olacaktı . Uzaktan baktım ona , onu
karşıma aldım , kendimi arkasında bıraktım. O gün bile yitirilen emeklerdeydi aklım. Yine sevdim onu , kalbmn közlerini bile savuramadan
sığındım ona , bu kez bu aşktan sadece küller kalmştı elmde ... Kaçmam gerekti ondan , uzaklaşıp onu kalbimden
sökmem gerekti... Kıbrısı seçtim... kaçtım ondan yine kurtulamadım , çünkü o benim yüreğimde , içimdeydi
ve biliyordum hep böyle kalacaktı. bu kez uzaktan sevdim onu , kalbime laf anlatmak mümkün değildi ne yazık ki
uzak diyarlardan , uzak bir gözle baktık birbirimize , fakat uzaklaştıkça bu kalbm onu daha çok istedi
asla o uzakta , artık bitmeli diyemedi kendine... uykularımı kaçırırdı geceler onu düşünerek sabahı ederdim
bazen hayaller kurardım güneşin doğuşunu birlikte izlerdik düşümde... hayalim sadece onunla olmaktı ,
yalansız , dolansız , kmseler bilmeden ... onun her gidişi zindan etkisi yaratıyordu ben de bu şehir bana hapis bense
mahkumu oldum her defasında ... İsmini duyduğum anda yüreğim sızlıyor şimdi...
o kadar çok şey vardı ki yaşantımızda , hayatım bir kişinin üzerine kurulu kalmıştı.
onunsa umrunda bile değildim.. yanldığımı yine o farkettirdi bana... Onu en yakın arkadaşıyla aldattığımda
anlayabldim bunu , herşeye rağmen bana yeniden koşması , bunu bana anlatmıştı
pişmanlığım ızdırabım oldu , hala kahrını çekmekteyim bu acının.. Silinmez izler bıraktım hem kendi hayatımda
hem onun hayatında şimdi ikimizde düşlesekte eskisi gibi olmayı , beceremiyoruz ne yazık ki... bunun sebebi ben olmamalıydım ...
Kaçmak istiyorum bu hayattan , nefesimi tek hamlede keseblsem ,keşke
bunun günahını bilmeseydim. Defalarca ölüme giden kalbim , onu görünce canlandı , ne kadar aşklar geçse de başımdan
beni çok seven aşklar olsa da
onunla olan ayrılığım bana aşk oldu.Şimdi ne yaparım ne ederim bilmiyorum , onu yanımda görmek tek arzum... Keşke çıkabilsem yollrına
bu imkanı kendime yaratabilsem onsuz bir hayat bana dar geliyor nefes alışımı zorlaştırıyor...
Bana söylenen sözler çeliyor kafamı şimdi nasıl mutluysam öyle yapmalıyım... Fakat yapamam ki , nasıl zedelerm gururumu
o gittikçe ufalırken... Bir yere kadar dayanır ve yol ortasında pili biter yüreğimin...
Dilim hep onu söyleyecek , ruhum hep onu çağıracak yanına , gözlerim hep onu arayacak karanlık geceler de bulamayacağını bile
bile ...Bu aşktı beni bu hale getiren beni bu denli kötü yapan... ruhumu aklamaya çalışırken beynim hazmediyor kötülükleri
ve uyguluyor yavaşça etrafına ... Şimdi yüreğim yanıyor , beni ellere mahkum edişi yok mu o hain Sevgilinin öyle bir yakıyor ki
bedenimi , ruhumu , herşeyimi... Bir sözü gerekli beni hayata bağlamaya , ona olan hasretim şimdi
kocaman bir dağ , yanan bir volkan oldu ... her insan kendi kaderini kendisi çiziyormuş hayat yolunda
isyan etmeye hakkı yok kimsenin , hasret çoğaldıkça isyan eder , yüreğim acıdıkça kiin kusarım hayata... Kim ne söylüyor umrumda
değil artık , kelimeler anlamdan bu denli uzakken... hepsi basit hepsi ucuz... hayat bir yerden sonra yoruyor
insanı , bütün aşkımı yaşama hevesimi söndürüyor , fakat bir tek ona aşkım aynı kalıyor her sefernde
bir umutla bakıyorum yeniiden fakat her baktığım yerde onu görmem bütün ümitlerimi yok ediyor .
unutmak mümkün değil ne kadar çabalasam da , gözlerim bir noktadan sonra sen de kesişiyor. yanımda kalan
beni çok iyi tanıyan insanlar bile yabancı geliyor .. Sensizlikten kalan en acı gerçeğim , hiçliğim.........
Kendi mutluluğum uğruna yapmayacağım şey yoktu bir zamanlar , fakat şimdi bütün benciliiğimi onun vermiş olduğu acılarla
yitirdim , bir teşkkür borçluyum bitmeyen aşkıma... şimdi yanında bulunduğum aşığıma...
garip bir dünya , ben güneş olsam o ay'ım olacaktı , fakat ben kar tanesi oldum o yağmur damlası , her
yağışımda eritti beni yok saydı , ufacık bir kar birikintisi hakimiyet kurdu şimdi benliğime , bir tek onu
eritemiyorsun hain kar tanesi ..! meçhul bir gölge oldun şimdi , gölgem gibi sadık kalabilsen keşke...
yıllar eskitemedi seni ben de , sen de beni eskitme yüreğinde kalbim kan ağlasa da mutluluğu bulup sevinçler saçsa da
unutamadığım bir aşk , beni tam anlamıyla sevemeyen , anlayamayan , vazgeçen aşık olarak kalıcaksın ben de .... gündüzler uzadıkça ben yanıp
durucam güneşimle ,
geceler geçmese de sensiz , dolduracağım boşluğunu her nefes alışımda , ama unutacağım seni sonunda...
bu aşka ancak bu , bana unutmak , ona da unutulmak yakışır...



Meçhul gölge hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 47366 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. kedi ile fare
2. imkansız aşk
3. kötü cadı ile prenses
4. YARDIMSEVER ADAM
5. KAPLUMBAĞA
6. yaşlı yalancı kadın ve sevimli kız
7. 4 çocuk
8. pişmanlık
9. Kırmızı Başlıklı Kız
10. kurşun asker
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
iletisim  Reklam  Gizlilik sözlesmesi
Diger sitelerimize baktiniz mi ? Radyo Dinle - milli piyango sonuclari - 2017 yeni yil mesajlari - Güzel sözler 2003- 2016 Canim.net Her hakki saklidir.