Güzel sözler | Fıkra | Hikaye | Şiir - Şair| Şarkı sözleri | Cep telefonları| Oyun | Sohbet odaları | Rüya | Sağlık | Biyografi | islam | Müzik | Haber

Canim.net
Hikayeler
Hikaye Ekle
Asker hikayeleri
Ayrılık hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Aşk öyküleri
Başarı hikayeleri
Bilim kurgu hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Çocuk öyküleri
Dede korkut hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Dostluk öyküleri
Dramatik hikayeler
Duygusal hikayeler
Edebi Hikayeler
Efsane hikayeleri
Gerçek Hikayeler
ilginç hikayeler
Komik Hikayeler
Korku hikayeleri
Kısa hikayeler
Kıssadan hisse hikayeler
Mektuplar
Padişah hikayeleri
Romantik hikayeler
Sevgi Hikayeleri
Tarihi hikayeler
Tatil hikayeleri
Türkü Hikayeleri
Yarış hikayeleri
Yaşanmış hikayeler
Ah Rıza Ah

Uzun boyluydu Rıza. Kumral, gür saçlar… Masmavi, bulutlu bulutlu bakan gözler… Heybetli, azametli bir duruş… Kahkaha atmaz, gülümser sadece. (Kahkaha atmamalı zaten erkek kısmı, yakışmıyor.)

Sanki her an derin, yoğun düşünceler içerisindeydi Rıza. Kim bilir neler düşünüyordu, ne yüce fikirler…

Az konuşurdu. (Erkeğin az konuşanı makbuldür kanımca. Düşünsünler, mütefekkir olsunlar hatta.) Kendini ele vermiyordu hiç. (Sevmem zaten öyle, ben saz çalarım, türkü de çağırırım/çığırırım, bak şu parmağımda da şu hüner var, diyenleri. Varlıklarıyla beş dakikada tüm dünyayı istila etmek ister böyleleri. Olan, olmayan bütün hünerlerini sayıp dökerler. Yaa bir durun, biz anlayalım, siz anlatmayın. Yavaş yavaş keşfedelim. Her geçen gün yeni bir güzellik bulalım sizde. Bulup da şaşıralım, takdir edelim, hayran kalalım. Yok, fırsat vermezler ki.)
Rıza ne cevherler barındırıyordu içinde kim bilir? Ne inciler mercanlar dökülecekti ağzından, bir konuşsa.

Konuşmuyor. Ya da benim imkanım olmadı, nail olamadım onu dinleyebilme saadetine.

Ah muhteşem adam! Ah muhteşem Rıza! Seni nasıl başı dumanlı yüce dağların zirvesine koyduğumu bir bilsen!

Derken, günlerden bir gün, uzaktan göründü Rıza. O ne müthiş adımlar… Ağır, sakin ve vakur… Yine mavi, bulutlu gözleriyle delip geçiyor bakışı etrafını. Sanki herkesin gördüğü kadarını değil, öteleri de görüyor.

Bana doğru yaklaşıyor. Ne yapacağım ben şimdi? Gülümsüyor. Âlim gibi, şair gibi, mütefekkir gibi bakarak gülümsüyor.

Eyvah yaklaşıyor! Bir şeyler söyleyecek şimdi. Hiç de hazırlıklı değilim. Şimdi bilimsel, belki felsefi bir cümle sarf edecek. Ne yaparım o zaman?

Hadi ağzından dökülen cevahiri (inci, mercan, yakut, zümrüt… artık her neyse) toplamak için bir o yana bir bu yana koşayım neyse de; ama ne cevap veririm? Ya pat diye salakça bir laf edersem, ya onun sözü ayarında değerli bir kelam bulamazsam?

Yaklaşıyor. Panikliyorum.

Yaklaştı Rıza. Selam verdi yüce başıyla. Gülümsedi. Bulutlu bulutlu baktı delip geçen gözleriyle. Konuşuyor.
-Dün ben sizi manavda gördüm.
-Hö(nk)! (Yanlış mı duyuyorum? Kameralar mı var etrafta? Şaka mı bu?)
-Dün, diyorum. Manavda gördüm ben sizi.
-...
(Manavda mı görmüş? Ne kadar da ilginç. Kimse manavda görmemişti bu güne kadar beni.)
İlahi Rıza! Böyle dedi. Çocuk gibi.
- Aaa, öyle mi, diyebildim sadece.

Ah zavallı adam! Ah zavallı Rıza! O başı dumanlı yüce dağların zirvesinden nasıl teker meker yuvarlanıp, toz toprak içinde, ayaklarımın dibine düştüğünü bir bilsen.



Ah Rıza Ah hikayesini okudunuz.
Bu hikaye 432 kez okundu.


<< Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye >>

Bu kategoride en çok okunan 10 hikaye

1. 10 ERKEK 1 KADIN
2. AYAKKABI
3. ZEKA TESTI
4. Annenin Gözyaşları
5. 180 soru 180 cevap
6. DÖRT MEVSİM MASALI
7. MUKEMMEL ÇIFT
8. anne ben ölüyorum
9. YALNIZLIĞA ALIŞMALI
10. ESKİCİ BABANIN DÜKKANI
Burada geçen Hikayelerden ekleyenler sorumludur.Canim.net hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.
Sık kullanılanlara eklemek istiyorum  Ana sayfam yapmak istiyorum    Tavsiye  iletişim  Reklam  Gizlilik sözleşmesi
Türkiyenin Web topluluğu © 2003 Canim.net Her hakkı saklıdır.
canim.net